Stephen Lendmann* / TIMETURK
27 Haziran’daki basın bültenlerinin başlığı, “GAZZE, GELİYORUZ. Tüm baskı ve şiddet tehditlerine rağmen, filo yola çıkacak” idi.
27 Haziran’da Gazze’ye gidecek Amerikan Gemisi Umudun Cesareti’nin (Audacity of Hope ) basın açıklaması, tehditlere, baskılara ve durdurmak için diğer önlemlere rağmen yola çıkma kararlılığını bir kez daha vurguladı.
Gemilerdeki tüm katılımcılar, geri dönmek ya da emperyalist fesatlıklar onları vazgeçirsin diye bu noktaya kadar gelmediler. Özellikle de niyetleri bu kadar hayati ve adil iken!
Yolcuların, belki de Mayıs 2010’da Mavi Marmara katliamından sorumlu İsrail komandolarına, saldırmak için kimyasallara sahip olduğuna dair yalan-yanlış iddialara karşılık, Filo katılımcıları şiddet dışılık bildirgesi imzaladı. Sözcü Dror Feiler Ordu Radyosu’na eğer İsrail’in başka bir bilgisi varsa, Filo organizatörlerine bildirmesi gerektiğini söyledi.
Tehlikeli kimyasalların silah olarak kullanabileceğine ve aşırı yolculardan İsrailli askerlerin “kanını dökme” tehditlerini duyulduğuna dair istihbarat raporlarına atıf yapan ID(O)F sözcüsü Albay Avital Leibovich’e karşılık verdi.
Adsız bir savunma yetkilisi, “Burada ortaya çıkan resim bazı filo katılımcılarının açıkça şiddet niyetinde olduğudur” diye iddia etti. Aslında, bir İsrail klasiği olarak, bunun düpedüz bir yalan olduğunu bilmesine ve büyük medya ağızlarınca sürekli kusulmasına rağmen; bunun amacı, İsrail’in 1’nci Filo’ya yaptığı gibi durdurduğu gemilerde ve yolcuların üzerindeki eşyalara el koyma ya da menetme niyetini gizlemektir.
Savunma Bakanı Ehud Barak ve Adalet Bakanı Yaakov Neeman’a göre, İsrail bunun için özel bir deniz mahkemesi kurabilir: “Gelecek (filo) ihlallerine karşı güç kullanım gereksinimini engellemek için gemilere el koymanın caydırıcı bir önlem olacağından hiç şüphe yoktur”.
Ancak bozmak daha çok işe yarar. Dror Feiler, gemileri inceleyen bir dalgıç sayesinde pervane milinin kesildiğini ispatladı. Tamir edilse dahi zaman alacak kesin bir sabotajdı.
Filo-karşıtı Propaganda ve Dezenformasyon
The Washington Post, insani eylemciliği fasit bir çarpıtmaya kötülediği “Gazze Filosu 101” başlıklı bir bölüm yayınladı. İçinde şunlar yer aldı:
· Filo 1 “katılımcıları silahlı olarak gemilerdeydiler. Bazıları şehitliğe hazır olduklarını ilan etmişlerdi. Aynısı bu sene de bekleniyor” denildi.
· Organizatörler, geniş bir koalisyon ve Filistin-yanlısı, Hamas-yanlısı şemsiye örgüt olarak nitelendirildi. Aynı zamanda resmen “terörist organizasyon” gösterilen Türk İHH yardım kuruluşuna Ankara’nın gitmeme baskısı yaptığı söylendi. Ayrıca İsrail istihbaratına atıfta bulunarak Gazze’ye Özgürlük Hareketi’nin “terörist bağlantılara sahip tehlikeli organizasyonları” içerdiği ifade edildi.
· Gazze’yle ilgili bir ton yalan listesi yayınladı. Bunlar içinde hayatın orada kolaylaştığı, “İsrail’in artık neredeyse (saldırılarda kullanılmasından korktukları hariç) tüm malzemelere izin verdiği” gibi yalanlar yer aldı.
