$

Dolar

49,1791

€

Euro

55,4009

£

Sterlin

65,3551

₣

Frank

59,3664

₺

Gram Altın

6.542,7200

₿

Bitcoin

4.157.240

$

Dolar

49,1791

€

Euro

55,4009

£

Sterlin

65,3551

₣

Frank

59,3664

₺

Gram Altın

6.542,7200

₿

Bitcoin

4.157.240

Türkiye

Suud Hanesi'nin İran Paranoyası

İran-fobisi, ebedi korku ve paranoya içerisinde yaşayan bir Hane'nin başka bir görünümüdür. Tarihin sonunu görmek mi istiyorsunuz? Riyad'a bir uçak bileti alıverin.

07.07.2011 - 14:24
turan
Suud Hanesi'nin İran Paranoyası
Fotoğraf: Arşiv
Linke Tıkla, Timeturk'ü Favorilerine Ekle

Pepe Escobar* / TIMETURK

Fazlasıyla sessiz bir zirve, kısa süre önce İngiltere Molesworth’da Kuzey Atlantik Paktı (NATO)  üssünde gerçekleşti. İngilizlerin karşısındaki Suudi Arabistan’ın korkulu Muhaberat (İstihbarat Servisi) eski başkanı ve bir zamanlar öldürülen El-Kaide lideri Usame Bin Ladin’in yakın dostu Prens Türkî El-Faysal’dan başkası değildi.

Prens Türkî, Suud Hanesi’nin büyük 2011 Arap devrimiyle nasıl kapıştığını açıklamak için oradaydı. Özetle, İngilizlere ve Amerikalılara, “demokrasi”ye dair aptalca düşüncelerini unutmalarını söyledi. Tüm bunların hepsi İran entrikasından başka bir şey değildi.

Suudi Arabistan birliklerinin Bahreyn ve Yemen’e konuşlandırılması ve Vehhabi paralı askerlerinin Libya ve Suriye’ye gönderilmesi, ideolojik bir savaşta ve Şii İran’ın etkisinin yayılmasının bastırılmasındaki araçlardan başka bir şey değildi.  

Bu çöl pastası üzerindeki krema, (artık Körfez Karşı Devrim Kulübü haline gelen) Körfez İşbirliği Konseyi’nin, (Ürdün ve Fas’ın şu anki üyeler Suudi Arabistan, Katar, Umman, Bahreyn, Kuveyt ve Birleşik Arap Emirlikleri’yle birleştirilmesiyle) Sünni monarşiler ittifakına devam eden dönüşümüdür.

Suud Hanesi, Washington/Londra “özel ilişkisinin” herkesin malumu emin müttefiki olmayı sürdürüyor. (Dünya petrol üretiminin yüzde 12’siyle 2011’de 300 milyarlık) Petrol-dolarlarıyla, El-Kaide-ilişkili ağlar Libya ve Suriye’deki ayaklanmaları pürneşe desteklerken, Mısır’dan Libya ve Filistin’e kadar gözünün gördüğü herkesi satın alıyor. 

Her şeye rağmen, bu süper paranoya Hanesi’nin vazgeçilmez, emin müttefik olarak kabul edilmediği gün geldiğinde ne olacak? Ya Washington/Londra, daha kabul edilebilir Orta Doğu için Türkiye ve Müslüman Kardeşlerin “model” olması gerektiğine inanırsa?

