$

Dolar

49,1516

€

Euro

55,3723

£

Sterlin

64,9842

₣

Frank

59,3834

₺

Gram Altın

6.614,3800

₿

Bitcoin

4.241.608

$

Dolar

49,1516

€

Euro

55,3723

£

Sterlin

64,9842

₣

Frank

59,3834

₺

Gram Altın

6.614,3800

₿

Bitcoin

4.241.608

Türkiye

BDP'lilerin yemin haberinde çelişkiler

TBMM'de yeni bir yemin krizi yaşanacak. Ancak bu kez gerekçe Kürtçe değil. BDP gelişmeleri yalanlarken Altan Tan, 'sorun var' dedi.

17.06.2011 - 14:52
kemalozer
BDP'lilerin yemin haberinde çelişkiler
Fotoğraf: Arşiv
Linke Tıkla, Timeturk'ü Favorilerine Ekle

Dünyanın hiçbir demokratik rejiminde böyle bir yeminin olmadığını belirten BDP'liler, böyle bir yemin etmelerinin mümkün olduğının belirtiyor.

'Emek Demokrasi ve Barış' bloğunun listesinden vekil seçilen Ertuğrul Kürkçü, Sırrı Süreyya Önder ve Levent Tüzel'in Meclis'te yapılacak olan yemin töreninde, 'Atatürk ilke ve inkılaplarına bağlı kalacağıma' cümlesini okumak istemediği iddia edilmiş ve bu iddianın Meclis'te ikinci bir yemin krizi doğuracağı ifade edilmişti. Ancak söylentilerin ardından açıklama yapan Selahattin Demirtaş, "Meclis'teki yemin töreninde kriz olmayacak. Bu yöndeki haberler doğru değil" diyerek iddiaları yalanladı.

BDP'nin Hakkari'den bağımsız milletvekili seçilen eski Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, meclisteki yemin töreninde 3 milletvekilinin metni söylemek istememelerinden dolayı kriz çıkabileceği haberlerinin doğru olmadığını belirterek, "Gündemimizde böyle bir şey yok. Bu yöndeki haberler doğru değil" dedi.

BDP'nin desteğiyle İstanbul'dan bağımsız milletvekili seçilen Levent Tüzel, Sırrı Süreyya Önder ile Mersin'den seçilen Ertuğrul Kürkçü'nün ırkçı söylemler bulunduğu gerekçesiyle yemin metni içinde yeralan 'Atatürk ilke ve inkılaplarına bağlı kalacağıma', 'Anayasaya sadakatten ayrılmayacağıma' ve 'Büyük Türk Milleti önünde namusum ve şerefim üzerine and içerim' ifadelerini okumayacakları ve kriz çıkacağı haberleri gazetelerde yayınlandı.

Hakkari'den Milletvekili seçilen BDP eski Genel Başkanı Selahattinh Demirtaş, gazetelerde yer alan haberleri yalanladı. Demirtaş, "Gündemimizde böyle bir şey yok. Bu yöndeki haberler doğru değil, Yemin töreninde kriz olmayacak" dedi.

BDP'DEN YALANLAMA

'Emek Demokrasi ve Barış blokunun listesinden vekil seçilen Ertuğrul Kürkçü, Sırrı Süreyya Önder ve Levent Tüzel'in yemindeki "Atatürk ilke ve inkılaplarına bağlı kalacağıma" cümlesini okumak istemediği yönündeki haberler yalanlandı.

 

Milliyet gazetesinde yayınlanan BDP’nin desteklediği sosyalist kökenli Levent Tüzel, Sırrı Süreyya Önder ve Ertuğrul Kürkçü’nün milletvekili yeminini okumak istemediği yönündeki haberi partililer ve milletvekilleri tarafından yalanlandı. Sosyalist kökenli üç milletvekilinin, ırkçı söylemler bulunduğu gerekçesiyle yemin metnini okumama yönünde görüş beyanında bulunduğu iddia edilmişti.

Haberde Tüzel, Önder ve Kürkçü’nün, yemin metninin içinde yer alan, "Atatürk ilke ve inkılaplarına bağlı kalacağıma", “Anayasaya sadakatten ayrılmayacağıma” ve “Büyük Türk Milleti önünde namusum ve şerefim üzerine and içerim” ifadelerini, düşüncelerine ters olduğu gerekçesiyle okumayacakları öne sürülmüştü.

DEMİRTAŞ: "KRİZ OLMAYACAK"

Bu haberin ardından BDP' nin eski Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'tan konuyla ilgili açıklama geldi.