· 2010 Mavi Marmara katılımcılarının “insani yardımlarla değil, silahlar, bıçaklar, metal borular ve zincirlerle silahlı olduğunu… Gemide insani yardım olmadığını ve organizatörlerin şiddet niyetinin kayıtlı olduğunu” söyledi.
· İsrail’in kışkırttığı ve sürdürdüğü silahlı çatışma esnasında İsrail’in “Uluslararası hukuk otoritelerinin (İsrail) ablukasını yasal saydığını” öne sürdü. Yasadışı abluka dâhil İsrail cinayetleri için Gazzelileri suçladı.
· Yukarıdaki tüm iddialar, art niyetli ve yalandır. İsrail savaş suçlarını ve insanlığa karşı işlediği cinayetleri desteklerken, buz gibi gerçekler yerine arsız yalanları koymaya çalıştı.
28 Haziran’da İsrail Dışişleri Bakanı Avigdor Lieberman, katılımcıların “yüzleşme ve kan” planlandığını iddia ederek konuya dâhil oldu: “Açıkça kışkırtma için oradalar, birçok televizyon ekranında yüzleşme ve kan arıyorlar. Uslanmaz terör eylemcileri” de aralarında bulunuyor.
Bu arada Dışişleri Bakanlığı ile İsrail güvenlik ve savunma yetkilileri, 26 Haziran’daki kabine toplantısında teröristlerin ya da herhangi bir terör grubuyla ilişkili birilerinin katıldığına dair bir bilgi olmadığını söyledi.
Gelenlerin AB, ABD ve Kanada’dan insan hakları eylemcileri olduğunu, şiddet amaçlayan bomba-atan, silah taşıyan, bıçak kullanan, kimyasal taşıyan aşırılar olmadığını söylediler. Dahası, İsrail askerleriyle bir çatışma olursa, barışçıl katılımcıların, “daha zor bir kamuoyu diplomasisi” doğurduğunu bildirdiler.
Yine de Lieberman, yolculuğu engellemek için yabancı yetkililere muazzam bir baskı yaptığı imasında bulundu. Buna mukabil Fransız Dışişleri sözcüsü Bernard Valero filoyu şu şekilde tanımladı: “Gerilimleri artırmaktan başka bir şeye yaramayacak kötü bir fikir”. Her gün Libyalı sivilleri katleden Fransız uçaklarını yok sayarak, “şu an için çatışma için daha fazla nedene ihtiyacımız yok” dedi. Valero şunları da ekledi: “Gemilerin ayrılmasını engelleyecek yasal yollarımız yok fakat BM Genel Sekreteri dahil diğerleriyle birlikte buna karşı olduğumuzu açıkça ifade ettik”.
28 Haziran’da İsrail Ulusal Haber yazarı Tzvi Ben Gedelyahu, “Filo, Savaş için mi Barış için mi? Öldürmek için Entrika Suçlamaları” başlığını kullanarak şunları ifade etti: “Deniz ambargosunu delecek planlı çabayı bozmak için İsrail, ağır diplomatik ve (dez)enformasyon kampanyası içindedir.”
Gerçekten de bunu yapmak için her şeyi kullanıyorlar. Propaganda, sabotaj, siyasi baskı, İsrail Hukuk Merkezi Shurat HaDin’in açtığı anlamsız davalar ve uluslararası sularda müdahale… Belki işler kontrolden çıkınca 2010’un bir tekrarını da yapacaklar.
Jerusalem Post yazarı Yaakov Katz’ın 28 Haziran’daki “Filolar ve Yürüyüşler Mevsimi Analizi” başlığını taşıyan makalesinde şunları yazdı: Bu sefer daha hazır olarak, “Deniz komandoları, gemilere daha hızlı iple inmek için yeni teknikler geliştirdi. Ayrıca su topları, saldırı köpekleri ve Hapishane Servisleri’nden elit Masada Birimi’nden kontrol uzmanlarına sahipler.”