Can alıcı enerji cephesinde, Suud Hanesi, ABD’nin gelecek enerji ihtiyacını, petrole değil, gaza yoğunlaştırmayı tercih ettiği gerçeğini elbette fark etti. Bu arada Suudi Arabistan’ın petrol rezervleri azalıyor ve Çin şimdiden Suudi Arabistan’ın en büyük ticaret ortağı haline geldi. (Birleşmiş Milletler’in Libya kararında Çin’in çekimser kalmasının temel nedenlerinden biri buydu; Pekin, Riyad’ı kızdırmak istemedi)

Her ne kadar, Uluslararası Atom Ajansı’na göre İran’ın nükleer silah programı yürüttüğüne dair şu ana kadar bir kanıt olmasa da Prens Türkî açık açık İran yaparsa Suudi Arabistan’ın da nükleer bombaya sahip olacağını söylemesiyle Washington/Londra’nın bölgesel bir felakete ilişkin korkuları kesinlikle arttı. Bu arada Prens Türkî açıkça başka bir vesileyle, nükleer silahlara sahip olmasına izin verilen tek bölgesel aktörün İsrail olduğunu söyledi.

Yani Prens Türkî’nin bu “gizli” NATO toplantısındaki mesajı, Körfez ve Arap Yarımadası’nda kendilerinin patron olduğunu ve şimdiden itibaren zorunlu olarak onların değil kendi isteklerinin önce geleceğiydi.

Washington’un tarihin akışını durdurmak isteyen bu faydasız, ortaçağ ittifakından nihayet vazgeçmesi için kesin bir ipucu olabilirdi fakat olay hiç de böyle değildir.

Hepsi İranfobi’yle alakalı

Suud Hanesi, büyük 2011 Arap devrimini, Sünni Arap dünyasında İran-fobisini, toptan bir histeriye dönüştürmek için kullanıyor. Suudi-idaresindeki psikolojik-operasyonla yerleştirilen İran-fobisi, Kuzey Afrika’dan Güneybatı Asya’ya kadar olan yay içerisinde İran’ı yalnızlaştırma amacıyla hızlandı.

İran’ı Arap kamuoyuna en büyük şer olarak tasvir etmeye çalışırken, Suud Hanesi gerçek fırsatçıların, yani Arap dünyasını doğrudan ve dolaylı olarak kontrol ya da işgal etmek isteyen Batılı neo-sömürgeci güçlerin rolünü belirsizleştirebileceğini ummaktadır. Her şeyden önemlisi, İran-fobisi, Bahreyn’deki El-Halife Sünni hanedanlığı ve Emirlik idarecileri yanında Suud Hanesi için acımasızca kendi halkını bastırmak için fazlasıyla işe yarar bir araçtır.

Batıda, İran-fobisi, Suudi Arabistan ve İran arasındaki soğuk bir savaş olarak yanlış anlaşılmaktadır. Hayır, 2009’daki Kuzey Yemen’deki Houti isyanı esnasında İran desteği yanında Lübnan’daki Hizbullah, Bağdat’taki Şii-önderliğindeki hükümet gibi İran’ın bölgesel müttefiklerinin korkusuyla Suud Hanesi’nin yürüttüğü karşı-devrim psikolojik operasyonudur.

Okuma-yazma bilmeyen ve yaratıcısıyla buluşmaya yakın 86 yaşındaki Suudi Kralı Abdullah’ın, Kral Abdulaziz Ulusal Diyalog Merkezi aracılığıyla Suudi Şiilerini birleştirmeye çalıştığına dair etrafta söylentiler var. Şiilere karşı tarihi önyargısını incelemeden Suudi Arabistan’ı anlamanın hiçbir yolu yoktur. Suudi ders kitapları Şiileri, Müslüman olmayan kâfirler daha da kötüsü şeytani “putperestler” olarak nitelemektedir.

Olayın kalbi, Suud Hanesi’nin Sünni Vehhabi ruhban kurumuna göbeğinden bağlı olmasıdır. Monarşi şeriatın ortaçağ yorumunu takip ettiği sürece, kral meşru “her iki kutsal mescidin muhafızı” olarak kutsanmıştır.

Özellikle Mısır’daki Tahrir Meydanı’ndan sonra istihdam edilen İran-fobisi, sadece Vehhabi ortaçağcılığının ekmeğine yağ sürmektedir ve gerek içeride gerek dışarıda Şiileri küçük düşürmektedir. Yani Suudi Arabistan’daki genel inanış, Bahreyn’deki çoğunluğun demokrasi çığlığının İran’ca zorlandığıdır. 

