"Avrupa'da ırkçılığı, medya ve siyasiler körüklüyor." diyen Çavuşoğlu, tehlikeli boyuta ulaşan yabancı düşmanlığının önüne geçilmesi için siyasilerle din adamları ve STK'ların birlikte hareket etmesini istedi.
Norveç'teki Oslo katliamı ve Londra sokaklarını savaş alanına çeviren olaylar, Avrupa'da son yıllarda giderek artan yabancı düşmanlığı ve ayrımcılık sorununu bir kez daha gündeme taşıdı. Zaman İskandinavya'nın Danimarka Parlamentosu'nda düzenlediği iftara katılan Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi (AKPM) Başkanı Mevlüt Çavuşoğlu, soruna ilişkin önemli değerlendirmeler yaptı.
Londra'daki olayların bir kişinin öldürülmesi sonucu masum bir protesto eylemiyle başladığına işaret eden Çavuşoğlu, eylemin mecrasından çıkarak yağmalamaya dönüştüğünü söyledi.
Benzer örneklerin ABD gibi ülkelerde de görüldüğünü belirten Çavuşoğlu, "Protesto, demokratik bir haktır. Bunu yaparken başkalarının canına, malına, işyerlerine saldırmak, gasp etmek doğru bir davranış biçimi değil. O yüzden İngiltere'de meydana gelen olaydan son derece üzüntü duydum. Resmen vahşi bir eylem oldu.'' diye konuştu.
Anders Behring Breivik'in Norveç'te gerçekleştirdiği katliamın da bir birikimin sonucu olduğuna işaret eden AKPM Başkanı Çavuşoğlu, Avrupa'da son yıllarda ırkçılığın, yabancı düşmanlığının, İslamofobi ve farklı inançlara karşı olan hoşgörüsüzlüğün endişe verici bir düzeye geldiğini ifade etti.
Bu konudaki endişelerini her platformda dile getirdiğini anlattı. Sorunun çözümü için hem siyasilerle hem de din adamlarıyla birçok kez görüştüğünü dile getirirken, "Bu konuda birlikte mücadele etme çağrısında bulundum hem siyasilere hem de din adamlarına. Vatikan'a gittim, Papa ile görüştüm. Farklı dinlerin temsilcileri ile de görüştüm. Onlardan da yardım istedim. Sivil toplum örgütleri ile de görüştüm." ifadelerini kullandı.
Bu sorun karşısında tedbir alınmazsa Avrupa Konseyi'nin kurulma sebebinin de ortadan kalkacağı uyarısında bulunan Mevlüt Çavuşoğlu, şöyle devam etti: "Çünkü Avrupa Konseyi insan haklarını, demokrasiyi savunuyor. Ne zaman kurulmuş? II. Dünya Savaşı'ndan sonra kurulmuş. Niçin kurulmuş?
Bu tür trajik olaylar, çatışmalar yaşanmasın, kan dökülmesin, savaş olmasın diye. O zamanki aşırı akımlara, başta Nazizm olmak üzere, duyarsız kalındı 'Bir şey olmaz diye'. Ama sonucunu gördük. Dünya en büyük felaketleri yaşadı. II. Dünya Savaşı öncesi yaşanan duyarsızlık, bugün tekrarlanmamalı. Avrupa'da ırkçılığı, özellikle medya ve siyasiler körüklüyor."
Zaman