$

Dolar

49,5565

€

Euro

55,7692

£

Sterlin

66,1467

₣

Frank

60,1706

₺

Gram Altın

6.633,2100

₿

Bitcoin

4.056.923

$

Dolar

49,5565

€

Euro

55,7692

£

Sterlin

66,1467

₣

Frank

60,1706

₺

Gram Altın

6.633,2100

₿

Bitcoin

4.056.923

Genel

Meğer Ortadoğu'yu değiştiren tokat hiç atılmamış

Tunus'ta Zeynelabin Bin Ali, Mısır'da Hüsnü Mübarek'in devrilmesine neden olan ve bugün Suriye, Yemen ve Bahreyn gibi ülkelerde kanlı olayların yaşanmasının kıvılcımını çakan hadise, Tunus'ta kadın bir zabıtanın tezgahına el koyduğu üniversite mezunu

24.04.2011 - 12:06
cihan_
Meğer Ortadoğu'yu değiştiren tokat hiç atılmamış
Fotoğraf: Arşiv
Linke Tıkla, Timeturk'ü Favorilerine Ekle

Tunus'ta Zeynelabin Bin Ali, Mısır'da Hüsnü Mübarek'in devrilmesine neden olan ve bugün Suriye, Yemen ve Bahreyn gibi ülkelerde kanlı olayların yaşanmasının kıvılcımını çakan hadise, Tunus'ta kadın bir zabıtanın tezgahına el koyduğu üniversite mezunu Muhammed Bouazizi'yi tokatlaması olmuştu. Bouazizi'nin olayın ardından kendini yakması da büyüyerek, bugün Kuzey Afrika ve Ortadoğu'da bir devrim rüzgarının esmesine yol açmıştı. Ancak tutuklandıktan sonra 4 ay hapis yatan olayın diğer kahramanı kadın zabıta Fedia Hamdi, geçtiğimiz hafta serbest bırakıldı ve acı bir açıklamada bulundu: "Tokat atmadım."

    Ortadoğu'daki devrimi başlatan tokadı attığı iddia edilen Hamdi, ilk röportajını İngiliz The Observer gazetesine verdi. Açıklamasında yanlış yere 4 ay hapis yattığını söyleyen 46 yaşındaki kadın zabıta, "Bir günah keçisi haline getirildim. Kasvetli bir adaletsizlik olduğunu hissediyorum ve kimsenin benim hikayemi dinlemek istememesi bana acı veriyor." dedi.

    Fedia Hamdi, gazeteye konuşana kadar daha önce hiç kamuoyuna yönelik bir açıklamada bulunmamıştı. 111 gün tutuklu kalan ve geçtiğimiz Salı günü serbest bırakılan Hamdi, olayların başladığı Sidi Bouizid kentinde çıkarıldığı mahkeme tarafından suçsuz bulundu. Mahkemede Muhammed Bouazizi ile yaşadığı olaya ilişkin tanıklık eden 5 kişiden dördü, herhangi fiziksel bir müdahale olmadığını söyledi. Sadece bir tanık, tokadı gördüğünü belirtti.

    Hamdi de röportajında "Ona (Bouazizi) hiç vurmadım. Bu imkansız çünkü ben bir kadınım. Öncelikle, kadınların erkeklere vurmasının yasak olduğu bir Arap toplumunda yaşıyorum. İkinci olarak da korkmuştum, ben sadece işimi yapıyordum." dedi. Hamdi olay günü yerel saatle 11.30 civarında yanında bir başka belediye görevlisi ile birlikte Bouazizi'nin meyve-sebze tezgahının yanına gelmiş, kuralların burada satış yapmasını yasakladığı konusunda da ısrarcı oldu ve buna izin vermeyeceğini söylemişti. Anlatılan hikayeye göre kendisinden rüşvet istenen Bouazizi teklifi kabul etmemiş ve tezgahına el koyulmuştu. Bouazizi heyecanlanınca da Hamdi yüzüne bir tokat atmıştı. Muhammed Bouazizi'nin "yediği tokat" bir anda ülke genelinde efsaneye dönüşmüştü.

    Ancak hiç evlenmemiş ve çocuğu olmayan bir kadın olan Hamdi, olayın böyle olmadığını belirtiyor. O gün işini yapmaya çalıştığını belirten ve Bouazizi'nin yasalara göre satış yapmasının yasak olduğunu belirten Hamdi, gitmesini istediğinde Bouazizi'nin ellerini tuttuğunu ve parmağını incittiğini kaydediyor. Kendisine çok kızdığını görünce Bouazizi'yi serbest bıraktığını; ancak ceza olarak tezgahındaki birkaç muz ve biber aldığını belirten Hamdi, "Ardından işime döndüm ve daha sonra da evime gittim. Yanlış bir şey yapmadım." diye ekliyor.

    Hamdi'ye göre Bouazizi, kendisini bıraktığında çok "histerik" bir durumdaydı ve "ne yaptığının farkında değildi." Sidi Bouzid sakinlerinden adının açıklanmasını istemeyen biri de Bouazizi'nin niyetinin kendisini öldürmek olmadığını; sadece tehdit amaçlı kendisini yaktığını söylüyor.

    Ancak olayın bunda sonra yaşanan kısmı konusunda ise hemen hemen herkes hemfikir. Bouazizi'nin tezgahını polis istasyonundan almaya çalıştığı; ancak geri çevrildiği, ardından yerel valiyle görüşme isteğinin de reddedildiği belirtiliyor. Ardından ise valilik önünde kendisini ateşe veren Bouazizi, hastanede hayatını kaybediyor. Bouazizi kendini yaktıktan sonraki birkaç saat içinde ise Sidi Bouzid meydanında 4 bin kişi protesto gösterisi düzenliyor. Bouazizi, birden Zeynelabidin rejimine karşı olanların sembolü haline geliyor.

    Fedia Hamdi de olayları yatıştırmak isteyen Zeynelabidin'in emriyle önce ev hapsine alınıyor ardından da Gafsa'daki bir hapishaneye gönderiliyor. Hamdi, burada geçirdiği günleri ise "kimse kendisini dinlemek istemediği için acı dolu" olarak niteliyor. Hamdi'ye göre kendisini suçlayanlar sadece medya. Sadece "zaten Zeynelabidin'in etkisinde olan" Tunus medyasına kırgın olmayan Hamdi, doğrulukla ünlenmiş uluslar arası medyanın tavrından da şoke olduğunu söylüyor. Hamdi, Zeynelabidin hakkında da Tunus halkıyla aynı şeyleri düşünüyor ve devrimden mutlu olduğunu söylüyor.

    Hamdi, hapiste geçirdiği süre içerisinde de doktorlar müdahale edene kadar 15 gün açlık grevinde bulunmuş. Bu dönemde çok acı çektiğini belirten Hamdi, ailesi, meslektaşları ve zabıta arkadaşlarının da toplumdan dışlandığını, kimsenin onları dinlemediğini anlatıyor.

    İşine geri döneceğini belirten Hamdi, oğullarını "şehit" olarak gören Bouazizi ailesi hakkında ise konuşmayı reddediyor ve "Önüme bakmak istiyorum." diye ekliyor.

Bu haber hakkında ne düşünüyorsunuz?

Etiketler:

İlgili Haberler

YORUMLAR

0 Yorum

Yorum Yazın