$

Dolar

47,0415

Euro

53,8801

£

Sterlin

63,1081

Frank

58,3265

Gram Altın

6.158,5600

Bitcoin

3.021.564

$

Dolar

47,0415

Euro

53,8801

£

Sterlin

63,1081

Frank

58,3265

Gram Altın

6.158,5600

Bitcoin

3.021.564

Ekonomi

Kriz bizi teğet bile geçmeyecek

Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, küresel krize karşı Türkiye'de gerekli önlemleri aldıklarını belirterek, ''Sayın Başbakanımızın tabiriyle, bu kriz bizi inşallah teğet bile geçmeyecektir. Çünkü biz önlemlerimizi testi kırılmadan önce aldık'' dedi.

08.12.2011 - 23:37
zeyneps
Kriz bizi teğet bile geçmeyecek
Fotoğraf: Arşiv
Linke Tıkla, Timeturk'ü Favorilerine Ekle

Babacan, TBMM Genel Kurulunda, 2012 yılı bütçesi üzerinde Hükümet adına eleştirileri yanıtlarken, Tarım sektöründe 2002 yılında kişi başına gelir bin dolar civarında iken, 2010 yılı itibarıyla 3 bin 500 doları geçtiğini ifade etti.

Türkiye'nin 2002 yılında 23,7 milyar dolarlık tarım hasılasına sahip ve 190 ülke içerisinde tarımsal ekonomik büyüklük açısından 11. sırada yer alırken, bugün 61,8 milyar dolarlık tarım hasılasıyla dünyanın 7. büyük tarımsal gücü haline geldiğini kaydeden Babacan, Türkiye'nin bu dönemde Fransa, İspanya, İtalya gibi büyük Avrupa ülkelerini geride bıraktığını anlattı.

Babacan, tarım sektörünün şiddetli kuraklığın yaşandığı 2007 yılı hariç olmak üzere son 8 yılda aralıksız büyüme gösterdiğini ifade ederek, ''Bu durum, teknolojik tarımın ve sulama alt yapısının gelişmesi gibi faktörlerle tarım sektöründe tabiat şartlarına bağımlılığın azaldığını göstermektedir. Türkiye-de 2002 yılında toplam tarım ürünü ihracatı 4 milyar dolar iken, 2010 yılında tarımsal ihracatın 12,7 milyar dolara ulaştığı görülmektedir'' diye konuştu.

Türkiye'de 50'den fazla büyükbaş hayvan bulunan işletme sayısının 2002 yılında 4 bin 300 iken, bugün yaklaşık altı kat artarak 24 bine çıktığına işaret eden Babacan, bu göstergenin bile Türkiye'deki hayvancılığın hızla profesyonelleştiğini ve ölçek ekonomisine doğru gittiğini gösterdiğini vurguladı.

''İktidara geldiğimizden bu yana çiftçimize sürekli destek olmayı temel bir öncelik olarak belirledik'' diyen Babacan, her yıl bütçeden daha fazla kaynağı çiftçilere tahsis ettiklerini, yaşanan kuraklık ve doğal afetler karşısında çiftçinin yanında olduklarını, oluşan zararları telafi edecek şekilde kaynak aktardıklarını ve kredi borçlarının ertelenmesini sağladıklarını, bundan doğan faiz yükünü de üstlendiklerini anlattı.

''Çiftçilere düşük faizli kredi uygulaması...''

Babacan, tarımsal destekleme politikasında üretkenliği ve verimliliği esas alan bir yaklaşım içinde olduklarına işaret ederek, 2012 yılı bütçesinde 2011 yılına göre tarımsal destekler için yaklaşık yüzde 20 oranında ödenek artışı öngördüklerini bildirdi.

Tarım sigortalarının kapsamını genişleterek çiftçinin ürün ve üretim araçlarını teminat altına aldıklarını belirten Babacan, ''Tarım sigortaları için öngördüğümüz ödeneği, 2012 yılında 1,5 kattan fazla artırdık'' dedi.

Akaryakıt ve diğer girdi fiyatlarındaki artıştan dolayı çiftçilerin mağduriyetini azaltabilmek için mazot desteği yüzde 9 ile yüzde 25 oranları arasında artırdıklarını ifade eden Babacan, ''Kimyevi gübre desteklerini ise yüzde 9 ile yüzde 16 oranları arasında artırdık. Kırsal alanda gelir düzeyinin yükseltilmesi ve tarımsal alt yapının güçlendirilmesi amacıyla uyguladığımız kırsal kalkınma yatırımlarının desteklenmesi için ayrılan ödenekleri yüzde 40 oranında artırdık'' diye konuştu.

Çiftçilere yüzde sıfır ila yüzde 5 arasında değişen düşük faiz oranlı kredi kullandırılması uygulaması sonucunda Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatiflerince kullandırılan kredi bakiyesinin Kasım ayı sonu itibarıyla 19,8 milyar liraya ulaştığını anlatan Babacan, 2012 bütçesinde, çiftçilere düşük faizli kredi maliyetlerini karşılamak amacıyla 1,2 milyar lira ödenek ayırdıklarını kaydetti.

