Slovakya, Sosyalist Blok'un yıkılmasından sonra serbest piyasa ekonomisine geçişi en hızlı bir şekilde gerçekleştiren ülkelerden biri oldu. 2004 yılında AB üyesi olmasının da katkısıyla ekonomi kayda değer bir büyüme gösteren Slovakya, 2005-2007 arasında yüzde 6-10 aralığında bir büyüme gerçekleştirerek dikkatleri üzerine çekti. 2009 yılında boy veren küresel ekonomik kriz Slovakya'yı da etkiledi. Slovakya 2009'da ilk kez yüzde 4,7 daralma yaşadı. Son iki yılda yeniden toparlanarak yüzde 4'lük bir büyüme gerçekleştiren Slovakya'nın bu büyüme temposunu sürdürmesi bekleniyor.
Slovak ekonomisinin, küçük ancak istikrarlı, ihracata ve yabancı yatırımlara dayandığı ifade ediliyor. Slovakya ekonomisine dinamizm katan esas güç yabancı yatırımcılar olduğu uzmanlar tarafından sürekli dile getiriliyor. Nitekim özellikle ülkenin AB'ye girişinden sonra birçok AB ülkesi işadamı Slovakya'ya akın etti. Bu çerçevede Avrupa'daki birçok Türk işveren de yatırımlarını Slovakya'ya taşıdı. Avusturya'da yaşayan Türklerden de azımsanmayacak bir kitle Slovakya'da birer şirket açtı, oralardan iş gücü ve ürün transfer etmeye başladı. Hatta bu çerçevede ülkede ticari danışmanlık yapan firmalar bile oluştu.
Slovakya'yı cazip yapan esas noktaların işgücünün verimliliğine oranla ücretlerin düşük olması, düşük sabit oranlı vergi uygulamaları, ayrıca Avrupa'nın ortasındaki "merkezi" konumu gibi etmenler olduğu kaydediliyor. Ekonominin lokomotifi, otomotiv sektöründeki yabancı doğrudan yatırımlardır. Bu çerçevede Slovakya "Avrupa'nın Detroiti" olarak anılıyor. Ülkede ayrıca demir-çelik, enerji, elektronik eşya ve yazılım alanlarında büyük ölçekli doğrudan yabancı yatırımlar bulunuyor. Son dönemde iletişim teknolojileri ve AR-GE alanında da yabancı yatırım çekme gayretinin olduğu gözlemleniyor.
T.C Dışişleri Bakanlığı'nın kayıtlarına göre Slovakya'da 2010 yılında toplam ihracat 48,7 milyar Euro, ithalat ise 48,6 milyar Euro oldu. Slovakya bu ihracatın yaklaşık yüzde 25'ini Almanya'ya yaptı. Nitekim 70 binden fazla işgücü istihdam eden 400'den fazla Alman firmasının Slovakya'da üretim yaptığı ifade ediliyor. Tüm bu nedenlerden dolayı, Slovak ekonomisinin AB ve Almanya'daki ekonomik gelişmelerden oldukça etkilendiğinin altı çizilmektedir.
Yine T.C Dışişleri Bakanlığı'nın aktardığı bilgiler çerçevesinde, Slovakya GSMH 2010 yılında yaşanan toparlanmanın etkisiyle 65,9 milyar Euro'yu yakalamış durumda. Kişi başına düşen gelir 2010 itibariyle 12.140 Euro oldu. Enflasyon, ekonominin soğumasına bağlı olarak 2010 yılında yüzde 0,9 olarak gerçekleşirken, ancak 2011'in ilk çeyreğinde yüzde 3,5 seviyesine ulaştı. Slovakya'da işsizlik 2010'da yüzde 14,4'e ulaşmıştı, 2011'in ilk çeyreğinde de işsizlik oranı yüzde 13,9'a geriledi. Slovakya'da Temmuz 2010'da iktidara gelen merkez-sağ hükümet kamu harcamalarını ve kamu borcunu azaltmaya yönelik politikalar benimsedi. Hükümet bütçe açığının 2013'e kadar yüzde 3'ün altına çekmeyi, kamu harcamalarını azaltılmayı ve özelleştirme yoluyla bütçeye gelir sağlamayı hedefliyor.