Suudi karşı-devrim merkezinin gücü hafife alınmamalıdır. Suud Hanesi, Barack Obama yönetimince Mısır’ın Hüsnü Mübarek’in “atılmasından” dehşete düştüğü kadar, şu an başta bulunan Tantavi cuntasına 4 milyar dolar rüşvet verecek kadar akıllıdır. 

Bahreyn’deki Suudi işgali ve baskısıyla ilgili daha önce geniş olarak yazdık. Yemen’de Suudi “ABD-yapımı” jetler, sınır ötesindeki Şii isyancıları bombalayarak, düzenli şekilde Obama AfPak numarası çekmektedir. Fakat Suud Hanesi artık “istikrar”, yani Ali Abdullah Salih-ardılı yeni idareci seçmek istemektedir.

Suriye’de olaylar daha karışıktır. Suud Hanesi, resmi olarak, sessizdir. Bu arada Suudi medyası Başkan Beşşar Esad’ı ağlarını kötülerken, Suudilerce finanse edilen ağlar, aşırı İslamcı ve hatta Cihatçı kesimler, gizliden gizliye çalışmaktadır. 

Tarihin sonuna hoş geldiniz

Suud Hanesi yardakçıları, tüm Suudi-kontrolündeki medyaya yayılmış ve krallığın “müdahil olmama” politikasından dem vurmaktadır. Bu saçmalıktır. Suud Hanesi onlarca yıldır tüm dünyadaki gelişmeci ya da solcu hareketlerin onlarcasına müdahil olmuş ve ya Washington’un çıkarlarına ya da her şeyin üstünde kendi ortaçağ Vehhabi ruhbanlarına hizmet ederek Lübnan’dan Yemen ve Somali’ye kadar birçok ülkeyi iç savaşa düşürmüştür.

Kısa süre önce Kral Abdullah, Başmüftü ve diğer üst düzey din görevlilerin eleştirilemeyeceği emrini verdi. Eğer Hane’ye karşıysanız, hapse gidersiniz. 9/11’den bu yana 11 bin kişi tutuklandı ve 5 bin hala hapiste bulunuyor. Bu insanların kim olduğuna dair kimsenin bir fikri yok. Şeffaflık sıfır. Ayrıca uluslararası kabul gören standartlara uygun yargı sistemi de yok.

Kafa uçurmalar yaygın. Geçen sene 121 kişiydi. Seçilmiş hükümet, siyasi partiler, özgür basın mevcut değil. Uluslararası Af Örgütü’ne göre akrabaları için adil yargılama isteyen 2 kadın Riyad’da geçen Pazar tutuklandı. Aynı gün, Suudi Sivil ve Siyasi Haklar Birliği’ne göre, siyasi tutukluların salıverilmesini isteyen, 16’sı kadın ve çocuk, en az 20 kişi, korkulan İçişleri Bakanlığı önünde gözaltına alındı.

İran-fobisi, ebedi korku ve paranoya içerisinde yaşayan bir Hane’nin başka bir görünümüdür. Tarihin sonunu görmek mi istiyorsunuz? Riyad’a bir uçak bileti alıverin.

*Pepe Escobar: Gazeteci-Yazar. Küreselleşme: Küresel Dünya Nasıl Savaşta Eriyor? (Nimble Kitapları, 2007) ve Kırmızı Bölge Mavileşirken: Dalgalanan Bağdat’tan Bir Enstante adlı kitaplarının yazarı. Obama Küreselleşme Yapar (Nimble Kitapları, 2009) yeni çıkan kitabıdır.

Bu makale Oğuz Eser tarafından Timeturk.Com için tercüme edilmiştir.

Bu haber hakkında ne düşünüyorsunuz?

Etiketler:

İlgili Haberler

YORUMLAR

0 Yorum

Yorum Yazın