Türkiye yıllarca eski Başbakanlardan Bülent Ecevit'in ABD ziyareti sırasında sırasında dönemin Başkanı Clinton ile çekilen ve Türk halkının gururunu inciten fotoğrafı konuşmuştu.
Türkiye o yıllarda ekonomik kriz yaşıyordu ve gözü IMF'den gelecek kredi haberlerindeydi. Bu durum nedeniyle Türkiye uluslararası arenada gerektiği saygıyı göremiyordu.
Aradan uzun yıllar geçti ve bu kez bir ülke adına yaşanabilecek en acı anı Yunan halkı yaşadı. Önceki gün ülkesi ekonomik kriz yaşayan Yunanistan Başbakanı Yorgo Papandreu, Almanya Başbakanı Merkel karşısında el pençe dururken görüntülendi. Bu fotoğraf karesi bir ülkenin ve milletin yaşayacağı en acı durumun karesi olarak belleklere yerleşti.
GURURUN FOTOĞRAFI
Kompozisyon bu kareyle bitmemişti. Aynı gün ajanslara düşen ve aynı yerde çekilen bir başka kare Türk insanının gururunu okşuyordu. Fotoğrafta Başbakan Erdoğan, Almanya Başbakanı Merkel ile yanyana bacak bacak üstüne atmış şekilde oturuyordu.
Tek başına fazla bir anlam ifade etmeyen bu fotoğraf karesi Papandreu'nun fotoğrafıyla yanyana gelince oldukça anlamlı hale geldi.
Fransa’nın Cannes kentinde gerçekleşen G-20 Zirvesi Yunanistan krizinin çözüm platformu haline geldi. Zirvenin ilk gününden itibaren liderler karşılıklı temaslarda bulunsa da etkinliğin merkezindeki asıl konu Yunanistan ve Euro Bölgesi’nin geleceği olarak belirlendi.
Başta Almanya ve Fransa olmak üzere liderler Euro Bölgesi’nin Yunanistan’la yoluna devam etme isteğinde olduğunu ancak bunu ‘ne pahasına olursa olsun’ mantığıyla yürütme niyetinde olmadıkları görüşünün altını çizdi.
SENARYOLAR MASADA
Yunanistan cephesinde ise Yunanistan Başbakanı Yorgo Papandreu’nun referandum konusunda söylemini yumuşattığı görüldü. Papandreu kabineye hitaben yaptığı konuşmada, muhalefeti mali yardım paketine verdiği destek dolayısıyla övdü ve muhalefetin kurtarma paketini parlamentoda desteklemesi halinde referandum yapılmayacağını söyledi.
Papandreu, "Referanduma gitmesek de memnun olurum, referandum hiçbir zaman tek başına bir amaç olmadı. Bu tartışmanın birçok kişiyi makul olmaya zorlaması memnuniyet verici" dedi.
Diğer yandan Fransa, Almanya, İtalya, İspanya liderleri, Almanya Maliye Bakanı, Uluslararası Para Fonu (IMF) IMF ve Avrupa Merkez Bankası'nın (ECB) başkanları ile önde gelen AB yetkilileri bir araya gelerek Atina’nın Euro Bölgesi’ni terk etmesi halinde gündeme gelecek senaryoları görüştükleri belirtiliyor.
EURO'DAN ATILIRSA YUNANİSTAN'IN KAYBI- KAZANCI NE OLACAK?
Yunanistan, Euro Bölgesi’nden çıkınca eski para birimi Drahmi geri gelecek.
ECB’nin şemsiyesinden çıkacak olan ülkede para politikaları Yunan Merkez Bankası’na geçecek.
Hesaplamalara göre rekabet gücü olmayan Drahmi yüzde 60 değer kaybedecek.
Faizler yüzde 7’ye çıkarak şirketler için borçlanmayı neredeyse imkânsız hale getirecek. Ülkede, başta bankalar olmak üzere özel sektörde bilançolar altüst olacak.
İşlemlerin Euro ve dolar olarak yapıldığı ülke ekonomisi durma noktasına gelecek. Buna karşılık Euro cinsinden olan borçlar Drahmi karşısında rekor seviyelere ulaşacak.
İlk yıl her Yunan için en az 11 bin 500 Euro’luk ek yükün oluşması bekleniyor.
Sonraki yıllarda ise bu oranın 4 bin Euro seviyesinde devam edeceği hesaplanıyor. Ucuzlayan Yunan ürünleri ihracatta avantaj sağlayacak. Ancak bu avantaj hissedilmeyecek.
30 YILDA 500 MİLYAR EURO'YU ÇATIR ÇATIR YEDİLER
* Nüfus 10.7 milyon.
* AB’ye 1981 yılında girdi.
* AB’den bugüne kadar toplam 500 milyar Euro destek aldı.
* Toplam dış borç: 535 milyar dolar
* İşsizlik: % 17
* Yoksulluk sınırı altında yaşayan insan sayısı: Nüfusun % 20’si
Ajanslar