TÜRK-SLOVAK İŞADAMLARI DERNEĞİ, YATIRIMCILARA HER TÜRLÜ DESTEĞİ VERMEYE HAZIR
Slovakya'yı bu veriler ışığında bir de ülkedeki Türk yatırımcılara sorduk. Slovakya'da iş yapmak isteyen veya oradan ürün transfer etmek isteyen Türkler için en güzel çalışma ortağı Türk eğitim gönüllüleri ve işadamları tarafından kurulmuş olan Türk-Slovak İşadamları Derneği'nin (TSAFED) öne çıkıyor. www.tsafed.org adresinden ulaşılabilen derneğin başkanlığını Yalçın Esmek yürütüyor. Esmek amaçlarının Slovak toplumuyla Avrupa'da ve Türkiye'deki Türk toplumu arasından ticaret, eğitim ve kültürel işbirliklerinin artması olduğunu söylüyor. Slovakya'nın gelişen ekonomisiyle, uygun vergileriyle, sunduğu teşviklerle Doğu Avrupa'nın bir ticari kapısı olduğunu dile getiren Esmek, ilgi duyan bütün yatırımcıları Slovakya'ya davet ediyor. Esmek harekete geçeceklerin kendileriyle de mutlaka istişare etmelerini tavsiye ediyor.
Slovakya'daki ticari imkanları ülkede iş yapan Türk işadamlarına da sorduk. 1984 yılında Avusturya'ya gelen ve 1997 yılından bu yana Slovakya'da iş yapan Saffet İbrahimoğlu hazır konfeksiyon alanında üretimler yapan ve üretimlerini ağırlıkla Avusturya'ya satan bir yatırımcımız. İbrahimoğlu, Slovakya'yı özellikle düşük vergilerinden dolayı ısrarla tavsiye ediyor. İbrahimoğlu, "Burada amaç üretip dışarıya satmak, iş gücünden yararlanmadır. Devletin verdiği çok güzel teşvikler de var, ve ben şahsen Slovakya'da ciddi bir risk görmüyor, burayı herkese tavsiye ediyorum." diyor.
15 yıldan beri Slovakya'da ikamet eden ve ticari hayatın çeşitli birimlerinde beş yüzden fazla işçi çalıştıran Hüseyin Kösetürk ise "Slovakya'da gelmenin cazip tarafları var ama kanunları bilmeme, dil eksikliği gibi noktalar hep sorundur. Ben tekstilciydim, Avusturya'da tekstil işi düştü ve ben buraya geldim mecburen. Farklı bir alana yöneldim, çok şükür şu anda gayet güzel gidiyoruz. Bu ülkede riskler de var fırsatlar da, ama şurası bilinmeli ki burası Avrupa'nın tam ortası. Araştırılırsa çok güzel pazarlar var. Ama azimli olmak, sabırlı olmak şart. Mesela inşaat sektörü bence cazip bir sektör, tavsiye ediyorum." şeklinde konuşuyor.
17 yıldan bu yana Slovakya'da tekstilci olarak üretim yapan ve 2005'ten sonra mobilyacılığa yönelen işadamı Kenan Demen ise "son yıllardaki krizler işleri biraz zora soktu. Slovakya'da malum yüzde 13 işsizlik var ve şu an bizi zorlamaya başladı. Kiralar da arttı bu ülkede. İş yapmayı düşünen kişilerin ne üreteceğini, hedef kitlesini çok iyi tasarlayarak yola çıkması gerekir" ifadelerine yer veriyor. Türkiye, Fransa, İtalya ve Slovakya gibi ülkeler arasında ticari danışmanlık yapan Onur Sümer de "iki buçuk yıldır Slovakya'da hizmet sunuyoruz. Bu ülkede iş yapmak isteyen ticaret erbabına danışmanlıktan, şirket kurmaktan, muhasebeye değin her sahada hizmet veriyoruz. Slovakya çok güzel imkânlar sunan bir ülke, doğru bir partnerle yola çıkılırsa çok güzel avantajlar var. Tabi ki ticaret yapılıyorsa riskler söz konusudur ama bunların kendisine göre çözümleri de mevcut. Sadece üretim değil, hizmet sektöründe de aslında güzel imkân var. Vergi oranları itibariyle de bu ülke Avrupa'daki en avantajlı ülkelerden biri, bu açıdan kesinlikle tavsiye ediyorum." ifadelerini kullanıyor.