Norveç’te geçen hafta cuma günü aşırı sağcı Anders Behring Breivik’in gerçekleştirdiği çifte saldırı tüm dünyada ırkçı politikaların sorgulanmasını da beraberinde getirdi. 77 kişinin hayatını kaybettiği bombalı ve silahlı saldırılar Norveç gibi yıllardır çokkültürlülüğü en az sorunla benimseyebilmiş bir ülkede meydana gelince etkisi de elbette daha büyük oldu. Başta Almanya, Fransa, Hollanda olmak üzere Avrupa ülkelerinde artan yabancı nüfusla son yıllarda yükselişe geçen aşırı sağcı akımlar bile Norveç’teki saldırgan ve gerçekleştirdiği eylemlerden kendilerini ayrıştırma yarışına girdiler.
100 bin Müslüman var
Yaklaşık 5 milyon olan Norveç nüfusunun yüzde 11’i yabancı kökenli. Bunlardan 100 bini de Müslüman ve ülkede çeşitli kentlerde 100 kadar cami bulunuyor. Ülkedeki Müslümanların sözcüsü Muhammed Usman Rana, Pakistan kökenli. Oslo Üniversitesi’nde tıp eğitimi alan 26 yaşındaki Rana, 2007 yılında okuldayken Müslüman Öğrenciler Birliği’nin de başkanlığını yürütmüş. Babası Aftab Ahmed Rana da İşçi Partisi’nin aktif üyelerinden olunca Muhammed Usman Rana’nın bugünü daha küçüklüğünden belli olmuş. Rana göçmenler, entegrasyon ve Norveçli Müslümanlar konularında sık sık televizyonlardaki tartışma programlarına katılıyor.
Norveç’te doğup büyümüş bir Pakistan kökenli Müslüman olan Rana ile dünyayı şoke eden saldırıyı, Norveç’teki çokkültürlülük algısını, saldırıdan sonra yaşamın nasıl değişeceğini ve neler yapılması gerektiğini konuştuk. Buradan sonra sözü Rana’ya bırakıyorum:
‘Ben de İslami terör dedim’
Oslo’da patlayan bombayı duyduğum anda ilk hissettiğim korku oldu. Ailem için endişelendim. Bu saldırının benim barış içinde yaşayan, sakin Oslo’mda olduğuna inanamadım. Bomba patladıktan kısa bir süre sonra bunun bir terör saldırısı olduğu anlaşıldı. İlk etapta bir Müslüman olarak ben de İslami terör olduğunu düşündüm. Breivik’in kimliği açıklandığında aşırı sağ kaynaklı bir eylem olduğunu anladık. Norveç bu konuda son derece ciddiydi: Müslüman da olsa Hıristiyan da olsa terör terördür.
‘Dini sınırları kaldırdı’
Saldırıya tepkiler Müslüman-Hıristiyan ayrımı içinde verilmedi. Norveç ve Norveçliler hedef alındı. Bu, bize yapılmış bir saldırıydı. Müslüman olanlar da olmayanlar da bunu bu şekilde gördü. Norveç Prensi, Dışişleri Bakanı tutulan yası paylaşmak için camiye gitti. Bu saldırı birleştirici bir etki yarattı. Saldırı sonrasında dini sınırlar kalktı.
‘Radikal gençleri gösterdi’
Tüm Avrupa’da aşırı sağ akımlar yükseliyor. Müslümanlara karşı, çokkültürlülüğe karşı isyan büyüyor. İnternette çok sayıda insan Müslüman ve çokkültürlülük karşıtı yorumlar yapıyor, bu yönde eylemler gerçekleştiriliyor. Breivik’in fikirleri tüm Avrupa’da yaygın aslında. Norveç’te gerçekleştirilen bu terör saldırısı hızla radikalleşen Avrupalı genç nüfusu gözler önüne serdi.
‘Breivik’in fikirleri yaygın’
Breivik’in vahşi saldırısının ardından doğan tartışmaların şöyle bir faydası oldu: Müslümanlar aşırı İslamcıların, İslamı nasıl yanlış yansıtarak teröre alet ettiklerini anlama yolunda ilerledi. Benzer şekilde Hıristiyanlar da düşünmeye başladı. Fransa, İsviçre ve Hollanda başta olmak üzere Avrupa’da pek çok ülkede aşırı sağ güç kazandı. Örneğin Fransa, Türkiye’nin Müslüman bir ülke olduğu için AB üyesi olmasını istemediğini açık açık söylüyor. Norveç saldırılarını gerçekleştiren Breivik’in fikirleri yaygın ama eylemi değil.
‘11 Eylül değiştirdi’
Norveç her zaman çokkültürlülüğü benimsemiş, entegrasyona açık, uyumdan yana bir ülkeydi. Ama ABD’de 2001 yılında gerçekleştirilen 11 Eylül saldırılarından sonra tartışma değişti. Helal gıda, sünnet, başörtüsü gibi en basit İslami uygulamalar konusunda bile tartışmalar arttı. Norveç’te Müslümanların varlığı tartışıldı. Norveç güçlü bir demokrasiye sahip, açık bir toplum. Umarım bu saldırıların ardından açık toplum zarar görmez.
‘Herkes ders çıkaracak’
Bu saldırıdan tüm Avrupa ülkeleri ders çıkaracaktır. Şu anda politikacılar kendilerini Anders Behring Breivik’ten ve fikirlerinden ayırmaya çalışıyor. Herkes nasıl bir Avrupa istediğine karar vermeli. Çokkültürlülük kabul edilmek zorunda. Demokrasi vazgeçilmez bir şart, liberal bir anlayış hâkim olmalı. Farklı giyimlere ve düşüncelere açık olmak zorundayız. Burada ABD örnek alınabilir çünkü orada çokkültürlülük korundu. Amerikan halkı pek çok farklı kökenden ve bir arada yaşayabiliyor. George W. Bush bile çokkültürlülüğü kucakladı. Norveç’te büyük bir sorun yoktu aslında. Örneğin Pakistan kökenliyim ama ben Norveçli bir doktorum, Oslo Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde okuyanların yüzde 10’u Müslüman. Çok sayıda Müslüman doktor var. Pek çok Türk doktor arkadaşım var. Ama ben gerçekçi bir insanım. Saldırılar öncesinde politikacılar koruma olmadan gezerdi. Prense, konutuna yaklaşılabilirdi. Ama şimdi bunlar değişecektir.
radikal