$

Dolar

49,2173

€

Euro

55,2566

£

Sterlin

65,2064

₣

Frank

59,0773

₺

Gram Altın

6.517,0700

₿

Bitcoin

4.003.201

$

Dolar

49,2173

€

Euro

55,2566

£

Sterlin

65,2064

₣

Frank

59,0773

₺

Gram Altın

6.517,0700

₿

Bitcoin

4.003.201

Türkiye

Fikret Ertan: En kısa yol Irak

Geçen hafta hem İsrail hem de dünya medyasının en başta gelen gündem konularından birisi İsrail'in, İran'ın nükleer hedeflerine saldırı konusuydu.

07.11.2011 - 15:03
turan
Fikret Ertan: En kısa yol Irak
Fotoğraf: Arşiv
Linke Tıkla, Timeturk'ü Favorilerine Ekle

Fikret Ertan

Geçen hafta hem İsrail hem de dünya medyasının en başta gelen gündem konularından birisi İsrail'in, İran'ın nükleer hedeflerine saldırı konusuydu.

Zaman zaman arka plana itilen, zaman zaman da ön plana çıkan bu konu elbette durduk yere de ortaya çıkmadı. Hem İsrail hükümet kaynaklarından, hem İsrail medyasının çeşitli haber ve spekülasyonlarından hem de yabancı kaynaklardan yayıldı. Bu haberleri besleyen, güçlendiren İsrailli yetkililerin konuyla ilgili demeçleri kadar birtakım yeni askerî gelişmelerdi elbette.

Bunların ilki İsrail'in geçen hafta denemesini yaptığı yeni bir kıtalararası balistik füzeydi. Hakkında fazla bilgi verilmeyen bu füze halkın da bizzat gözleriyle şahit olduğu gibi Palmahim Üssü'nden Akdeniz'e doğru fırlatılmıştı. Bazı kaynaklar, füzenin İsrail'in envanterinde bulunan Jericho (Eriha) tip füzelerin 3. nesli olduğunu, menzilinin 7.000 km kadar alana uzandığını ve normalde klasik patlayıcıyla yüklü bu füzenin 750 kilogram civarında nükleer başlıkla da donatılabileceğini söylüyorlar. Esasen bazı uzmanlar klasik başlıkla donatılı 42 uzun menzilli füzenin İran'ın nükleer programına ciddi bir darbe vurabileceğini de ileri sürüyorlar. Ancak bunlar ne kadar doğru, ne kadar abartılı değerlendirmeler, elbette biz bilemeyiz.

İkinci gelişme ise İsrail'in bilerek açıkladığı önemli bir hava tatbikatı. Haberlere göre, bu tatbikat önceki hafta İtalya'nın Sicilya Adası'nda bulunan Decimomannu Hava Üssü ve çevresinde icra edilmiş. NATO'nun birkaç eğitim üssünden birisi olan bu üs, çeşitli savaş uçaklarının ortak tatbikat yapabilecekleri elektronik ve diğer altyapılara sahip önemli bir üs. Üsse 6 İsrail savaş uçağı filosu gelmiş. Bunlar Ramat David Hava Üssü'nden gelen F-16 savaş uçakları, havadan yakıt ikmali yapan tanker uçaklar ve Eitam adlı hava kontrol-keşif, gözlem ve elektronik savaş uçağı olarak haberlerde geçiyorlar. İtalya Hava Kuvvetleri ile uzun menzilli savaş tatbikatı yapan bu uçaklar aynı zamanda Alman Tornado ve Hollanda F-16 ile de muharebe tatbikatları icra etmişler. Burada, İsrail'in NATO ile tatbikat yaptığı da ortaya çıkmış oluyor. Bunu da ilgililere hatırlatırız.

