$

Dolar

47,0002

Euro

53,7733

£

Sterlin

63,0377

Frank

58,0265

Gram Altın

6.144,6800

Bitcoin

2.937.648

$

Dolar

47,0002

Euro

53,7733

£

Sterlin

63,0377

Frank

58,0265

Gram Altın

6.144,6800

Bitcoin

2.937.648

Ekonomi

Avrupa'da kriz hükümetine doğru

Euro Bölgesi'ndeki krizi görüşmek üzere son üç hafta içinde ikinci kez bir araya gelen Almanya Başbakanı Angela Merkel ile Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy'nin görüşmesinden piyasaları rahatlatan bir sonuç çıkmadı.

18.08.2011 - 02:03
turan
Avrupa'da kriz hükümetine doğru
Fotoğraf: Arşiv
Linke Tıkla, Timeturk'ü Favorilerine Ekle

Euro Bölgesi’ndeki krizi görüşmek üzere son üç hafta içinde ikinci kez bir araya gelen Almanya Başbakanı Angela Merkel ile Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy’nin görüşmesinden piyasaları rahatlatan bir sonuç çıkmadı. Görüşme sonrası yaptığı açıklamada her iki ülkenin de euroyu korumada kesinlikle kararlı olduğunu söyleyen Sarkozy, Euro Bölgesi ülkelerin aşırı borçlanmasını önlemek amacıyla ekonomi yönetimi kurulmasını hedefledikerini belirtti:

“Bu zirvenin amacı Euro Bölgesi için işlevsel ortak bir yönetim oluşturmaktır. Bu kurul üye ülkelerin katkısıyla oluşturulacaktır ve yılda iki kez bir araya gelip genel değerlendirmede bulunacaktır. Gerekirse daha sık bir araya gelinebilir.”

Merkel-Sarkozy görüşmesini yakından izleyen mali piyasalar negatif seyrini değiştirmedi. Yatırımcılar ortak eurobond ve daha büyük oranda kurtarma fonu oluşturulması konusunda ısrarlı. Ancak Paris’te görüşen liderler bu konudaki ısrarlı taleplere beklenen cevabı vermedi.

Avrupa Finansal İstikrar Fonunun (EFSF) yeterince büyük olduğununu düşündüklerini belirten liderler, Avro Bölgesi ortak tahvili eurobondlar konusunda da hem fikir olduklarını aktardı.

KRİZ HÜKÜMETİNE DOĞRU

Fransa’da François Mitterrand, Almanya’da da Gerhard Schröder Euro’nun ateşli savunucularıydı. Avrupa’da sosyal demokratların hayali Euro, 10. yılında Sarkozy ve Merkel gibi muhafazakar liderlerin elinde can çekişiyor. Avrupa’yı daha da yakınlaştıracağı umut edilen Euro, zamanla ‘mutsuz bir evliliğe’ dönüştü. Şimdi çözüm Avrupa ekonomi hükümetinde aranıyor.

Romalılardan bu yana Avrupa’daki en büyük para birimi değişimiydi. Zaten 1 Ocak 1999’da kabul edilen, 1 Ocak 2002 gecesi havai fişeklerle hayata geçen Euro, Roma’nın ‘birlik ve medeniyet’ sloganını örnek alan Avrupa Birliği’nin en büyük operasyondu. İngiltere, Danimarka ve İsveç’in çekimser kaldığı Euro, çıtası yükseltilen birliğin en büyük başarısıydı. Ne hikmetse ismi Yunan alfabesindeki “epsilon” harfinden esinlenen Euro’daki ilk çatlak çıkış noktası Yunanistan’dan gelecekti.

Sezar, Napolyon ve Hitler’in kılıç zoruyla birleştirmek istediği Avrupa’da barışla birlik umudu, 2. Dünya Savaşı’nın yıkıntıları arasında filizlenmişti. 1957’de Belçika, Almanya, Fransa, Hollanda, Lüksemburg ve İtalya arasında imzalanan Roma Antlaşması'yla kurulan Avrupa Ekonomik Topluluğu, 1992 yılında Maastricht Antlaşması ile birliğin “evlilik cüzdanı” çıkartıldı.

FRANSIZ-ALMAN-İNGİLİZ ÇELİŞKİSİ

1988’de Avrupa Topluluğu Komisyonu Başkanı Jacques Delors’un öncülüğünde ortak para çabaları artarken, ekonomik birleşmeye en büyük desteği veren sosyalist Fransa Cumhurbaşkanı François Mitterrand, Almanya’nın muhafazakar Helmut Kohl hükümetine de rest çekiyordu. Spiegel dergisinin yıllar sonra ortaya çıktığı belgelere göre Mitterrand birleşme eşiğindeki Almanya’ya “Birleşmek istiyorsanız, Euro’ya destek verecekseniz” şartını sürmüştü.

