$

Dolar

49,0029

€

Euro

55,5453

£

Sterlin

64,7927

₣

Frank

58,6905

₺

Gram Altın

6.540,9100

₿

Bitcoin

4.130.020

$

Dolar

49,0029

€

Euro

55,5453

£

Sterlin

64,7927

₣

Frank

58,6905

₺

Gram Altın

6.540,9100

₿

Bitcoin

4.130.020

Türkiye

Erdoğan: Libya'ya silah doğrultmayacağız

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ''Türkiye asla ve asla Libya halkına silah doğrultan taraf olmayacaktır'' dedi.

22.03.2011 - 13:03
mustafaorman
Erdoğan: Libya'ya silah doğrultmayacağız
Fotoğraf: Arşiv
Linke Tıkla, Timeturk'ü Favorilerine Ekle

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ''Türkiye asla ve asla Libya halkına silah doğrultan taraf olmayacaktır'' dedi. 

Erdoğan, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, Libya ve bölgede yaşananlara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. 

''Biz neyi, nerede ve nasıl söyleyeceğimizi, nasıl söyleyeceğimizi çok iyi biliriz'' diyen Erdoğan, Türkiye'nin değişimin, demokrasinin, insan haklarının ve ifade özgürlüğünün tarafında olduğunu kaydetti. Erdoğan, ''Bizim Libya ile ilişkimiz petrol ilişkisi değildir, çıkar ilişkisi değildir'' şeklinde konuştu. 

Libya'daki olaylar başladığı andan itibaren taraflarla diyalog kurduklarını anlatan Erdoğan, ilişkinin kopmasının her şeyin kopması anlamına geldiğini ifade etti. 

Başbakan Erdoğan, Libya'ya yönelik insani yardım operasyonunun şemsiyesinin BM olması gerektiğini bildirdi ve NATO'da devam eden toplantıda Türkiye'nin görüşlerinin taraflara bildirileceğini kaydetti. Erdoğan, ''Mecliste de milletvekillerinin bilgilendirilmesi amacıyla bir oturum yapılmasının planlandığını'', Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'nun da muhalefet partilerini bilgilendireceğini dile getirdi. 

Başbakan Erdoğan, ''Türkiye asla ve asla Libya halkına silah doğrultan taraf olmayacaktır'' dedi. 

Halen Libya'da bulunan Türk vatandaşı sayısının 500'ye yakın olduğunu anlatan Erdoğan, bunların da kendi istekleriyle orada kaldığını söyledi.

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, BDP'li Bengi Yıldız ve Sebahat Tuncel'in, Nevruz kutlamalarındaki tavırlarını eleştirerek, ''Milletvekili sıfatına rağmen eline taş alıp sokaklara çıkacak kadar, kamu görevlisine elini kaldıracak kadar aklını, mantığını, izanını yitirenlere rağmen millet sağduyu içinde kutlamasını yaptı'' dedi. 

Erdoğan, partisini grup toplantısında yaptığı konuşmada, dün Türkiye başta olmak üzere ortak coğrafyada coşkuyla kutlanan Nevruz Bayramı'nı tebrik etti. 

Nevruz Bayramı'nın tüm millete, kardeş ülkelere, insanlığa hayırlar getirmesini temenni eden Erdoğan, ''Baharın müjdecisi olan Nevruz'un özellikle bugünlerde bir kez daha derin acılar yaşanan coğrafyamızda yüreklerde de ruhlarda da bahara vesile olmasını niyaz ediyorum'' dedi. 

     Başbakan Erdoğan, şunları kaydetti: 

''Bahar, yenilenme, tazelenme anlamını taşıyan, bunun yanında kardeşliği, dayanışmayı, barışı simgeleyen Nevruz'un bu yıl da bazı şehirlerimizde şiddet eylemlerine dönüştürülmek istendiği gördük. Neyse ki milletimiz istismara, tahriklere kulak asmadı. Milletvekili sıfatına rağmen eline taş alıp sokaklara çıkacak kadar, kamu görevlisine elini kaldıracak kadar aklını, mantığını, izanını yitirenlere rağmen millet sağduyu içinde kutlamasını yaptı. Bir milletvekili, milletvekilliği onurunu, şerefini, milletin kendisine yüklediği emaneti bu kadar ayaklar altına alabilir mi? Gençleri tahrik etmek, sokağa dökmek, şiddeti teşvik etmek için her türlü kirli tezgahı kuranlar şimdi de bizzat kendileri şiddete başvurmaya başladılar. 

