$

Dolar

47,7465

Euro

55,1903

£

Sterlin

64,6029

Frank

58,9521

Gram Altın

6.749,4500

Bitcoin

3.050.616

$

Dolar

47,7465

Euro

55,1903

£

Sterlin

64,6029

Frank

58,9521

Gram Altın

6.749,4500

Bitcoin

3.050.616

Dünya

11 Eylül, ABD saldırganlığı ve Guantanamo

ABD, 11 Eylül saldırısının 10. yıl dönümüne hazırlanıyor. Pazar günü, saldırılarda hayatlarını kaybedenler için anma etkinlikleri düzenlenecek.

09.09.2011 - 13:10
yasar
11 Eylül, ABD saldırganlığı ve Guantanamo
Fotoğraf: Arşiv
Linke Tıkla, Timeturk'ü Favorilerine Ekle

ABD'nin 11 Eylül saldırısından sonra 'terörle mücadele' adı altında yürüttüğü saldırılarda ise yüz bini aşkın sivil öldürüldü. Akıllarda en çok kalan ise insanlık dışı muamele ve görülmemiş işkencelerin yapıldığı Guantanamo kampı oldu.

Guantanamo, Küba'nın tropikal tepelerinin arasına sıkışmış ama namı okyanusları aşan bir hapishane. ABD Başkanı Barack Obama, iktidara geldiğinde "Amerikan değerlerine ihanet ediyor" diyerek kampı 1 yıl içinde kapatma sözü verdi ama sözünü tutamadı.

Nüfusu 700'e kadar çıkan, şimdi 175 tutsağın olduğu kampın sorumluları, tutsakların iyi muamele gördüğünü ve bir araya gelebildiklerini, kütüphane olduğunu, sanat kursları düzenlendiğini iddia ediyor.

BBC'ye konuşan Kampın Ortak Görev Gücü sorumlusu Donnie Thomas, "İçeridekilerin düşman olduğunu biliyorum ama benim görevim onlara insan haysiyetine yaraşır bir şekilde davranmak" diyor.

11 Eylül saldırılarının planlayıcısı olarak gösterilen Halid Şeyh Muhammed gibi tutsaklar kampın gizli bölümlerinde tutuluyor. Hapishane yönetimi ile işbirliği yapmayanlar bu hücrelerde tutuluyor.

BUSH'UN ADALETİ: HASSAS SORGULAMA TEKNİKLERİ

11 Eylül saldırıları olduğunda ABD Başkanı olan George Bush, "Bunu yapanları bulacağız, onları girdikleri deliklerinden çıkmaya mecbur edeceğiz. Bulup adaletin karşısına çıkaracağız" dedi, ancak tutsaklar mahkemelere bile çıkarılmadı.

11 Eylül saldırılarından sonra yakalanan zanlılar sıradan suçlu ya da savaş esiri olarak değil, düşman savaşçı olarak tanımlandıkları için hiçbir hakları yoktu. Zincirlenip Guantanamo'da 11 Eylül'den sonra alelacele oluşturulan gözetim kampına getirildiler.

Eski CIA yetkilisi Phill Mudd, Bush'un "adaletin karşısına çıkaracağız" dediği o tutsaklara yaptıklarını şöyle anlatıyor: "Elimizde yeni bir tutsak var. Yarın ne olacağını bilmiyoruz. Bilgiye yeni çocuklar, yeni anne babalar olmadan ulaşmamız gerekiyordu. Zaman baskısı nedeniyle bu hassas sorgulama tekniklerine başvurduk."

Sorguculara olağanüstü yetkiler tanındı. ABD Adalet Bakanlığı'nın gizli bir emirnamesinde, sorgulanan tutsaklara zalimce, insanlık dışı ve aşağılayıcı şekilde muamelenin, işkence kapsamına girmeyeceği ancak dayanılmaz bir acı, sakatlık ve ölüm gibi durumlarda işkenceden söz edilebileceği savunuluyor.

Phill Mudd, şöyle diyor: "Peki şuna ne dersiniz? Birini duvara doğru itiyorsunuz, psikolojileri bozuluyor ve tamam 'size anlatacağım' diyor. Bu işkence midir? Teknik olarak işkencedir. Çünkü fiziksel saldırıda bulunuyorsunuz ama hiçbir bilgi alamamak ya da bir tutsağı duvara itmek arasında tercih yapmak zorunda kalsanız ne olurdu? O zaman tamammı?

Obama'ya göre bu sorunun yanıtı hayırdı. Guantanamo kampının varlığına da karşı çıkıyordu. Başkan olarak ilk önemli icraatı kampın kapatılma emrini imzalamak oldu ama tehlikeli olduğu düşünülen tutsaklar hala kampta tutulmaya devam etti.

Obama, burada görülen askeri mahkemeleri durdurdu, bu davaların ceza mahkemelerine taşınması planı da muhalefetle karşılaştı. Obama yönetimi sonuçta askeri mahkemelerin yeniden başlamasına izin verdi.

Guantanamo'daki ilk kamp birkaç ay sonra kapatılmış, tutsaklar başka bir kampa nakledilmişti ama birçoklarına göre sırlarıyla birlikte kaderine terkedilen kamp, daha yıllarca tartışmaların odağında olacak.

Brown Üniversitesi'nin Temmuz 2011'de yayınlanan bir araştırması, ABD'nin 11 Eylül saldırısından sonra "terörle mücadele" adı altında yürüttüğü saldırıların bilançosunu ortaya koydu.

Neta Crawford ve Catherine Lutz tarafından yürütülen araştırma, ABD'nin Afganistan, Pakistan ve Irak işgallerini kapsıyor.

Araştırmacılar, bu üç ülkede ölenlerin sayısının en az 225 bin, yaralı sayısının ise 365 bin olduğunu belirtirken, ölen işgalci askerlerin sayısı ise 31 bin 741 olarak verilirken, bunların 6 bininin ABD'ye, bin 200'ünün ise diğer işgalci ülkelere ait olduğu belirtiliyor.

Raporda, ayrıca 9 bin 900 Iraklı, 8 bin 800 Afganistanlı ve 3 bin 500 Pakistanlı askerin öldüğü ifade edilmişti.

Toplam 172 bin sivilin yaşamını yitirdiği belirtilen raporda, sivillerin 125 bininin Iraklı, 56 bininin Pakistanlı ve 12 binin Afganistanlı olduğu kaydedilmişti.

Etha

Bu haber hakkında ne düşünüyorsunuz?

Etiketler:

İlgili Haberler

YORUMLAR

0 Yorum

Yorum Yazın