''İthal ettiğimiz buğdayın yüzde 80'ini işliyoruz''

2010 yılında Türkiye'nin buğday ithalatının 2 milyon 565 bin ton olduğunu belirten Babacan, ''Doğru buğday ithal ediyoruz ama ne kadar ihraç ediyoruz diye baktığımızda 4 milyon 700 bin ton da ihracatımız var. İthalata ödediğimiz 688 milyon, ihracattan girdimiz 1 milyar 570 milyon. Buğdayı konuşacaksak bu rakamlara bakmakta büyük fayda var. Üstelik ithal ettiğimiz buğdayın yüzde 80'inin işliyoruz, ürünlerini ihraç ediyoruz'' dedi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun ''Tarım ithalatına 100 milyar ödendi'' sözlerini anımsatan Babacan, ''Rakamları söyleyelim; 2003-2010 arası tarımsal ürünlerin ithalatı toplam 70,4 milyar, ihracat 73,8 milyar. Bir işlenmiş gıda ürünlerine burada bakmak gerekiyor. 2033-2010 yılları arasında ithalat yapmışız 39.8 milyar ancak ihracatımız 68,4 milyar. Tarımdan ve tarımdaki dış ticaretten bahsederken sadece ithalat kalemlerini değil, hemen sayfanın karşısındaki ihracat kalemlerine de bakmakta fayda olacaktır'' şeklinde konuştu.

Rakamlar dile getirilirken, bunların sağlıklı olup olmadığının da teyit edilmesi gerektiğini belirten Babacan, çiftçinin geçen 1,4 milyon ton mazot kullandığına dikkati çekti. Babacan, bu miktar harcamadan 8 milyar lira vergi toplanmasının mümkün olmadığını dile getirdi.

''Bize gıpta ile bakıyorlar''

Enerjinin önemine dikkati çeken Babacan, nükleer enerjiye geçmek istemelerinin nedeninin, özelikle doğal gaz ihtiyaçlarını azaltmak olduğunu, nükleer santraller devreye girdiğinde satın alınmakta olan doğal gazı ikame edeceğini belirtti.

Türkiye'nin, ekonomideki başarısından dolayı bütün dünyada parmakla gösterildiğini ifade eden Babacan, şunları söyledi:

''Bütün bu küresel krize rağmen, Avrupa'da yaşanan sorunlara rağmen Türkiye çok şükür bu krizin etkilerini en az hasarla atlattı. Bütün dünyada takdir gördü. Sayın Başbakanımız gittiği bütün uluslararası toplantılarda çok farklı şekilde karşılanıyor ve adeta diğer ülkelere bizim başarılarımızı anlatarak nasıl bu noktaya geldiğimizi anlatarak onlara güzel dersler veriyor.

Avrupa'da pek çok parlamentoda bütçe görüşmeleri var. Neler görüşülüyor bu bütçe görüşmelerinde- Ödenemez boyutlara ulaşmış borçlar, ana parasını kenara bırakın da 'faizini nasıl biz bütçemize yerleştiririz' konuları görÜşülüyor. 'Sıfıra, eksiye düşmüş büyüme oranlarını acaba yüzde yarıma, yüzde 1'e çıkarabilir miyiz', bunun derdindeler. Emekli maaşlarının düşürülmesini konuşuyorlar. Memur maaşlarının dondurulmasını düşürülmesini konuşuyorlar. Kaç tane memuru işten çıkaracaklarının tartışmasını yapıyorlar. Biz ise çok şükür yüzde 9'luk büyümeyi, yatırımları konuşuyoruz. Eğitime, sağlığa, adalete, geçen yıla oranla ne kadar daha fazla bütçe ayıracağımızı konuşuyoruz. Çok şükür geldiğimiz bu nokta diğer parlamentoların Türkiye Cumhuriyeti Parlamentosuna gıpta ile bakmasını gerektirecek bir nokta.''

''Testi kırılmadan önce aldık''

Küresel bir kriz söz konusu olduğunu, bundan Türkiye'nin de sınırlı ölçüde etkilendiğini anlatan Babacan, ''Türkiye'nin ekonomisinin zeminini sağlamlaştırdığımız için Türkiye'nin kamu maliyesini, bankacılık sistemini güçlendirdiğimiz için Sayın Başbakanımızın tabiriyle, bu kriz bizi inşallah teğet bile geçmeyecektir. Çünkü biz önlemlerimizi testi kırılmadan önce aldık. Kuşkusuz yanı başınızda deprem olduğunda hissedilir. 'Bunu hiç hissetmeyeceğim' diyemezsiniz. Önemli olan binanızı sağlamlaştırmak ve depremde ayakta kalabilmektir'' diye konuştu.

Türkiye ekonomisinin bir israf ekonomisi olmaması gerektiğine dikkati çeken Babacan, ''Herkes ayaklarını yorganına göre uzatmalıdır. Ancak bu hiçbir zaman bu, 'Harcamaları kes, durdur' demek değildir. 'Alabildiğine harca' demek de değildir. Bu ikisi arasındaki denge korunmalıdır'' dedi.

Gelir dağılımına değinen, OECD'nin yeni bir rapor hazırladığını belirten Babacan, bu rapora göre tüm OECD ülkelerinin çoğusunda gelir dağılımının bozulduğunu, gelir dağılımı düzelen iki ülkeden birinin Türkiye olduğunu söyledi.

DSP-MHP-ANAP koalisyonunun 42 aylık dönemindeki ekonomik göstergelere değinen Babacan, Türkiye'nin söz konusu dönemde yüzde 17 küçüldüğünü sözlerine ekledi.

AA

Bu haber hakkında ne düşünüyorsunuz?

Etiketler:

İlgili Haberler

YORUMLAR

0 Yorum

Yorum Yazın