Baykal, "Eskiden yeniçeriler ve halk selamlığa dolar 'Mağrur olma padişahım senden büyük Allah var' diye uyarırlardı. Kimi? Padişahı uyarırlardı. Şimdi Türkiye'de böyle bir uyarıya ihtiyaç var" dedi. CHP eski Genel Başkanı Baykal, 12 Haziran'a 6 gün kala eleştirilerin dozunu yükseltti. Baykal, seçim çalışmalarını memleketi ve seçim bölgesi Antalya'nın Gündoğmuş ve Akseki ilçeleri ve beldelerinde sürdürdü. 2 bin nüfuslu Gündoğmuş'ta 20 araçlık bir konvoyla karşılanan Baykal'ı parti minibüsü 'Efsanevi Genel Başkan' diye anons etti. Baykal, burada yaptığı konuşmada demokrasilerde değişim ve yenilenmenin esas olduğunu söyledi. AK Parti iktidarının 9 yıldır işbaşında olduğunu hatırlatan Baykal, "Al bir 4 yıl daha sana veriyoruz demek çok yanlış olur. 9 yıldan beri ne yapacaklarsa yaptılar. Yani bugüne kadar ne yaptılarsa yine onu yapacaklar" diye konuştu. Bu süre boyunca iktidarın 'millet ekonomik sıkıntı, gençler işsizlik çekerken önce kendi yakınlarına, çoluk çocuğuna iş, kazanç imkanları, avantaj sağladığını' savunan Deniz Baykal, şunları söyledi: "Bu çok yakışıksız bir olaydır. Devlet adamı önce halkı düşünecek, önce milletin çocuklarını düşünecek. Önce toplumu düşünecek. Önce kendini düşünürsen olmaz. Bu iktidarın önce milleti, halkı düşünmeden kendisini düşündüğü ortada. Maşallah iktidar büyüklerinin çocuklarının hiçbir sorunu yok. Bir eller yağda bir elleri balda. Alışveriş merkezlerinde en gözde dükkanlar onların, en yüksek krediler onların, kuyumcu dükkanları, sıfır KDV pırlantalar, elmaslar onların. Her türlü destek onlara. Bu yanlış. Bu dengesizliği ortadan kaldırmak lazım." 'Senden büyük Allah var'
Türkiye'de değişim ihtiyacı kendini açık bir şekilde ortaya koyarken demokrasinin vatandaşa da sorumluluk yüklediğini kaydeden Baykal, "'Bir dakika arkadaş' diyecek, gerekeni yapacak. Şimdi onun zamanıdır. Hepimize düşen görev bu. 'Sen çok şımardın. Senden büyük Allah var.' Eskiden yeniçeriler ve halk selamlığa dolar, 'Mağrur olma padişahım senden büyük Allah var' diye uyarırlardı. Kimi? Padişahı uyarırlardı. Şimdi Türkiye'de böyle bir uyarıya ihtiyaç var" diyerek konuşmasına devam etti. Korku ortamı yaratıldı
Baykal, bu uyarı görevini vatandaşın üstlenmesi gerektiğini, devlet kurum ve kuruluşlarının Cumhurbaşkanlığı makamı dahil böylesine bir sorumluluğu üstlenmekten uzak olduğunu savundu. Baykal, Gündoğmuşlulara, "Allah'ınızı severseniz söyleyin, bugüne kadar Sayın Cumhurbaşkanı'nın bu iktidarın bir tek yanlışına 'Dur' dediğinizi gördünüz mü? Peki bugüne kadar bu iktidarın bir tek yanlışı olmadı mı, her yaptığı mükemmel mi?" diye seslendi. AK Parti'nin iktidarda kaldığı süre boyunca toplumsal korku ortamı yarattığını savunarak açaklamalarına devam eden Baykal, herkesin ağzını açamaz hale geldiğini savundu. Başbakan ipini kopardı
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve TBMM Başkanı Mehmet Ali Şahin'in Meclis görüşmeleri sırasında aralarında geçen "Siz mi susturacaksınız ben mi susturayım?" konuşmasını hatırlatan Baykal, şöyle konuştu: "Meclis Başkanı orada duruyor. Meclis'te tartışma çıkmış, Başbakan birisine ceza verilsin istiyor. Yetki, sorumluluk, yönetim Meclis Başkanı'nda. Meclis Başkanı'na diyor ki 'Sen mi ceza vereceksin ben mi vereyim?' Sen kimsin ya? Arkadaşlar böyle ülke olmaz, böyle demokrasi, hukuk devleti olmaz. 9 yıl içinde bu hale geldi. Yani şımardı artık. İpini kopardı. Eteğinden çekin bunun." Korku dağları bekliyor