Dokunulmazlık zırhının ardına sığınıp polise tokat atmak en hafif tabiriyle densizliktir. Bu olayla ilgili derhal hukuki sürecin başlatılmasını istiyoruz. Bu densizliğin hesabının hukuk çerçevesinde mutlaka sorulmasını istiyoruz. Bunun da sonuna kadar takipçisi olacağız. Benim Kürt kökenli vatandaşımın da kendisini temsil ettiği iddiasında olanların nasıl bir ruh hali içinde olduklarını görmelerini istiyorum. Bunlar şiddetten, tahrikten, istismardan besleniyor. İstismar zeminleri kayboldukça bunlar da kendilerini kaybediyor. Ellerine taş alarak, polise tokat atarak bizzat kendileri şiddet uyguluyor.

Gençleri sokağa dökmek istediler, başaramadılar. 4-5 yaşında çocukların ellerine taş verdiler, kendi kirli emelleri için çocukları kullandılar, başarılı olamadılar. Şimdi herhalde iş başa düştü şiddeti kendileri ele aldılar. Gereken yapılacak, hukuk çerçevesi içinde bu şiddetin hesabı da sorulacaktır. Ben milletimize sağduyusundan dolayı teşekkür ediyorum.''

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, herkese, özellikle de gençlere, Çanakkale Şehitliği'ni ziyaret etmeleri tavsiyesinde bulunarak, ''Çanakkale'deki şehitlik, Çanakkale şehitlerinin bir kahramanlık abidesi olduğu kadar bizim millet olarak, 74 milyonun kardeşliğinin de bir abidesidir'' dedi. 

Erdoğan, partisinin TBMM Grup Toplantısında yaptığı konuşmada, Moskova'da, Türkiye-Rusya İş Forumu'nun açılışına katılarak iş adamlarına hitap ettiğini, Başbakan Vladimir Putin ve Devlet Başkanı Dimitriy Medvedev ile görüştüğünü, Medvedev'in de katılımıyla Türkiye-Rusya Üst Düzey İşbirliği Konseyi'nin ikinci toplantısını gerçekleştirdiklerini anımsattı. 

Toplantının önemli sonuçlarından birinin Türkiye ile Rusya arasındaki vizelerin kaldırılması olduğunu belirten Erdoğan, iki ülke arasında vizenin karşılıklı olarak kaldırılmasının, kısa süre öncesine kadar hayal dahi edilemeyecek bir adım olduğunu kaydetti. 

Medvedev'in mayıs ayındaki Türkiye ziyareti sırasında, bu konuda bir anlaşma imzalandığını, anlaşmanın yürürlüğe giriş tarihi olarak 17 Nisan gününü belirlediklerini ifade eden Erdoğan, artık 17 Nisan'dan itibaren iki ülke arasında vizesiz seyahatin başlayacağını dile getirdi. 

Erdoğan, iki ülke arasında vizelerin kalkmasının, iş adamlarının seyahatini daha rahat temin edeceğini, her iki ülkenin turizm gelirlerinin artmasını da olumlu yönde etkileyeceğini söyledi. 

Başbakan Erdoğan, Moskova'da Rusya'nun önemli enstitülerinden biri olan Rusya'ya diplomat yetiştiren, Türk öğrencilerin de okuduğu Moskova Devlet Diplomasi Enstitüsünde kendisine verilen fahri doktora unvanını aldığını ve burada öğrencilere hitap ettiğini belirtti. 

Moskova'dan Tataristan Cumhuriyeti'nin başkenti Kazan'a geçtiğini belirten Erdoğan, Tataristan'ın ortak kültür, kan ve kardeşlik bağı dolayısıyla Türkiye'nin yakın iş birliği içinde olduğu cumhuriyetlerden biri olduğunu ifade etti. 

Erdoğan, Tataristan Cumhurbaşkanı Rüstem Minnihanov'un misafiri olarak gittiği ülkenin başkenti Kazan'da, 2013 yılında yapılacak Dünya Üniversite Oyunları için inşa edilecek tesislerin müteahhitliğine talip olduklarını ifade ettiklerini bildirdi. 

Gerek Rusya gerek Tataristan Cumhuriyeti'nde, Türk iş adamlarının yoğun yatırımları bulunduğunu belirten Erdoğan, ''Yatırımlarımızın yanı sıra müteahhitlerimizin de başarılı projelere imza attıklarını gördüm. Dünya genelinde olduğu gibi Rusya'da da çok güzel bir imaja sahip olan müteahhitlik firmalarımızın, başta üniversite oyunları olmak üzere gelecek dönemde daha fazla iş yükleneceklerini umut ediyoruz'' dedi.

     Erdoğan, Tataristan'da Merkez Camisi'ni, Ortadoks dünyasının tarihi itibarıyla da önem verdiği kiliseyi ve Cumhurbaşkanlığı makamını ziyaret ettiklerini belirtti. 

