Dışişleri Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Selim Yenel, Libya'ya yönelik olası bir NATO operasyonunun ters etki yaratabileceği ve halkın devrimi sahiplenme duygusunu azaltabileceği uyarısında bulundu.
ABD'deki düşünce kuruluşu German Marshall Fund'ın düzenlediği panelde konuşan Yenel, Ortadoğu ülkelerinde son dönemde meydana gelen olaylarla ilgili olarak, Ortadoğu'da her ülkenin kendine has olduğunu, bu nedenle geleceklerine dair yollarını da kendilerinin çizeceğini söyledi.
Ortadoğu ülkelerine yönelik, Türkiye için "model" ifadesini kullanmaktan kaçındıklarını ifade eden Yenel, Türkiye'nin yıllar boyunca katettiği sürecin diğer ülkelerde de aynı şekilde yaşanmayabileceğine dikkati çekti.
Yenel, "Bu ülkelere yardımcı olabileceğimize inanıyoruz. Kullanabilecekleri belli örnekler var, ama model olmak farklı bir şey" dedi. Türkiye'nin laik bir devlet olduğunu, bölgedeki birçok ülkenin ise İslami yasaları temel aldığını belirten Yenel, bu yüzden de Türkiye'nin model olmasının tartışılır olduğunu kaydetti.
Değişimlerin yaşandığı bazı Ortadoğu ülkelerinde demokrasinin büyümesine imkan verecek kurumların olmadığını, bu nedenle bu ülkelere yardım etmenin önem taşıdığını bildiren Yenel, ancak dikte edici bir tavır sergilemekten de kaçınılması gerektiğini vurguladı.
-"LİBYA HALKININ DA BU GURURA SAHİP OLMASI..."-
Türkiye'nin Libya'da yaşananlara yönelik, Mısır konusunda gösterdiği tavırdan daha ihtiyatlı yaklaşması yönündeki eleştirileri hatırlatan Yenel, Türkiye'nin bu konuda ihtiyatlı davranmasının, Libya lideri Muammer Kaddafi'nin kendi vatandaşlarını öldürdüğü bir ortamda, ülkede çok fazla Türk şirketi ve Türk vatandaşının bulunmasından kaynaklandığını söyledi.
Yenel, Libya konusunda ABD ile yakın istişare içinde olduklarını kaydetti.
Libya'da bulunan çok sayıdaki muhalefet grubunun ortak yönünün Kaddafi karşıtlığı olduğunu, ancak Kaddafi gittikten sonra ne olacağının ve kimin üstün çıkacağının belli olmadığını ifade eden Yenel, bu nedenle çok temkinli olmak gerektiğini bildirdi.
Yenel, Libya'ya yönelik olası NATO operasyonunun da ters etki yaratabileceği ve halkın olası bir devrimi sahiplenme duygusunu azaltabileceğini belirterek, "Bu konuda aşırı temkinli olmamız gerekiyor. Mısır ve Tunus halkı, ülkelerindeki değişimin kendi demokratik ayaklanmaları sayesinde olduğuyla övünebilirler. (Libya'ya) Dış müdahale ise uzun vadede Libya halkının da bu gurura sahip olmasını engeller" dedi.
Yenel, "İran'da 2009 yılı seçimlerinden sonra yaşanan protestolar ile Mısır'da yaşananlara Türkiye'nin farklı yaklaşım gösterdiğine" yönelik bir soru üzerine, her ülkenin farklı olduğunu, bu nedenle her ülkeye kendi şartlarına göre yaklaşmak gerektiğini söyledi.
Mısır'da devrik Cumhurbaşkanı Hüsnü Mübarek'in iktidardaki tek güç olduğunu ve devlet adamı olarak yapılan açıklamaları dikkate aldığını hatırlatan Yenel, İran'da ise farklı güç merkezleri bulunduğunu ve kamuoyu önünde yapılan açıklamaların İran'ı pek etkilemediğini kaydetti. İran'a aslında Batı ile aynı mesajları verdiklerini ifade eden Yenel, ancak konuları İran' ile daha çok özel diyaloglarda gündeme getirdiklerini bildirdi.
-"ABD YÖNETİMİ BİZİ ANLIYOR"-
İsrail konusunda Mavi Marmara baskını nedeniyle özür ve tazminat beklediklerini hatırlatan Dışişleri Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Selim Yenel, ancak iki ülkenin sorunların üstesinden gelmesini istediklerini söyledi.
Yenel, bölgede nükleer bir İran istemediklerini, ancak yaptırımların da işe yarayacağını düşünmediklerini ve en iyi yolu diplomasi olarak gördüklerini, Türkiye'nin bu konuda ABD ile düşünce bazında değil, yöntem açısından farklı bakış açısına sahip olduğunu ifade etti.
Selim Yenel, İsrail ve İran gibi konularda Türkiye'nin tutumunu ABD yönetiminin anladığını, ancak ABD Kongresi'ne yönelik çalışmalarını artırmaları gerektiğini belirtti.
ABD ile Türkiye arasında bu konularda başta bazı yanlış anlamalar olsa da bunların çözüldüğünü kaydeden Yenel, iki ülkenin ilişkilerinin geliştiğini ve önlerinde daha güzel günler olduğunu söyledi. Yenel, "Artık daha fazla konuşuyoruz, daha önemlisi birbirimizi daha çok dinliyoruz" diye konuştu.
Türkiye'nin bölgesine yönelik yeni aktif dış politikasının "yeni Osmanlıcılık" olarak görülmesini "saçma" bulduğunu belirten Yenel, Türkiye'nin AB üyelik sürecine ilişkin olarak da esprili bir dille "mazoşist gibi görünse de" devam ettiklerini kaydetti.
Yenel, bir soru üzerine, Türkiye ile Ermenistan arasında imzalanan protokollerin şu an TBMM'den geçebileceğini düşünmediğini, Ermenistan'ın Yukarı Karabağ konusunda bazı adımlar atmasına ihtiyaç olduğunu bildirdi. Yenel, süreçte ilerleme konusunda seçimlerden sonra bir şans yakalanabileceğini ifade etti.
Yenel, ABD'nin Ankara Büyükelçisi Francis Ricciardone'nin Türk basınıyla ilgili açıklamasına gelen tepkilere yönelik soru üzerine, ortamda kendisinin de bulunduğunu ve Ricciardone'nin açıklamayı bir sohbet sırasında yaptığını, ancak gazetecilerin bunu yayımladığını söyledi.
Sonrasında durumun "orantısız şekilde büyüdüğünü" belirten Yenel, ancak büyükelçiler olarak açıklamalara dikkat etme ihtiyacının bulunduğunu vurguladı. Yenel, Türkiye'nin "çok duygusal bir ülke" olduğunu, bunun hesaba katılması gerektiğini belirtti.