Demirtaş, Meclis'teki yemin töreninde 3 milletvekilinin metinde yer alan "Atatürk ilke ve inkılaplarına bağlı kalacağıma" sözünü söylemek istememelerinden dolayı kriz çıkabileceği haberlerini yalanladı, "Gündemimizde böyle bir şey yok. Bu yöndeki haberler doğru değil" dedi.

Evrensel gazetesinin haberine göre ise Ertuğrul Kürkçü, söz konusu yemin metninin tartışmalı bir metin olduğunu, ancak böyle bir gündemlerinin de hiçbir zaman olmadığını belirterek haberi yalanladı. Haberle ilgili kendisiyle görüşülmediğini dile getiren Kürkçü, şöyle devam etti: “Eğer bu haber bir sızdırmaya dayanıyorsa vahim. Haberde adı geçen sosyalist vekillerle BDP’nin diğer milletvekilleri arasına kama sokulmaya çalışılıyor demektir. Eğer sızdırma değilse yine vahim. Haber bizimle hiç konuşulmadan neye göre yapılmıştır. En basit gazetecilik ilkelerinin bile bu açıdan ihlal edildiği açık. Milliyet gazetesinin yazı işlerinin de böylesi bir haberi bizlerin görüşüne başvurmadan yani, gazeteciliğin en basit ilkesi olan 5 N 1 K’yı bile çiğneyerek yayınlamış olması da ayrıca vahim. Bunu bir provokasyon girişimi olarak görüyorum.”

ÖNDER: ASLI ASTARI YOK

Blokun İstanbul Milletvekili Sırrı Süreyya Önder de, kendisiyle bu habere dair konuşulmadığını söyledi. Yemin metninin tartışmalı bir metin olduğunu ancak, ‘Yemin krizi çıkarmak’ gibi bir gündemlerinin olmadığını dile getirerek “Aslı astarı yok. Böyle şeylerle uğraşacak vaktimiz de yok” dedi.

TÜZEL: HABER MANİDAR

Blokun İstanbul Milletvekili Levent Tüzel de, yemin metni tartışmalı bir metin olsa da, böyle bir gündemlerinin olmadığını dile getirirken, “Bu haberin bize sorulmadan yapılması da manidar” dedi.

ALTAN TAN: BENİM YEMİNL SORUNUM VAR

Diyarbakır'dan bağımsız milletvekili seçilen Altan Tan, 'ideolojilerine ters ifadeler içerdiği gerekçesiyle bağımsız seçilen bazı milletvekillerinin milletvekili yeminini etmek istemedikleri' iddiasına ilişkin, 'yeminle benim sorunum var' çıkışında bulundu...

Diyarbakır'dan bağımsız milletvekili seçilen Altan Tan, "ideolojilerine ters ifadeler içerdiği gerekçesiyle bağımsız seçilen bazı milletvekillerinin milletvekili yeminini etmek istemedikleri" iddiasına ilişkin, "Yeminle benim sorunum var. Yani Kemalizme bağlılık yemini olan bu yemin, itikaden yanlış, İslam hukukuna göre yanlış. Bir anayasal zorunluluk olursa yemin edersem edeceğim, bunun ötesinde de Allah'tan özür talep edeceğim" dedi.

İstanbul Bilgi Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümünün düzenlediği

"İsyanlar ve Seçimler: Ortadoğu'nun Türkiye'si" konulu panele telefonla bağlanan Tan, Türkiye'nin bir yol ayrımında olduğunu savundu.

Tan, Türkiye'nin önünde dil ve başörtüsü sorunu, tarikatlar ve cemaatler, Kürt sorunu, Alevilerin cemevi talepleri gibi önemli sorunlar bulunduğunu belirterek, bunların halledilmesi için yeni bir toplumsal uzlaşmanın senedi olarak yeni bir anayasaya ihtiyaç duyulduğunu ifade etti.

Türkiye'nin en önemli ve cevabı merakla beklenen sorusunun bütün bu toplumsal taleplerin ciddi bir uzlaşmayla çözüp çözemeyeceği olduğunu dile getiren Tan, bu seçimlerinden sonra en önemli konunun bu olduğunu vurguladı.

