KKTC Başbakanı İrsen Küçük, ülkede mevcut kurulu düzenin olduğu gibi devam edemeyeceğini belirterek, Kıbrıs Türk halkının önemli bir değişimin arifesinde olduğunu vurguladı.
Başbakan Küçük, basın toplantısı düzenleyerek, 'Kamunun Etkinliğinin ve Özel Sektörün Rekabet Gücünün Artırılması' ve üzerinde çalıştıkları sosyal ve siyasal reform programları hakkında bilgi verdi.
Ülkede bir süreden beri ciddi bir huzursuzluk yaşandığını ve ekonomik krizin de etkisiyle yaşanan bu huzursuzluğun görmezden gelinemeyeceğine kaydeden Küçük, 'Hükümet olarak Kıbrıs Türk halkının önünü açacak, onu daha ileriye taşıyacak, refahı daha adil dağıtacak, fırsat eşitliğinin takipçisi ve uygulayıcısı olacak, bir büyük sosyal ekonomik ve siyasal değişim sürecini başlatmakta kararlıyız' dedi.
'Mevcut kurulu düzenin olduğu gibi devam edemeyeceğini, Kıbrıs Türk halkının önemli bir değişimin arifesinde olduğunu' ifade eden Küçük, şöyle konuştu:
'Kıbrıs Türk halkı önemli bir değişimin arifesindedir. Var olan ekonomik kurulu düzenin olduğu gibi devam edemeyeceği açık ve nettir. Var olan sosyal düzenden şikayetler hemen hemen tüm kesimlerden gelmektedir. Var olan demokratik düzenin daha da geliştirilmesi talebi de tüm siyasal ve sosyal kesimlerin talebine dönüşmektedir.'
'Kamunun Etkinliğinin ve Özel Sektörün Rekabet Gücünün Artırılması Programı' ile hedeflerinin sadece kamu maliyesini denetim altına almak değil, sürdürülebilir ekonomik, sosyal ve siyasal düzene ulaşarak geleceği kurtarmak olduğunu belirten Küçük, hükümetin, söz konusu programı halka anlatmakta geç kaldığını belirtti. Küçük, bunun bilinçli uygulanan bir politika olmadığını kaydetti.
Başbakan Küçük, şöyle devam etti:
'Bu program aleyhinde çok şey yazıldı, çok şey söylendi. Program şeytanlaştırıldı, bir yıkım programı olarak tanımlandı. Program Türkiye'nin Kıbrıs Türküne dayatması olarak sunuldu. Program zaman zaman başka siyasi hedeflere de alet edildi. Program tabii ki eleştirilecek. Ancak eleştirilerin yanı sıra bugüne kadar herhangi konuda herhangi bir spesifik önerinin yapıldığını duydunuz mu?'
-'BU DÜZENİ DEĞİŞTİRMELİYİZ'-
'Bu düzenin sürdürülebilir olmadığını, değiştirmek gerektiğini' vurgulayan Başbakan Küçük, şöyle konuştu.
'Bütçemizin yüzde 84'ü kamu çalışanı ve emekli maaşlarına gitmektedir. Toplam bütçenin ortalama yüzde 46'sı personel giderlerine, ortalama yüzde 43'ü ise cari transferlere ayrılmaktadır. Cari transferlere ayrılan kaynağın büyük bir kısmı ise emekli maaşları, emekli ikramiyeleri, kıdem tazminatı ve maaş benzeri ödemelerden oluşmaktadır.
Bu adil bir ekonomik sistem değildir; esnafın, zanaatkarın, özel sektör çalışanın, çiftçinin, hayvancının, küçük ve orta ölçekli işletmelerin devletten beklentilerini maalesef karşılayamaz durumdayız. Bu düzeni değiştirmeliyiz. Bu düzen sürdürülebilir değildir. Milli gelirimizin yüzde 17'sinin kamu personel giderlerine aktarılması sürdürülebilir bir durum değildir. Bu programa karşı çıkanların bu sürdürülemez durumla ilgili ne çözüm önerileri ortaya koyduklarını da duymak isterdim.'