''Kardeşlik Abidesi''- 

Çanakkale Deniz Zaferi'nin 96. yıl dönümü kutlamalarına katılmak üzere 18 Martta Çanakkale'ye gittiğini belirten Erdoğan, buradaki törenlerde, Çanakkale kahramanları ve tüm şehitleri bir kez daha hayırla yad ettiklerini söyledi. 

Erdoğan, şöyle devam etti: 

''Her fırsatta, özellikle gençlerimize şehitlikleri ziyaret etmelerini, orada şehitlerimizin ruhuna bir Fatiha göndermelerini, mezar taşlarındaki isimlere ve o isimlerin memleketlerine dikkat etmelerini tavsiye ediyorum. Çanakkale'deki şehitlik, Çanakkale şehitlerinin bir kahramanlık abidesi olduğu kadar, bizim millet olarak 74 milyonun kardeşliğinin de bir abidesidir. Bu bakımdan durumu değerlendirmek çok büyük önem arz ediyor. Diyarbakır'dan Edirne'ye, Samsun'dan Adana'ya, İzmir'den Ankara'ya kadar her ilimizden Mehmetçiğin orada koyun koyuna yattığını görüyoruz. Sadece Türkiye'den değil, çok daha geniş coğrafyadan kardeşlerimizin de Çanakkale'ye geldiklerini, bize destek verdiklerini, dedelerimizle omuz omuza çarpışarak orada bir kardeşlik destanı yazdıklarını anlıyoruz. 

Şunu da ifade etmek durumundayım; biz iktidara geldiğimizde Çanakkale Şehitliği adeta bir harabeydi. Ortak bir heyet oluşturduk. Heyetimiz önce o zaman Devlet Bakanımız Beşir (Atalay) Bey'in riyasetinde, burada bir çalışmayı başlattı. Bu çalışmayla birlikte şu ana kadar 50 trilyon liralık bir yatırım yapmak suretiyle Çanakkale Şehitliği, Gelibolu Yarımadası'nı meydana getirdik. Oradaki yatırımlarımız bitmiş değil. Bundan sonraki süreçte de bu devam edecek. 

O dönemde maalesef arzu etmediğimiz bir yapı vardı orada. Orada Yeni Zelandalıların, Avusturalyalıların oradaki kabristanları çok çok farklıydı ama bizim ki ne yazık ki hakikaten bir viraneydi. Şimdi ise gerek Şehitler Abidesi gerek Kilitbahir Kalesi, Namazgah Tabyası, Yahya Çavuş Şehitliği, Ertuğrul Tabyası başta olmak üzere tüm o bölgeyi elden geçirdik. Yeni bir yatırım daha yapıyoruz. Aynen İstanbul'daki, 'Panoroma 1453' diye şu anda ifade edilen çok farklı bir müze anlayışı ile kurulmuş olan bir yatırımı, şimdi de aynen orada yapacağız ve orada, 'Panorama 1915' olarak Gelibolu'da inşa edilecek. 

Çanakkale Deniz Zaferi'nin 96. yıl dönümü tebrik ediyor, aziz şehitlerimizi şükran, minnet ve rahmetle anıyorum. Allah rahmet etsin, İnşallah mekanları cennet olsun diyorum.''

Libya Hassasiyeti

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Libya'daki dönüşümün sorunsuz olabilmesi yönünde hassasiyetleri bulunduğunu belirterek, ''Bir kardeş katliamı yaşanmasın, bir kaos ortamı oluşmasın diye çırpınıp durduk. Libya kendi meselesini harici müdahalelerle değil kendisi çözsün, istikametini kendisi belirlesin istedik'' dedi. 

Erdoğan, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, Türkiye'nin Libya ile ilişkisinin ''petrol, çıkar ilişkisi'' olmadığını vurguladı. Başbakan Erdoğan, ''Bunu aslında Libyalı kardeşlerimiz zaten çok iyi biliyorlar. Türkiye'nin Libya'da buna yönelik bir hesabı olmadığını onlar çok iyi biliyorlar. Libya'daki müteahhitlik hizmetleri, yatırımlar... Buna yönelik bir ilişki de asla değildir'' dedi. 

Türkiye'nin Libya ile temasının, oradaki vatandaşların can güvenliğini sağlamanın yanı sıra özellikle Libya'nın birlik ve beraberliği, bütünlüğü ile ilgili olduğunu belirten Erdoğan, şöyle devam etti: 

''Trablus'un da Bingazi'nin de her bir ferdi bizim öz be öz kardeşimizdir. Atasözlerimize bile girmiş. Fizan'ın, Atatürk'ün ve diğer birçok erlerin hatırasına girmiş olan Tobruk'un, Derne'nin derdi hiç şüphesiz bizim derdimizdir. 