Ayrıca İsrail, misyonu ve katılımcıları itibarsızlaştıracak sürekli bir dezenformasyondan başka medyayı nasıl “kontrol edeceğine” dair “açık bir strateji ya da politika formüle edemedi” diye de yazdı.
İsrail-yanlısı Stand With Us organizasyonu, Flotillafacts.com sitesi yayına soktu.
Art niyetle gerçekleri yanıltarak şu yalanları söyledi:
· “Uluslararası Hukuku İhlal Eden Filo Şiddeti Kışkırtma Niyetinde”.
· Bu filolar barış-karşıtıdır,
· Gazze’yi yöneten terörist Hamas grubuna uluslararası baskı yapılmalıdır.
· 2010’da “İsrail-karşı aşırılar ve Türk cihatçılar İsrail’in deniz ablukasını ihlal etmek için bir filo organize ettiler.
· Mavi Marmara “cihatçıları, bıçakla, demir sopalar ve silahlarla (İsrail komondolarına) şiddetle saldırdı. Dokuz cihatçı öldürüldü.
· Gazze’ye insani yardım götürme kisvesi altında, bu sene aynı İsrail-karşıtı aşırılar başka bir uluslararası filo planlıyor.
Bu sitede “2011 Filo 2 Temel Gerçekleri” adlı bir bölüm daha bulunuyor. Buz gibi İsrail yalanlarını kusarak, korkakça ifade edemedikleri gerçekleri yok sayıyorlar.
Kötülüğüyle ün salmış Amerika’nın Anti-Defamation League, eşit insan haklarına destek ve Anti-Semitizm’e savaş kisvesi altında İsrail-yanlısı propaganda ve İsrail eleştiricilerine karşı karalama kampanyası başlattı.
24 Haziran’da web sitesi (adl.org) “2011 Gazze Filosu Arka Planı” başlıklı bir yazı yayınlandı.
· İsrail-karşıtı, Siyonizm-karşıtı, Hamas-yanlısı katılımcılar geliyor. 2010 şiddetli çatışmalarından sorumluların yanında Gazze’ye Özgürlük Hareketi de bulunuyor. İsrail’in silahsız, barışçıl eylemcilere karşı şiddeti kışkırttığından bahsetmek elbette yok.
· İsrail’in “ablukasının temel nedeni İsrailli sivilleri hedef alan süregelen roketlere ve İsrail askeri Gilad Shalit’in kaçırılmasına karşı savunma önlemidir.” Aslında Shalit bir savaş esiridir. Gazzelilere karşı IO(D)F saldırısı kurbanıdır. Dahası Hamas’ın ev yapımı roketleri, gelişmiş terör silahlarını kullanan İsrail saldırılarına bir cevaptır.
· “İsrail, her gün Gazze’ye mal girişine izin veriyor. Özellikle gıda, ilaç, yakıt ve elektrik gönderiliyor.” Aslında abluka sınırlamaları çok az hafifletilmiştir. Her şeyin eksikliği duyuluyor. Yoksulluk, işsizlik ve sefalet aşırı bir haldedir. Birçok inşaat malzemesi yasaklanmış ve Dökme Kurşun yıkımının yeniden inşası engellenmektedir. Yakınlardaki bir rapora göre, İsrail engellediği için tıp malzemeleri ve ilaçların ciddi eksikliği bulunmaktadır.
· “Gazze’de insani kriz yoktur”. Aslında, yıllardır sürmektedir. ADL’in yok saymayı tercih ettiği uzun zamandır var olan yavaş bir soykırım politikasının neticesinde daha da kötüleşmiştir.
· Mayıs 2010’da Gazze’ye Özgürlük Filosu 1’le “çatışmadan kaçınmak için İsrail ve IDF birçok çaba gösterdi”. Aslında IDF komandoları, iyi-planlanmış bir terör saldırısını yeniden sahneledi. Hedefteki Mavi Marmara’daki Türk eylemcilerinin resimlerini kullanarak onları soğukkanlılıkla katlettiler.
