$

Dolar

48,9852

€

Euro

55,7696

£

Sterlin

65,0312

₣

Frank

58,9189

₺

Gram Altın

6.512,5400

₿

Bitcoin

4.115.123

$

Dolar

48,9852

€

Euro

55,7696

£

Sterlin

65,0312

₣

Frank

58,9189

₺

Gram Altın

6.512,5400

₿

Bitcoin

4.115.123

Türkiye

Kaddafi ayaklanmasının altında yatan tarih

Libyalılar tarihinden kopuk değil. Dedeleri, bazı durumlarda babaları, İtalyanlara karşı savaştı. Yani bir direniş temeli, gerçek bir tarihi anlatı, Kaddafi'ye karşı direnişin altında yatıyor.

03.03.2011 - 13:01
turan
Kaddafi ayaklanmasının altında yatan tarih
Fotoğraf: Arşiv
Linke Tıkla, Timeturk'ü Favorilerine Ekle

Robert Fisk* / TİMETURK

Zavallı yaşlı Libyalılar. Kaddafi’nin 42 yılının ardından, direniş ateşi hiç bu kadar güçlü yanmamıştı. Libya’nın münevverleri ise dışarıda kaçak.

Libyalılar, her zaman işgalcilere karşı koydular, tıpkı Cezayirliler, Mısırlılar ve Yemenliler gibi. Fakat Sevgili Liderleri oldu olası kendini diktatör değil bir direnişçi olarak göstermiştir. Bu nedenle dün Trablus’taki uzun kendi çalıp-oynadığı parodisinde, Mübarek ya da Bin Ali’nin kibirli tonu yerine Mussolini’nin sömürge ordusunun idam ettiği Ömer Muhtar’dan bahsetti.

Peki, Libya’yı kimden kurtaracakmış? Tabii ki, El-Kaide’den. Gerçekten de Yeşil Meydan’daki konuşmasında, Kaddafi’nin söylediği çok ilginç bir şey vardı. Dediğine göre, Libya istihbarat servisi, Guantanamo’daki ABD hapishanesinden el-Kaide üyelerinin serbest kalması için yardım etmiş. Karşılığında da el-Kaide’nin Libya’da faaliyet göstermeyeceği ya da rejimine saldırmayacağı sözünü almış. Fakat iddiasına göre, el-Kaide Libyalılara ihanet etmiş ve ülkede “uyuyan hücreler” kurmuş.

Kaddafi inansın ya da inanmasın, Arap dünyasında Kaddafi gizli servisi ile el-Kaide üyeleri arasında, amacı Kaddafi’nin yıllar önce Bingazi’de karşılaştığı küçük İslamcı ayaklanmanın tekrarlanmasını önlemek olan bağlantılar olduğuna dair söylentiler vardır. 

Birçok el-Kaide üyesi Libya’dan gelmektedir. Bu yüzden soyadı gibi ekledikleri “el-Libi” takma adına sıkça rastlanır. Bir zamanlar Ebu Nidal Filistin suikast gruplarını (asla ona ihanet etmeyen) ağırlayan Kaddafi’nin doğu Libya’daki ayaklanmanın arkasında bir yerlerde el-Kaide olduğundan şüphelenmesi normal.

Söylemeye gerek yok, Kaddafi’nin el-Kaide’nin Birleşik Devletler’in Sovyetler Birliği ile Afganistan’da savaşması için kullanılan Arap mücahitlerinin uydusu olduğunu hatırlatması an meselesidir. Yine de Libya’nın İtalyan sömürgesine karşı yırtıcı direnişi, halkının savaşmayı ve ölmeyi bildiğini ispatlıyor. “Trablusgarp Ülkesi”nde İtalyanlar aynı kaldırımdan karşıdan geliyorsa Libyalıların aşağı inmeleri beklenirdi ve Faşist İtalya Libya’ya diz çöktürmek için işgal birlikleri yanında uçak da kullandı.

İşe bakın ki Libya’yı özgürleştiren İtalyanlar değil İngiliz ve Amerikan güçleriydi. Arkalarında İkinci Dünya Savaşı’nın eski savaş meydanlarında Libyalı çobanlar ölmeye devam ettikçe, Kaddafi rejiminin suyunu çıkarmaktan asla vazgeçmediği Tobruk ve Bingazi çevresinde milyonlarca mayın mirası bırakarak.

Demek ki Libyalılar tarihinden kopuk değil. Dedeleri, bazı durumlarda babaları, İtalyanlara karşı savaştı. Yani bir direniş temeli, gerçek bir tarihi anlatı, Kaddafi’ye karşı direnişin altında yatıyor. Bu nedenle Kaddafi, el-Kaide’nin hayali “düşman” zulmü tehdidine karşı kendi direnişini benimseyerek rejimine destek sağlamaya çalışıyor.

Tunus ve Mısır’dan farklı olarak, Libya’nın “Halk Kitleleri” toplumsal değil kabileseldir. Bu nedenle Kaddafi ailesinin iki üyesi, yeğeni Abdüsselam Elhadi ve kuzeni Mabruk Varfali, Trablus’ta güvenliğin başı ve Bingazi’deki en etkili istihbarat subayıdır. Kaddafi’nin kabilesi, Gueddafi, Sirte ve Sebha arasındaki çölden gelir. Bu nedenle Libya’nın batı kısmı kontrolünde kalmaya devam ediyor.

Hillary’nin Dışişleri bakanlığının gevelediği türden Libya’daki iç savaştan bahsetmek, lafı güzaftır, boş laftır. Tüm devrimler, kanlı ya da kansız, dış güçler karışana dek genelde iç savaşlardır. Batılı uluslar açıkça böle bir niyetleri olmadığını söyledi ve zaten doğu Libya halkı da dış müdahale istemiyor. (David Cameron, bir zahmet not ediver.)

Fakat Kaddafi Çad’da savaşa girdi ve kaybetti. Kaddafi rejimi büyük askeri bir güç değil ve Albay Kaddafi General Kaddafi de değil. Buna rağmen sömürge-karşıtı şarkılar söylemeye sürdürecek ve güvenlik güçleri ülkenin batısını tutmaya hazır olduğu sürece Trablus’ta hava basmaya devam edecek.

Bir uyarı. BM yaptırımları altında Iraklıların Saddam Hüseyin’e karşı ayaklanacakları düşünülüyordu. Ayaklanmadılar, çünkü ekmeksiz, susuz ve parasız ailelerini hayatta tutmakla fazlasıyla meşguldüler. Saddam, 1991 ayaklanması sırasında tüm dört vilayetini kaybetmişti. Fakat geri aldı.

Şimdi batı Libyalılar ekmeksiz, susuz ve parasız yaşıyor. Dün Trablus’un Yeşil Meydanı’nda Kaddafi, “teröristlerden” Bingazi’yi  “kurtaracak” aynı tezkereden bahsetti. Diktatörler birbirlerine güvenmez ya da sevmez. Ne yazık ki birbirlerinden öğrenirler.

*The Independent Köşe Yazarı ve Orta Doğu Muhabiri

Bu makale Oğuz Eser tarafından Timeturk.Com için tercüme edilmiştir.

Bu haber hakkında ne düşünüyorsunuz?

Etiketler:

İlgili Haberler

YORUMLAR

0 Yorum

Yorum Yazın