Deniz Baykal, Başbakan Erdoğan'ın işadamı İnan Kıraç'ın 'CHP birinci parti olacak' açıklamasının ardıdan yaptığı değerlendirmelerle kimsenin konuşmadığı bir ülke özlemini bir şekilde dile getirdiğini savundu. Baykal, "Bir işadamı çıktı, dedi ki, 'CHP birinci parti olacak.' Adam çıktı, 'Sen ne risk aldığının farkında mısın?' dedi. 'İşadamısın kendine gel' dedi. Arkadaş, memlekette her vatandaş haklı haksız, doğru yanlış bir tahmin söyler. Tutar tutmaz. O tahmin tutmazsa iddiaya girmiş iddiasını kaybeder. Elbisesine girmişse karşısındaki adama elbise alır. Yemeğine iddialaşmışsa yemek ısmarlar. Arkadaşlar insanlar konuşamaz hale geldi. Korku dağları bekliyor" diye konuştu. CHP eski Genel Başkanı Deniz Baykal, Gündoğmuş'un ardından ilçeye bağlı Köprülü Beldesi'ne geçti. Halen yükseklerinde karın erimediği beldede Baykal, kahvede konuştu. Baykal, ilk kez milletvekili seçildiği 1973 yılında geldiği ve bir daha uğramadığı beldede, 38 yıl aradan sonra yaptığı konuşmada yoksulluğun bir devlet meselesi olduğunu söyledi. Baykal, yoksullukla mücadelenin Deniz Feneri veya benzeri derneklere havale edilemeyeceğini savundu. Olcay Baykal'ı görmek istediler
Konuşmasının ardından kahvenin yanında kendisini bekleyen kadınların yanına geçen Baykal'a seslenen beldenin kadınları, eşi Olcay Baykal'ı da getirmesini istedi. Baykal, bu isteği "Daha bugün Antalya'ya geldi" diye karşılık verdi. Aksekililere kendini anlattı
CHP eski Genel Başkanı Deniz Baykal, Antalya'nın Akseki İlçesi'nde, Ömer Duruk çay bahçesinde vatandaşlarla biraraya geldi. Çiftçinin borç içinde olduğunu, çiftçiliğin para kazandıran bir faaliyet türü olmaktan çıktığını belirten Baykal, "Çiftçilik kaybetmeye mahkum bir faaliyet haline geldi. Çiftçinin kazanç şansı hemen hemen hiç yok. 'Hayaldi gerçek oldu' diyor ya, gerçekti hayal oldu" dedi. Tarıma sahip çıkılması gerektiğini anlatan Baykal, girdi fiyatlarının hızla arttığı bir ortamda en önemli politikanın bunu indirmek olacağını belirtti. Baykal, "En önemli girdi fiyatı ne? Mazot. Mazotu bir indirsek bu çiftçiye yapılacak en büyük iyilik olur" diye konuştu. CHP iktidarında mazotun 1.5 TL'den satılacağını belirten Deniz Baykal, bunun hesabı kitabı yapılmış, gerçekçi bir polikita olduğunu aktardı. Baykal, şunları söyledi: "Şimdi bakın 'Seçim zamanı, siyasetçiler başladılar uçmaya. İşte geliyorlar, milletin oyunu alacağız diye. Yok mazot şöyle, bilmem ne böyle, birbiri ardına vaat ediyorlar' diye düşünebilirsiniz. Birileri nitekim aynen böyle söylüyor. Şimdi bakın ben 30 yıldır buralardayım. Bir günden bir güne size ben üç tane oy alacağım diye inanmadığım bir vaatte bulundum mu? İnanmadığım bir konuda size yanıltıcı açıklama yaptım mı? Yalan söyledim mi? Değerli arkadaşlarım, gün oldu birbirimize inanmadık, güvenmedik. Destek verdik vermedik. Ama bizim en çok karşımızda olan hemşerilerim de takdir ederler ki, biz daima inandığımızı söyledik. 'Deniz Baykal ne inanıyorsa onu söyler, yalan konuşmaz, boş vaatte bulunmaz, beğensek de beğenmesek de sözüne güvenilir bir siyasetçidir' der"dedi. Deniz Baykal, buradaki konuşmasının ardından seçim çalışmalarına Akseki'nin beldelerinde devam etti.
dha