Euro önündeki bir başka engel de muhafazakar Margaret Thatcher hükümetinden geldi. Hatta Maastricht Antlaşması’nı red eden ‘Demir leydi’ lakaplı Thatcher, bir Avrupa Konseyi toplantısında “Hep veriyoruz, bir şey almıyoruz. Topluluktan veya başka bir ülkeden para istemiyoruz. Sadece kendi paramızı geri istiyoruz" diyecekti. İngilizlerin Euro’ya resti bununla da sınırlı değildi.

Euro’ya geçişin hemen ardından İngiliz parlamenter William Hague, AB’nin Hitler’in hayali olduğunu öne sürdü ve Alman sosyal demokratları topa tuttu. SPD’nin Avrupa girişimlerini Hitler’e benzeten İngiliz parlamenterin “Hitler’in ‘Kavgam’ kitabını iyi okuyamadık, fakat kesinlikle Schröder’in planlarını çok iyi incelemeliyiz” sözleri sert tepkilere yol açtı.

Aynı dönemde Schröder, Berlin’deki Avrupa Sosyal Demokratlar Kongresi’nde birliğin Euro’dan sonra da çıtayı daha yükseltilmesi ve ortak bir Avrupa hükümetinin kurulması gerektiğini, aksi taktirde işlerin rayında yürümeyeceğini söyledi. Schröder’in kafasındaki plan ise AB’yi federasyona, Avrupa Komisyonu’nu da bu federasyonun hükümetine dönüştürmekti.

10 YIL SONRA AYNI ÇÖZÜM

2000’lerin ortasında, özellikle de 11 Eylül saldırısının ardından Avrupa’daki sosyal demokrat hava yerini muhafazakarlığa, kimi ülkelerde ise sağcılığa bıraktı. Mitterrand ve Schröder gibi sosyal demokratların “Bu iş tamamlanmalı, ilişki derinleşmezse evlilik bozulur” uyarıları ise Yunanistan ile başlayan İtalya ile devam eden ekonomik krizde daha iyi anlaşıldı.

Dün Paris’te bir araya gelen Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy ve Almanya Başbakanı Angela Merkel, krizin derinleşmesine karşı ekonomi yönetiminden sorumlu olacak yeni bir konseyin kurulmasını önerdi. Son bir aydır ikinci kezdir bir araya gelen iki muhafazakar lider, Euro bölgesindeki 17 ülkenin ekonomi siyasetlerini ele alacak Avrupa hükümetinin yılda iki kez toplanmasından yana.

Merkel ve Sarkozy’nin karşı çıkmasına rağmen Brüksel’in gündemindeki bir başka önemli konusu ise ‘Eurobond’ ve ortak mali bütçe. Euro Bölgesi üyesi ülkelerin borçlarına bütün bölgenin kefil edilmesi anlamına gelen ‘Eurobon’daki amaç; ekonomisi büyük ülkelerin kefaletini üstlenerek borç batağındaki ülkelere piyasadan para bulunmasını sağlamak.

Alman politikacılar “Borçlar sırtımıza binecek” diyerek ‘Eurobon’a sert şekilde karşı çıkarken, ekonomistler Euro’nun geleceği için oldukça karamsar. Financial Times gazetesi “Euro üye ülkelerin yakınlaşması için kuruldu, fakat giderek bir yakınma ve ayrışma noktasına dönüşüyor” yorumunu yaparken, Bloomberg “Serbest piyasanın ilkelerini unutun” başlığını attı.

‘NERDE O MARK ZAMANI?’

Euro’da hayal kırıklığı yaşayanların sayısı ise gittikçe artıyor. Avrupa’nın en büyük nüfusuna sahip Almanya’da 2004’te “Euro kararı yerindeydi” diyenlerin oranı yüzde 60 civarındayken, bu oran yıllar içinde gittikçe azaldı, 2007’de Euro’yu sevenlerin oranını yüzde 36’a kadar düştü. Barometre’nin yaptığı kamuoyu yoklamasında “Euro bizi fakirleştirdi” diyen ve Mark’ı özleyen Almanların oranı 2006’da ise yüzde 44’e kadar çıktı.

Son anketler ise Almanların Euro’ya olan öfkesinin arttığını gösteriyor. Bild gazetesinin geçtiğimiz hafta Emnid kamuoyu şirketine yaptırdığı ankete göre Almanların yüzde 31’i önümüzdeki 10 yıl içinde, yüzde 65’i ise 2021 yılında Euro’nun tarihe gömüleceğini düşünüyor. Ancak uzmanlar hali hazırda Mark’a geçişin çözüm olmadığını, hatta yeni Alman para biriminin Dolar karşısında büyük değer kaybedeceğini söylüyor. İşte o zaman Avrupa için gerçek bir felaket olur.

Kaynak: Euronnews ve ANF

Bu haber hakkında ne düşünüyorsunuz?

Etiketler:

İlgili Haberler

YORUMLAR

0 Yorum

Yorum Yazın