Tan, AK Parti ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın "doğru düzgün bir anayasa mı, yoksa mevcut olanı restore ederek mi bir netice çıkaracağı"nın merak edildiğini ifade ederek, şunları kaydetti:

"Şu an başörtülüler, Müslüman dindar çevreler, kendi kimlikleriyle sadece üniversitede okumak değil, kamusal alanda da var olmak istiyor. Dini eğitimin sivil topluma bırakılmasını istiyorlar. Kendi inançlarına göre toplumsal yaşantılarını da düzenlemek istiyorlar. Aynı şekilde Kürtler de Kürtçe anadilde eğitim, yerinden yönetim istiyor. Alevi vatandaşlarımız da Diyanet İşleri'nin kaldırılmasını ya da din derslerin mecburi olmamasını, cemevlerinin açılmasını istiyor. Gayrimüslimler ise hem etnik hem de dini taleplerinin karşılanmasını istiyor. Şimdi önümüzdeki soru şu; yeni anayasa bunlara cevap verebilecek mi, vermeyecek mi? Eğer birileri çıkıp da 'cemevlerinin açılması Diyanete aykırı, cemevleri ibadethane değil' derse, birileri 'başörtüsü üniversitede olsun, ama kamusal alanda olmasın' derse, birileri -ki başbakan bunu söylüyor- 'Kürtçe anadilde eğitim ülkeyi böler, demokratik özerklik ülkeyi parçalama projesidir' derse o zaman bu yeni anayasa nasıl yapılacak ya da kısmı değişiklikler neye yarayacak?"

Yeni anayasanın bütün talepleri karşılayacak yeni bir sözleşme olması gerektiğini vurgulayan Tan, "Yoksa kemalizmi, totaliter laikçi ulus devleti allayıp pullayıp 3-5 tane maddeyi değiştirerek bunun adına da yeni anayasa dersek, toplumdaki çatışma, gerginlik, muhalefet devam edecek. Hele hele Kürtler hiçbir şekilde bu kandırmaca ve oyalamayı kabul etmeyecek, biz 36 milletvekili kabul etsek bile... İnşallah aklı selim galip gelir. Bunda da bir standart koyalım diyoruz, ne benim ne Tayyip Erdoğan'ın ne de Kılıçdaroğlu'nun. Bir pazarlık şeklinde değil, önce bir kriter koyalım ortaya ve buna hepimiz uyalım" diye konuştu.

Altan Tan, "ideolojilerine ters ifadeler içerdiği gerekçesiyle bağımsız seçilen bazı milletvekillerinin milletvekili yeminini etmek istemedikleri" yönündeki bir soruya da şu cevabı verdi:

"Kürtçe yemin edecekler mi etmeyecekler mi? Bu çok merak ediliyor. Bugün toplanıyor grubumuz, bunların hepsini konuşacağız. Ancak yeminle benim sorunum var. Yani Kemalizme bağlılık yemini olan bu yemin, itikaden yanlış, İslam hukukuna göre yanlış. Bir anayasal zorunluluk olursa yemin edersem edeceğim, bunun ötesinde de Allah'tan özür talep edeceğim. "

İstanbul'dan bağımsız milletvekili seçilen Sırrı Süreyya Önder de panele telefonla bağlanarak, Diyarbakır'dan Adıyaman'a gittiğini, bu nedenle de panele katılamadığını söyledi.

Önder, Ortadoğu'da yaşananların birçok açıdan okunabileceğini belirterek,

"Ortadoğu'da insanları geleceksizleştirdiler. Artık kimse mevcut sistemler içinde kendisi için gelecek tahayyülünde bulunamaz duruma geldi. Bu, Türkiye'nin tümü için de şamil olabilecek bir olgu. Bugün Türkiye'de Türkü, Kürdü, Lazı, Çerkezi, yoksulu, genci, herkes için bir geleceksizleştirme operasyonu aldı başını gidiyor" diye konuştu.

Bir geleceksizleştirme dalgasının bütün dünyayı kasıp kavurduğunu savunan Önder, şunları kaydetti:

"İnsanlar da farklı kesim, sınıf, katman hep birlikte buna itiraz ediyor. Ülkemizde olan bundan biraz daha farklı. Birinci ve ikinci dünya savaşlarından daha uzun süren bir Kürt savaşı var, bir iç savaş hali var. Bunun artık sürdürülebilir olmaktan çıkma hali söz konusu. Bu hal, olumsuz bir anlam içeriyor. Bu hal ancak bütün zalimce, gayri insani, hukuk dışı yüzlerce yol denendikten sonra varılan bir nokta. "

Bu haber hakkında ne düşünüyorsunuz?

Etiketler:

İlgili Haberler

YORUMLAR

0 Yorum

Yorum Yazın