Bu programın kendi hükümetlerinin olduğunu ve uygulayacaklarını, bunun gelecek nesiler için gerekli olduğunu vurgulayan Küçük, 'Programı uygulamakta kararlıyız, ancak hatalarımızı görüp bunları ayıklamaktan da kaçınmayacağız. Diyaloğa açık bir hükümet olacağız' dedi.
Başbakan Küçük, toplumsal kesimlere daha adil, daha paylaşımcı ve daha demokratik bir topluma ulaşmak için uzlaşı çağrısında da bulundu.
'Ülkede bugüne kadar tartışılmayan, siyasi aktörlerin literatürüne hiç girmeyen, ancak büyük bir sorun olarak büyümekte olan fırsat eşitliği olgusunun konuşulması gerektiğini' ifade eden Küçük,'en kısa süre içerisinde fırsat eşitliği, yeni bir seçim sistemi, yerel yönetimlerin güçlendirilmesi, yerinden yönetim ve nüfusla ilgili çalışmaları başlatarak, tüm paydaşlarla bir diyalog süreci içerisine gireceklerini' vurguladı.
Kesintilere de değinen Başbakan Küçük, bundan sonra kamu maliyesini düzenlemek için kesinti yapmak zorunda kalmaları halinde kesintilerin üst düzeyden başlayacağını; bakanlar, milletvekilleri ve üst düzey bürokratlar ile müşavirler sırasını izleyeceklerini ifade ederek, 'Kesinti, eğer yapılacaksa 'çok kazanandan çok, az kazanandan az' ilkesine bağlı olarak yapılacaktır' dedi.
-'ANAVATANLA İLİŞKİLER BOZULAMAZ'-
Kıbrıslı Türklerin, Anavatanla olan ilişkilerini kimsenin bozamayacağını bildiğini ifade eden Küçük, şöyle devam etti:
'Mitinglerde belli bir grup tarafından sürekli olarak açılan Anavatan karşıtı, hakaretamiz pankartlar Kıbrıs Türklerinin onayladığı eylemler değildirler. Kıbrıslı Türklerin çok büyük ve ezici bir çoğunluğunun bu tür eylemleri tasvip etmediklerini de biliyoruz. Ancak bunların kamuoyu tarafından bilinmesi biz siyasetçileri sorumluluklarımızdan arındırmaz.'
-ÇAĞRI: 'TÜRKİYEMİZE, ANAVATANIMIZA SÖZ SÖYLETTİRMEYİN'-
Küçük, siyaset sahnesinde bulunan herkesten sorumlulukların bilincinde hareket etmelerini rica ederek, şöyle devam etti:
'Buradan tüm parti başkanlarına, siyaset alanında yer alan tüm aktörlere çağrı yapmayı bir görev biliyorum; Türkiyemize, Anavatanımıza söz söylettirmeyin. Demokratik kurallar çerçevesinde eylem yapmak her Kıbrıslı Türkün özgürlüğüdür. Ancak küfür ve hakaret hiçbir özgürlüğün parçası değildir, olamaz. Siyaset sahnesinde bulunan herkesten sorumlulukların bilincinde hareket etmelerini rica ederim.'
Başbakan İrsen Küçük, 2 Martta yapılması planlanan mitingle ilgili olarak ise, yapılacak gösterinin şiddete dönüşmemesi, mitinge katılanların emniyet ve güvenliğinin sağlanmasının görevleri olduğunu söyledi.
Küçük, 'Mitingin demokratik kurallar çerçevesinde ve güvenlik içerisinde geçmesini sağlamak için yapılan çalışmalarla bizzat ilgilenmekteyim. Emniyet güçlerimizin miting sırasında gerekli tüm önlemleri alacaklarından eminim.'