Libya'da hadiseler başladığı andan itibaren taraflarla diyalog halinde olduk. Bir tarafla değil her iki kesimle diyalog halinde olduk. Bunu başladığı andan itibaren sürdürdük. Kaddafi ile de görüşmelerimizi bizzat yaptık. Oğluyla da Başbakan ile de yaptık. Sürekli görüşmelerimiz oldu. Aynı şekilde Dışişleri Bakanımın görüşmeleri... Bunları sürekli devam ettirdik. Niye? Çünkü ilişkinin koptuğu an herşeyin koptuğu bittiği andır. Diplomaside ilişki koparılmaz. İlişki, tam aksine sürdürülür. Mısır'daki, Tunus'taki gibi Libya'da da değişimin kansız, çatışmasız, sorunsuz gerçekleşebilmesi için kılı kırk yaran bir hassasiyet içerisinde olduk. Ne yazık ki bu başarılamadı. 

Nasıl ki Libya'dan tahliye çalışmalarını saniye saniye izlediysek, Libya'daki gelişmeleri, buradaki kardeşlerimizin şartlarını da saniye saniye, an be an izledik. Şu ana kadar Libya'da son tespitlerimize göre 500'e yakın vatandaşımız var. Onlar da gelme talepleri olmadığından oradalar. Bunun dışında 25 bin vatandaşımızı tahliye ettik. 6 bin civarında yabancıyı aynı hassasiyetle tahliye ettik.'' 

 Konuyla ilgili yaptıkları telefon görüşmelerinde hassasiyetleri göz önünde bulundurduklarını anlatan Erdoğan, bu görüşmelerin devam ettiğini söyledi. 

Son olarak dün akşam ABD Başkanı Barack Obama ile bir telefon görüşmesi yaptığını anımsatan Erdoğan, ''Önceki gün İngiltere Başbakanı ardından Hollanda Başbakanı ile görüşmelerimiz oldu. David Cameron aradı. Kendisiyle Libya konusunu yarım saat görüştük, değerlendirdik ve bundan sonraki sürece yönelik neler olabilir, bunları değerlendirdik'' şeklinde konuştu. 

"Onurlu bir şekilde çekilmeleri" 

Libya Lideri Muammer Kaddafi ile temaslarında, ''onurlu bir şekilde çekilmeleri'' tavsiyesini ilettiklerini belirten Erdoğan, ''Libya'nın tamamının güveneceği, ismi üzerinde bütünleşeceği bir kişiye resmi olarak bunu terk etmesi noktasında tavsiyelerimiz oldu'' dedi. 

''Tekrar ediyorum, bizim hassasiyetimiz, Libya'daki dönüşümün sorunsuz şekilde olabilmesi içindir'' diyen Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: 

''Bir kardeş katliamı yaşanmasın, bir kaos ortamı oluşmasın diye çırpınıp durduk. Libya kendi meselesini harici müdahalelerle değil kendisi çözsün, istikametini kendisi belirlesin, değişimi kendi dinamikleriyle gerçekleştirsin istedik. Bizim Libya'ya müdahale, askeri operasyon konusundaki endişemiz son derece haklıdır. Bu tür operasyonların geçmişte hiçbir fayda sağlamadığını, tam tersine can kayıplarını artırdığını, işgale dönüştüğünü, ülkelerin birlik ve bütünlüğünü ciddi şekilde zedelediğini gördük ve yaşadık. 

Paris Toplantısı'nı elbette sorgulayacak, elbette eleştireceğiz. Libya'ya yönelik -altını çizerek ifade ediyorum- sadece ve sadece insani yardım amaçlı operasyonun şemsiyesi BM olmalıdır. Yani operasyon meşru bir zeminde yürütülmelidir. BM Güvenlik Konseyi'nin almış olduğu 1970 ve 1973 sayılı kararlar bu çerçevede yorumlanmalıdır. Biz Türkiye olarak NATO'da yapılacak toplantıda tutumuzu, görüşlerimizi taraflara bildireceğiz. Şu anda toplantı halindeler. Ardından da kamuoyunu bilgilendireceğiz. Toplantı normalde dün yapılacaktı ama bugüne ertelendi. Bizim ilkesel tutumumuz zaten belli. Uygulamadaki tutumuzu da taraflara orada ifade edeceğiz.'' 

Başbakan Erdoğan, TBMM'de milletvekillerini bilgilendirmek amacıyla oturum yapılmasını planladıklarını ifade ederek, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'nun da son gelişmelerle ilgili olarak bilgi vermek amacıyla muhalefeti ayrıca ziyaret edeceğini bildirdi.

AA

Bu haber hakkında ne düşünüyorsunuz?

Etiketler:

İlgili Haberler

YORUMLAR

0 Yorum

Yorum Yazın