· Ne olursa olsun, İsrail’in “bağımsız Turkel Komisyonu, İsrail’in hareketini araştırdı ve değerlendirdi. Gazze ablukası ve (müdahale) esnasında güç kullanımının uluslararası hukuka uygun olduğunu buldu”. Yalan söylediler. Şiddet dışı katılımcılara uluslararası sularda insanlığa karşı İsrail’in cinayetlerini temize çıkardılar.
Diğer 50 ABD Siyonist örgütü gibi ADL de İsrail öncül grubudur. Demagoji yaparak en kanlı İsrail cinayetlerini desteklemektedirler ve fesat İslam-karşıtı propaganda yapmaktadırlar. Özgürlük ve adalet isteyen Filistin-yanlısı gruplara iftiralar atmaktadırlar.
The New York Times 4 Temmuz’da rezil bir şekilde ADL’in bir mektubunu yayınladı. Mektupta şu ifadeler yer aldı. “Amerikan (Filo) katılımcılarının kendilerini Amerikan Güneyi’nde Özgürlük Yolcuları olarak benzetmelerini iğrençliktir. Özgürlük Yolcuları, tarihin doğru tarafında yer alan pasifistlerdir. Filo organizatörleri (İsrail’e meydan okuyup), bir Filistin terör örgütü Hamas’la aynı saftadırlar”.
Aslında Filo eylemcileri, modern Özgürlük Yolcuları’dır. Adil olarak seçtikleri ve arsızca terörist olarak yaftalanan bir hükümetin altında yaşayan Gazzeli sivillere karşı İsrail’in terör ablukasına karşı denizden ve karadan gelen Özgürlük Yolcuları’nın ta kendileridir.
Daha öncekiler gibi gelmektedirler. Gazze ablukası sona erene kadar ve Filistinliler kendi topraklarında, kendi ülkelerinde, işgal olmadan özgürleşene kadar gelmeyi sürdürecekleridir. Ne ADL nefreti ne de İsrail terörü onları durduramayacaktır.
Son söz
29 Haziran’da Haaretz yazarı Amira Hass Fransız gemisi “İtibar” ve İrlanda gemisi “Özgürlük”ün Yunanistan’dan ayrılan (sabotaja uğradığı için tamir edilen hariç) diğerleriyle buluşmak için demir aldığını söyledi.
28 Haziran’da New York Times yazarı Scott Sayare “İsrail Müdafaa Grubu Gazze Filosu’nun Ayrılmasını Geciktirmeye Yardım Ediyor” başlığını kullandı
İsrail-yanlısı Shurat HaDin “gemilerden yedisinin sigortası olmadığını ve doğru kaydının olmadığını öne sürdü”. Komiktir kendisini “sivil toplum örgütü” saymaktadır. Aynı zamanda 30 deniz sigorta firmasını tehdit ederek, “terörist bir organizasyona yardım ettikleri” için gemileri sigortalamanın onları davalarla karşı karşıya bırakacağı iddia etti.
27 Haziran’da Max Blumenthal İsrail-yanlısı, nefret-salyacısı Rahip John Hagee’nin Shurat HaDin’in asli kurucularından olduğunu söyledi. Aslında onun ideolojisi totaliter bir Hıristiyan ahlakıdır. Beyaz Hıristiyan üstünlüğünü, ırksal nefreti, eşcinsel-yasakların, erkek hâkimiyetini ve İslam’a karşı önleyici savaş gibi saçmalıkları savunur.
Ne olursa olsun Shurat HaDin onun parasını alıp ruh ikizleri olduklarını öne sürebilir. Gazzelilere insani yardımın ulaşmaması için tüm çabaların arkasında olsunlar yeter.
* Stephen Lendman, Chicago’da yaşayan bir aktivist. Progressive Radio Network’de radyo programları yapıyor.
Bu makale Oğuz Eser tarafından Timeturk.Com için tercüme edilmiştir.