Antalya Ticaret Borsası (ATB) ve Batı Akdeniz Ekonomisini Geliştirme Vakfı (BAGEV) Başkanı Ali Çandır, 'Enflasyon canavarının ağzı hala açılıyor' dedi.
BAGEV Başkanı Çandır, yaptığı yazılı açıklamada, mart ayı enflasyon rakamlarını değerlendirdi.
Çandır, mart enflasyonu için piyasa beklentilerinin yüzde 0,70-0,80 aralığında ve İTO perakende fiyatlarının yüzde 0,83, TÜİK'in de mart ayı tüketici enflasyonunu (TÜFE) yüzde 0,42 olarak açıkladığını belirtti. Bu fiyat artışının beklentilerin oldukça altında çıksa da iki aydır sürekli gündemde tuttukları ve ilerisi için büyük bir risk olarak gördükleri üretici-tüketici fiyat artışları arasındaki farkın hala açılmaya devam ettiğini kaydeden Çandır, açıklamasında şunları kaydetti:
'Üretici fiyatlarında (ÜFE) açıklanan yüzde 1,22'lik artış, yıllık ÜFE-TÜFE farkını üç kata yaklaştırmıştır. Yıllık ÜFE'nin yüzde 10,08 ve TÜFE'nin de yüzde 3,99 olduğu gidişatın sürdürülemezliğini dile getirmeye devam edeceğiz. Enflasyon canavarının ağzı hala açılıyor.
Üstelik önümüzdeki ayların ÜFE'leri içerisinde sadece geçen yılki Nisan ayı değeri yüzde 2,35 gibi yüksek bir artışı gösterirken, diğer tüm aylar geçen yıl düşük seyretmiş hatta dört ay negatif olarak gerçekleşmiştir. Bu da göstermektedir ki bizler sadece önümüzdeki Nisan ayında nispeten düşen bir ÜFE beklentisi içerisinde olurken, geçen yılın diğer aylarında böyle bir beklenti çok iyimser kalacaktır. Üretici fiyatları açısından bir diğer risk, sanayi ve imalat kalemlerindeki yüzde 1,34 ve 1,48'lik artışlardır. Halbuki genel olarak bu mevsimde tarım fiyatları, sanayi ve imalatın üzerinde seyretmiştir.'
Uzun süredir Türkiye ortalamasının altında seyreden bölge enflasyonunun, mart ayındaki yüzde 0,69'luk rekora çok yakın bir yükselişle uçuşa geçmiş gözükmekte olduğuna dikkati çeken Çandır, şöyle devam etti:
'26 bölgeli enflasyon ligimizde 0,01 puanlık farkla birinciliği Tekirdağ bölgesine kaptırmış bulunmaktayız. İlk bakışta artan turizm ve tarım hareketliliğine bağlansa da harcama kalemlerine dikkatli bakıldığında bunun pek gerçekçi olmadığı görülecektir. Zira, sadece giyim kaleminde Türkiye ortalaması yüzde 0,77 iken bölgemizde yüzde 4,39 gibi çok yüksek bir artış gözlenmektedir.
Diğer harcama kalemlerinde ise birbirine yakın değişimler söz konusudur. Hatta otel, lokanta ve eğlence, kültür gibi turizm hareketliliğini anlatan kalemlerde bölgemiz fiyat değişimleri ortalamanın çok altında kalmıştır, gıda ise aynı çıkmıştır. Dolayısıyla bölgemiz ve kentimizdeki bu ortalama üstü fiyat artışının kaynakları yerleşik nüfusumuzla ilgilidir demek gerekir.'