Esasen, İsrail, İtalyan Decimomannu Üssü'nde son birkaç yıldır çeşitli ortak tatbikatlar yapıyor. Bunu da yeni öğreniyoruz. İtalya'nın yanı sıra İsrail'in birkaç yıldır Yunanistan Hava Kuvvetleri ile Akdeniz ve Ege üzerinde unun menzilli savaş tatbikatları yapmakta oldukları da zaten biliniyor, ki biz bu köşede bunlardan çok söz ettik. Bu tatbikatlara ilaveten İsrail'in Romanya ile bu ülkenin dağlık bölgelerinde ortak helikopter tatbikatları yaptıkları da çoktandır malumunuz.

Bu tatbikatların amacının İran'a yapılması düşünülen hava saldırılarına hazırlanma olduğuna hiç şüphe yok. Zaten İsrail de bunu saklamıyor. Kısacası, İsrail, İran'a saldıracaksa bu mutlaka hava yoluyla olacak. Saldırılar muhtemelen önce füzelerle başlayacak, sonra dalga dalga savaş uçaklarıyla devam edecek.

İsrail bu saldırıları muhtemelen İran'a havadan ulaşmada en kısa yol olan Suriye-Ürdün'den geçip Irak üzerinden yapacak. Haritaya bakıldığında bu zaten kendiliğinden belli oluyor. Bu da Amerikan kuvvetlerinin Irak'tan 31 Aralık 2011 itibarıyla tamamen çekilmeleriyle çok daha kolaylaşmış olacak elbette; zira Amerika ve Irak arasında 2008 Kasım'ında imzalanan SOFA (Status of Forces Agreement) anlaşması herhangi bir düzenlenme ya da yenilenme yapılmadığı takdirde fiilen sona erecek; çünkü Irak'ta anlaşmayı uygulayacak Amerikan kuvveti kalmayacak. Böylece, hukuken olmasa bile fiilen SOFA rafa kalkmış olacak. Bu aynı zamanda Amerika'nın Irak'ın kara, deniz ve hava sahasının kontrolünü sona erdirmesi anlamı da taşıyor; zira SOFA'nın 27. maddesi Amerika'yı Irak'ın egemenliğine yönelik tehditleri saf dışı etmesiyle, Irak'ın kara, deniz ve hava sınırlarını korumakla, bu alanlardan başka ülkelere karşı yapılabilecek saldırılara izin vermemekle yükümlü kılıyor. SOFA devre dışı kalacağına göre, Irak'ın hava sahası mesela kontrolsüz kalacak. Zaten Iraklı yetkililer 2010'a kadar sınırlarının kontrol edilebilecek durumda olamayacağını bir süredir dile getiriyorlar.

SOFA, yürürlükte kalsaydı, en azında Irak hava sahasının kontrolünü Amerika'ya bıraksaydı, bu, İsrail'i Irak hava sahasını kafasına göre kullanmaktan, buradan İran'a ulaşmaktan, Amerika'yı karşısına almaktan caydıracaktı. Zaten bugünkü Obama yönetimi İsrail'in İran'a saldırısına hiç olumlu bakmıyor. İsrail, yönetimin bu tavrına rağmen yine de saldırı yapsa, Irak en azından bunun hesabını Amerika'dan sorabilirdi. Ama, SOFA'nın ortadan kalkmasından, Amerika'nın fiilen çekilmesinden sonra hesap soracak durumda olamaz.

SOFA'nın sona ermesinde ve Amerikan askeri varlığının Irak'ı terk etmesinde en önemli rolü oynayan, binlerce yıllık diplomasi tecrübesine sahip olduğu abartıyla söylenen (ki ben öyle düşünmüyorum) İran acaba kendi hareketiyle Irak hava sahasını kendine yönelik bir serbest alan haline getirebileceğini hiç düşündü mü acaba?

Hiç sanmam...

NOT: Okurlarımın, dostlarımın, mesaj gönderenlerin bayramını tebrik eder, cümlesine sağlık, saadet ve başarılar dilerim.

Kaynak: Zaman

Bu haber hakkında ne düşünüyorsunuz?

Etiketler:

İlgili Haberler

YORUMLAR

0 Yorum

Yorum Yazın