Sivil İnisiyatifin Liderleri
Velut bir yazar olan Hanifi Tosun, yeni kitabı “Sivil İnisiyatifin Liderleri”nde on iki imam, tasavvuf ehli büyüklerinin kısa biyografisini ve toplumsal duyarlıklarını ele aldıktan sonra selef ekolünden Şeyhulislam İbn Teymiyye’nin hayatı ve mücadelesini anlatıyor.
14 Yıl Önce Güncellendi
2011-10-13 18:32:56
İslam tarihinin iz bırakmış olan öncü şahsiyetlerinin bir kısmının biyografisi, toplumsal hareket içindeki etkileri ve mücadele yönleri ile değerlendiren bir eser tanımlaması kitabın içeriği ile ilgili en iyi tanım olur kanaatindeyim.
Biyografik çalışmalarda gerekli olan bilgiler paylaşılmak ile birlikte, sivil inisiyatif yönü ile değerlendirilen bu zatlar ile ilgili çalışmalarda bu tür bir yaklaşım ilk defa ele alınıyor sanırım.
On iki imam olarak nam bulmuş imamların hayatları ele alınırken, hem Şia hem de ehli sünnet kaynaklarına başvurularak geniş kapsamlı, doyurucu bilgi verilmiş. İmamların hayatları ele alınırken, günümüze bakan yönleri ile kıyas edilmeleri orijinal bir yaklaşım olarak değerlendirilebilir.
Bu imamların bütün ümmetin imamları olduğu, mümtaz şahsiyetler olduğu, âlim ve zahid kişiliklerinin örnek alınması gerektiği ve hemen hepsinin şehadet mertebesine ulaşan meşaleler olduğu gerçeği ile yüzleşiyoruz. İmamların ehli şia’nın tekelinde olmasının yanlışlığını bir kez daha idrak ediyoruz.
Tasavvuf silsilesi içinde nam salmış olan zatların hayatı ele alınırken, yanlış olan algıların sahih hadis delil getirilerek eleştirilmesi mutedil bir bakış açısı vermesi konusunda önemli. Bu zatların insan üstü bir profil ile değerlendirilmesinin yanlışlığı bir çok örnek ile izah ediliyor.
Bu noktada hem tasavvuf ehli olan kişiler bu önder şahsiyetlere bakış açılarını tekrar gözden geçirebilir, hem de tasavvufa mesafeli olan kişiler bu önder şahsiyetler ile ilgili uydurulmuş rivayetleri delil getirip bu zatlara saldırmaz.
Nihayetinde büyük ilim havzalarından ders alan, Kur’an’a ve sahih sünnete vakıf olan bu Allah dostlarının bir kısım eserlerde bahsedilen şekli ile bidat ve şirke bulaşmış olma ihtimalleri çok azdır. Bizler şahıslara değil yanlışlara karşı olmalıyız.
Sivil inisiyatifin liderlerinden on iki imam ve tasavvuf ehli büyüklerinin kısa biyografisi ve toplumsal duyarlıkları ele alındıktan sonra selef ekolünün kurucusu sayılan Şeyhulislam İbn Teymiyye kitabın son olarak ele aldığı liderdir. Hayatı, mücadelesi ve kendisi ile ilgili yanlış anlamalar ayrıntısı ile ele alınıyor. Yaşadığı döneme ışık tutan bir zatın ilmi ve cehdi yönü ön planda tutulmuş.
Üç farklı ekolün temsilcilerinin (On iki imam, Tasavvuf ehli ve İbn Teymiyye) aynı çalışma içinde ele alınması, Türkiye Müslümanlarının zihinsel dönüşümü noktasında ipuçları da vermekte.
Geçmiş dönemde, her ekol kendi çizgisinin temsilcileri ve fikirlerini ön planda tutup, diğer ekollerin temsilcilerine karşı kapalı dururken, son dönemlerde farklı ekoller birbirlerinin güzelliklerini sahipleniyor.
Anadolu’da İslami düşüncenin birçok konuda savrulmalar yaşadığı şu süreçte bu tür pozitif gelişmelerin olması sevindirici. Örneklik teşkil etmesi ve bu pozitif gelişimin ilk nüvelerinden olması hasebi ile önemli bir yer tutacağı kanaatindeyim.
Kişi bilmediğinin düşmanıdır. Şu dönemde Müslümanlar arasında var olan birçok sıkıntının ana sebebi cehalet ve iletişimsizliktir. Cehalet ve iletişimsizlik ortadan kaldırıldığında taassub ve negatif bakış açıları da ortadan kalkacaktır. Bu anlamda, farklı ekollerin fikir ve temsilcileri ile ilgili objektif eserlere başvurmak gerekir.
Bu meyanda, on iki imamın Şia’nın imamları olarak algılanması yanlış bir algıdır. Tasavvuf ehlinin sahiplendiği Süfyan-ı Sevri, Haris el-Muhasibi ve benzeri zatların hayatı ve mücadelelerinin örnek alınmaması yanlış bir algıdır.
İbn Teymiyye, İbn Kayyım ve İbn Kesir gibi ilim deryalarının sırf selef ekolünün öncülerinden olması hasebi ile ilimlerinden istifade edilmemesi, mücadelelerinin örnek alınmaması yanlış bir algıdır.
Bu zatların hayatları ve mücadeleleri okunduğunda görülecektir ki, bu insanların hemen hepsi İslam’ın yayılması ve hâkim olması için mücadele etmiş, ilmi olarak zirvede gezen âlimlerdir.
Yazarlar, ele aldıkları konularda kendi fikirlerine uymayan bir kısım görüşleri ilmi usul dairesinde eleştirdiklerinde farklı fikirlere sahip olan diğer Müslümanların görüşlerini sorgulamaya vesile olabilirler.
Sivil inisiyatifin liderleri kitabında bu özelliği bariz bir şekilde görüyoruz. İlmi usul dairesinde eleştiriye açık konularda eleştiri yapmakta fakat muhataplarını rencide etmemektedir, bilakis düşünmeye ve sorgulaya sevk etmektedir.
Bu vesile ile eserde ele alınmayan daha farklı ekollerin fikir ve temsilcilerinin araştırılmasına vesile olabilecek bir bakış açısı vermesi yönü ile de düşünce dünyamızda önemli bir yer tutuyor.
İrtibat: 0212 635 99 19
www.cirayayinlari.com
[email protected]
Haber Ara