$

Dolar

47,5229

Euro

54,8595

£

Sterlin

64,1283

Frank

58,8263

Gram Altın

6.191,0400

Bitcoin

2.989.665

$

Dolar

47,5229

Euro

54,8595

£

Sterlin

64,1283

Frank

58,8263

Gram Altın

6.191,0400

Bitcoin

2.989.665

Dünya

Türkiye bölgenin istikrar adası gibi

Ortada bir istikrar adası var: Türkiye

28.02.2011 - 07:32
mustafa
Türkiye bölgenin istikrar adası gibi
Fotoğraf: Arşiv
Linke Tıkla, Timeturk'ü Favorilerine Ekle

Zvi Barel / İsrail gHa'aretz

Diplomatik bozkırın ortasında, yüzlerce Libyalı hayatını kaybederken, Mısır devrimi nereye yöneleceğini bilemezken, Tunus unutulmuşken ve Yemen haberleri gazete sayfalarının diplerine gömülürken, ortada bir istikrar adası duruyor: Türkiye. İsrail’in bakış açısından Türkiye’nin fırtınalı bir denizdeki tekinsiz gemi olduğu doğru, fakat direktörleri başbakana yakın olan bir Türk araştırma enstitüsü iki ülke arasındaki ilişkileri gözden geçirmek için İsraillilerle bir konferans düzenlediğinde, taşlı tarlada ot bitip bitmeyeceğine bakmanız gerekiyor. 

Gerçekten de söz konusu toplantı bir an için şahane durumdayken dibe vuran bir ilişkiyi anlama ve kurtarma çabası gibi görünüyordu, fakat yavaş yavaş itiş kakış ve anlaşmazlığın normal kabul edildiği ve çok da hüsran yaratan bir durum olmadığı ortaya çıktı. İsrail, hâlâ Türkiye’nin İsrail’e, İsrail’in Türkiye’ye olduğundan daha fazla ihtiyaç duyduğu fikrine sıkı sıkı sarılsa da Türkiye halihazırda çok daha iyi bir yerde. 

İsrail’in uluslararası akıbeti 

Türkiye, düşmanlıkları ortadan kaldırıyor. Türkiye, 1990’larda Suriye ve İran’la, yanı sıra kindar bir Irak’la düşmanken, bugün Akdeniz’in doğu kıyısı fiilen ondan soruluyor. İran-Irak-Suriye ekseninde kilit önemde bir bağlantı, ABD stratejisi için vazgeçilmez bir ülke. Üç yıl öncesine kadar İsrail’le ilişkileri nedeniyle kendisine kuşkuyla bakan Arap ülkelerine de sınırsız bir erişime sahip. 

Ankara’daki Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nden Profesör Meliha Altunışık, acımasız bir açıksözlülükle, “İsrail ve Türkiye’nin artık ortak düşmanları yok, dolayısıyla da ortak stratejik çıkarlar ortadan kalkıyor” diye konuşuyor. Ortak düşmanlar ve güncellenmiş bir çıkarlar haritası olmaksızın, Türklerin sorduğu soru şu: İsrail’le dostluk bize ne kazandırıyor? 

Başbakan Tayyip Erdoğan’a oldukça yakın bir stratejik araştırmalar enstitüsünün direktörü Dr. Sedat Laçiner de “Türkiye artık İsrail’e hiçbir şey borçlu değil” diyor. Erdoğan’ın politikalarına karşı çıkan Milliyet gazetesi analisti Kadri Gürsel’e göreyse, “İsrail bölgede tecrit edilmiş bir ülke ve ne kadar tecrit olursa, o kadar tehlikeli oluyor. Sadece İran’a saldırması bile bölgeyi savaşa sürükleyebilir.” 

Gazze filosu olayını inceleyen BM komitesinde Türkiye’nin temsilcisi olan diplomat Özdem Sanberk de sertlik konusunda aşağı kalmıyor. Sanberk ayrıca Türkiye’nin İsrail’den talep ettiği tazminat ve özürle ilgili anlaşma sağlamaya çalışan İsrail-Türkiye komitesinin de üyesi. “Komitenin anlaşmaya vardığını ve İsrail başbakanının da çözümü kabul ettiğini”, fakat İsrail Dışişleri Bakanı Avigdor Lieberman’ın İsrail’in özür dileme ihtimalini reddettiğini söylüyor. İki ülke arasındaki ilişkilerin yeniden inşa edilmesinin sıkı destekçilerinden Sanberk’in asıl kaygısı, mevcut durumun normal addedilip, değişmesinin imkânsız hale gelmesi. 

Gelinen noktadaki yakıcı soru, BM Genel Sekreteri’nin filo olayıyla ilgili inceleme komitesinin raporunu nasıl ifadeye dökeceği ya da İsrail’in daha kötü mü yoksa daha iyi bir konumda mı kalacağı. İsrail, vakanın bütününden zaten ciddi bir darbe yedi. Türklerin saldırıda hayatını kaybetmesinin ardından, Gazze’ye yönelik abluka büyük ölçüde kaldırıldı. Uluslararası açıdan İsrail, en iyi ihtimalle şeffaf, en kötü ihtimalleyse sağı solu belli olmayan bir ülke haline geldi. 

Türkiye daha kaybedilmedi 

Daha önemli soruysa şu: Geriye kalan tek dostu Filistin Yönetimi lideri Mahmud Abbas olduğunda İsrail, ne tür bir Ortadoğu’yla iştigal etmek zorunda kalacak? Abbas kibar, yumuşak konuşan biri, fakat o da epey uluslararası desteğe sahip ve İsrail’e bağımlılığı azalıyor. Türkiye henüz kaybedilmiş değil. Hâlâ yeni bir dostluk önerilebilir. Bu da özür ve tazminat gerektirecek. Yanlışı ve aptallığı kabul etmek durumunda olacağız, fakat en azından elimizde stratejik bir ortak kalacak.

Radikal

Bu haber hakkında ne düşünüyorsunuz?

Etiketler:

İlgili Haberler

YORUMLAR

0 Yorum

Yorum Yazın