Erdal Uslu / TİMETURK / Halep
Özgürlük ve adalet talebiyle sokaklara dökülen halkı bir yandan tank, top ve tüfekle sindirmeye çalışan ve şu ana kadar binin üzerinde insanı katleden, binlercesini de tutuklayan Baas rejimi diğer taraftan ‘Hizbullah’ ve ‘PKK’ gibi örgütlerle işbirliğini geliştirerek, bunlardan hem sünni askerlerin çoğunlukta olması hasebiyle isyan etme ihtimali bulunan askeri birlikleri baskı ve kontrol altında tutmak, hem de gösterileri bastırmakta kullandığı artık gündemde ciddi olarak yer almaya başladı.
Deraa’da halka karşı silah kullanmadığı için öldürülen bir Kürt askerin akrabası ‘Orient’ adlı Suriye televizyona bağlanarak, bu askerin telefonda kendilerine (bir haftadır bir kaç arkadaşıyla kaçma yollarını aradıklarını ama Lübnan şivesiyle konuşan silahlı milislerin geceleri kendilerini denetlediğini) naklettini dile getirmişti. Bir Kürt aktivist bu kişilerin muhtemel ‘Hizbullah’ üyeleri olabileceğini ve bu tip haberlerin artık sıkça duyulduğunu bu bakımdan ciddiye alınması gerektiğini söylemişti.
Deyrizzor bölgesinden basına beyanatta bulunan görgü şahitleri sık sık bölgenin İran askerleri ile Hizbullah üyelerinin kontrolü altında olduğunu dile getirmektedirler. Kanada’da yaşayan aktivist Halef Halid defalarca Deyrizzor ve Deraa’da ‘Hizbullah’ın’ bulunduğuna dair kesin bulgulara sahip olduğunu belirtmiştir.
Baba Esad döneminde muhtemel bir askeri darbe tehlikesine karşı özel bir şekilde yapılandırılan Suriye Ordu’sunda Nusayri asker ve subayların görev yaptığı Cumhuriyet Muhafızları ve 4. tümen Şam ve civarında mevzilendirilmiş, Sünni subayların yer aldığı birlikler ise Şam’dan uzak alanlara (İsrail sınırı, Deyrizzor, Homs ve Halep) yerleştirilmiştir. Bugün Homs ve Deraa bölgelerinde bazı birliklerin 4. tümen ve “şebiha” adı verilen milislerle çatışmaya girdiği haberleri gelmektedir. Mesela dün Deraa’nın İnhal ilçesinde 15. tümenin 4. tümenle çatışmaya girdiği ve olayların büyümesinden çekinen 4. tümenin İnhal’den çekildiği aktivist Ammar Kurbi ve bölge sakinleri tarafından dile getirildi. Aslında görev gereği bu bölgelerde bulunmaması gereken 4. tümene ait birlikler diğer birlikleri kontrol etmek üzere bu bölgelere gönderilmiştir.
Suriyeli muhalif internet sayfalarına göre İran'ın Şam'a desteği sadece askeri ve güvenlik boyutta değil. Ülkede internetin nasıl filtreleneceği ve muhaliflerin internet üzerinden nasıl takip edileceği konularında da İranlı teknisyenler Suriye'de çalışma yürütüyor. Suriye bugüne kadar İran ya da başka bir dış ülkeden yardım aldığı iddialarını tamamen reddediyordu. İran'da fiziki olarak herhangi bir yardımda bulunmadığını açıkladı. Ancak Tahran rejiminin siyasal anlamda Suriye'ye desteği açık.
TALABANİ'DEN SURİYELİ KÜRTLERE ÇAĞRI: AYAKLANMAYIN
Öte taraftan, El Cezire televizyonuna telefonla bağlanan bağımsız bir Kürt aktivist olaylar başladığında bazı kürtlerin Kandil’e giderek gösterilere katılıp katılmama hususunda Murat Karayılan’a danıştıklarını, ama kendilerine katılmama yönünde bir talimat verildiğini söylemişti. Bugünlerde de bine yakın PKK gerillasının muhtemel bir müdahale halinde Suriye saflarında savaşmak üzere Suriye’ye geçtiği haberleri gündemde yer almaktadır. Bu görüşmenin detayları PKK'nin resmi sitesi firatnews sitesinde de yayımlanmıştı.
"Suriye Kürtlerle masaya oturmalı" diyen karayılan 29 Mart'ta yaptığı açıklamada, "Kürtler savaş istemiyor, istikrarsızlık istemiyor. Kürtler, demokratik bir Suriye ve özgür Kürt olmak istiyor. Ayrıca, Suriye devletinin Kürt kimliğini tanıması gerekiyor. Kürtlerin siyasi, kültürel ve toplumsal taleplerinin karşılanması gerekiyor. Diğer bir ifadeyle, ülke, demokratik bir ülke, demokratik bir Suriye olmalı. Kürtler de kendi kendisini yönetmeli, özerk olmalı. Demokratik olmalı, özgür olmalı. Halklar üzerinde bu kadar baskı, farklı uluslar ve kültürlerin zorla kullanarak bastırıldığı dönem değişiyor. Suriye’nin bu gerçeği artık görmesi ve tanıması gerekiyor, meseleye de bu şekilde yaklaşması gerekiyor. Eğer bu hükümet Kürt sorununu çözmek istiyorsa, Kürtlerle dostluk yapmalı. Kürtlerin de buna açık olması gerekiyor, diyaloga açık olması gerekiyor. Kürtlerin muhalefet ile de diyaloga açık olması gerekiyor. Biz bir taraf kapatılsın demiyoruz" dedi.
Bu arada, Celal Talabani ve Mesut Barzani’nin Suriye Kürtlerinin yönetime karşı ayaklanmaması için heyet gönderdiği belirtildi. Talabani heyetinin Suriye’deki Kürt liderlere maddi destekte bulunduğu ve Suriye’deki şartların düzeleceğine dair Beşşar Esad yönetiminden söz aldıklarını açıkladıkları bildirildi.
SURİYE MUHABERATI SON KOZLARINI OYNUYOR
Suriye son dört günden bu yana muhaliflerin etkili olduğu tüm şehirlerin üstüne orduyu sürmüş durumda. Göstericilere uygulananan şiddette sınır tanımayacağını rejim son olarak Pazar günü tamamen kadınların katılığı bir protesto eylemine katılanlara ateş açıp 4 kadını öldürerek göstermişti.
Uluslararası toplumdan destek alan ve İran'ın da maddi desteğiyle Suriye rejimi artık ayakta kalmak için tüm gücüyle ülkedeki muhalefetin peşine düşmüş durumda. Ülkede yaşanan manzaralar İki sene önce seçimlerin ardından İran'da başlayan muhalif gösterilerin bastırılması sürecini anımsatıyor.
Suriye'de muhalefetin buna karşı soluğunun yetip yetmeyeceği büyük oranda bu Cuma günü gerçekleştirilecek olan gösterilerde cevabını bulacak. Kısa bir süre içerisinde çok geniş bir kitle tabanına yayılan hareketin bir iki haftalık bir operasyonla bastırılması pek mümkün gözükmüyor. Son harekat Esad rejiminin artık son hamlesi. Eğer muhalefetin gücü bu hamleyi aşmaya yeterse Suriye'de çok ani ve hesapta olmayan değişimler yaşanabilir.
İlgili haber için tıklayın: