$

Dolar

48,1184

Euro

56,2552

£

Sterlin

65,7654

Frank

60,0558

Gram Altın

7.224,9600

Bitcoin

3.792.118

$

Dolar

48,1184

Euro

56,2552

£

Sterlin

65,7654

Frank

60,0558

Gram Altın

7.224,9600

Bitcoin

3.792.118

Genel

TİM GENİŞLETİLMİŞ BAŞKANLAR KURULU TOPLANTISI -CHP GENEL BAŞKANI KEMAL KILIÇDAR

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, 'Bir medya kuruluşu iktidar aleyhine birkaç yayın yapsın. Başlarına ne geleceklerini biliyorlar, ör

16.02.2011 - 14:03
aa
TİM GENİŞLETİLMİŞ BAŞKANLAR KURULU TOPLANTISI -CHP GENEL BAŞKANI KEMAL KILIÇDAR
Fotoğraf: Arşiv
Linke Tıkla, Timeturk'ü Favorilerine Ekle

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, 'Bir medya kuruluşu iktidar aleyhine birkaç yayın yapsın. Başlarına ne geleceklerini biliyorlar, örnekleri var çünkü. Böyle bir demokrasi anlayışı olur mu?' dedi.

Kılıçdaroğlu, TİM Genişletilmiş Başkanlar Kurulu toplantısında, Türkiye'de iş bulmaktan umudunu kesenlerin işsiz sayılmadığını kaydederek, 'Yılda gidip 15 gün fındık topluyorsanız, siz de işsiz sayılmıyorsunuz. Gerçekler farklı, TÜİK'in rakamları farklı' diye konuştu.

Yoksulluğun afişe, teşhir edildiği, yoksul insanın onuruyla oynandığı bir ülkede demokrasi kalitesinden, sosyal devletten söz edilemeyeceğini belirten Kılıçdaroğlu, sosyal devletin, vatandaşa yaptığı sosyal yardımı ihale mantığıyla değil, hak mantığıyla yaptığı zaman olacağını çünkü, Anayasa'da herkesin sosyal güvenlik hakkına sahip olduğunun belirtildiğini anlattı.

'Bizim amacımız yoksulluğu yönetmek değil, yoksulluğu ortadan kaldırmaktır. İnsanları kuyruğa dizip, makarna bulgur dağıtmak 21. yüzyılın Türkiyesi'ne yakışmaz, 21. yüzyılın sanayicisine yakışmaz, iş adamına yakışmaz, hukukuna yakışmaz, barolarına yakışmaz. Hepimizin isyan etmesi lazım. Onlar bizim yurttaşlarımız. Yoksulsa, yoksulluk onların kaderi değil, kötü yönetilen Türkiye'nin ortaya çıkardığı bir sonuçtur' diyen Kılıçdaroğlu, demokrasinin kalitesinin, kadınların iş yaşamına girip girmemesiyle, kadın-erkek eşitliğiyle ölçüldüğünü, Afrika'da kadınların iş yaşamına girişinin, Türkiye'den fazla olduğunu anlattı.

Kemal Kılıçdaroğlu, Türkiye'nin AB sürecine değinirken, CHP'nin bu süreçte yasal engel çıkarmadığının altını çizerek, 'Türkiye ya tam üye olur ya hiç olmaz. Bu süreçte üçüncü ülkelerle yapılan sözleşmelerde, özellikle ihracatçıları çok ilgilendiriyor, Türkiye'nin en azından o görüşmeler yapılırken masada olmasını istiyoruz. Ekonomiyi tümüyle onların kaderine terk etmek istemiyoruz. Bizim insanlarımız da orada olmalı, düşüncelerini söylemeli' diye konuştu.

Toplumsal barışı sağlamanın önemine dikkati çeken Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:

'Ekonomik Sosyal Konsey, rahmetli Ecevit'in başbakan olduğu dönemde çıktı. Sonra yasası çıktı, son referandumda da anayasaya bir madde olarak girdi. Ekonomik Sosyal Konseyin temel işlevi, toplumsal barışı sağlamaktır. Yani, toplumun geniş kitlelerini ilgilendiren bir yasa önce Ekonomik Sosyal Konseyde görüşülür. İşçisi, işvereni, sendikası, çiftçisi bir araya gelirler hükümetle, bir konsensus sağlanır. Bu uyum, parlamentoya yansır ve parlamentoda bu yasa rahatça çıkar. Yasaya göre Ekonomik Sosyal Konseyin üç ayda bir toplanması lazım. Ne zaman toplandı Ekonomik Sosyal Konsey bilen var mı? Bırakın üç ayı, bırakın altı ayı, bırakın bir yılı, toplanmıyor. Siz yasa çıkarıyorsunuz, meydanlara çıkıp diyorsunuz ki; 'Ekonomik Sosyal Konseyi, Anayasa'ya getiriyorum'. İşlevi olmayan, çalıştırılmayan bir Ekonomik Sosyal Konsey varsa, hangi toplumsal barıştan söz edeceğiz? Önce çıkıp diyeceğiz ki; 'Sayın Başbakan, Anayasal bir kurum var, yasayı siz çıkardınız üç ayda bir toplanması lazım, başkanı da sizsiniz. Niye toplanmıyorsunuz?'. Soramıyoruz. Çünkü Başbakan kızabilir. Ya daha fazla kızarsa ne olur? Ya başımıza bir şey gelirse ne olur? Bu anlayış, demokrasinin önündeki en ciddi tehlikedir.'

-'DÜNYANIN EN PAHALI ELEKTRİĞİNİ SİZE KULLANDIRACAKLAR'-

Kılıçdaroğlu, 2023 yılındaki ihracat hedefinin gerçekleştirilebileceğini belirterek, 'Belki olmazsa, önünde siyasal engeller olduğu için olmaz. Yoksa olur. Ben kendi insanıma, sanayicime güveniyorum. İhracatçılara güveniyoruz, onlar yaparlar, üretirler ve ihracat da yaparlar. Yeter ki önlerinde siyasal istikrarsızlık olmasın' dedi.

Türkiye sanayicisinin uluslararası alanda rekabet edebilmesi için maliyetlerini düşürmesi gerektiğini vurgulayan Kılıçdaroğlu, Rusya ile yapılan nükleer santral anlaşmasına işaret ederek, şu değerlendirmelerde bulundu:

'Nükleer santrali onlar yapacaklar, yakıtını da onlar getirecekler, alım garantisini biz veriyoruz. Ama bir sorunumuz var; fiyat, Rusya'daki fiyatın 2 katı. Niçin? Nükleer enerjiyle uluslararası ilgili kuruluşların internet sitesine girin, nükleer enerjide maliyet 4 sent. Nasıl oluyor da Türkiye'de 13,5 sent. Siz kullanacaksınız bunu? Ve bu, bir ihale olmaksızın yapılıyor ve bir uluslararası anlaşma kanun haline getiriliyor, tartışılmasın diye, parlamentonun iradesine dönüştürülüyor. Böyle birşey olabilir mi? Dünyanın en pahalı elektriğini size kullandıracaklar. Bunun tartışılması lazım. Nükleer santral sadece biz kurmuyoruz ki dünyada. Kanada'da var, Fransa'da var, İngiltere'de var, ABD'de var, Rusya'da var, Güney Kore'de var. Bunların maliyetlerine bakıyoruz, fiyat bu. Bizim maliyete bakıyoruz fiyat onun 2-3 katı. 'Bizim günahımız ne?' demeniz lazım, 've hangi gerekçeyle siz bunun altına imza attınız?' İşin tuhaf tarafı, nükleer teknoloji gelse eyvallah diyeceğiz, ona da razıyız. Nükleer teknoloji de gelmiyor. Bunu sorgulamayacak mıyız?'

Kılıçdaroğlu, demokrasinin kalitesinde medyanın öneminine dikkati çekerek, 'Gerçekten bizim medya, halkın gözü, kulağı ve sesi mi? Buyursunlar bakalım bir medya kuruluşu iktidar aleyhine birkaç yayın yapsın. Başlarına ne geleceklerini biliyorlar, örnekleri var çünkü. Böyle bir demokrasi anlayışı olur mu? Demokrasilerde medyanın eleştirilerine her zaman siyasal iktidarların, partilerin açık olması lazım. Medyanın özgürlüğü çok önemlidir. Ne kadar üzülüyorum ki; medya özgürlüğünü biz dile getiriyoruz, dün akşam da ABD Büyükelçisi dile getirmiş. Başka dile getiren var mı? Korkuyor insanlar' diye konuştu.

Türkiye'nin büyüme ve kalkınma başarısının, Türkiye'ye benzeyen ülkelerle ölçülebileceğini kaydeden Kılıçdaroğlu, Türkiye'nin şu anda dünyada 16'ncı büyük ekonomisi olduğunu ancak 1987'de 14'üncü sırada bulunduğunu belirterek, ilk 10 ekonomi içinde yer almak için her yıl düzenli kalkınma hızını yakalamak gerektiğinin altını çizerek, yüzde 4'lük kalkınma hızıyla hızıyla ilk 10 ekonomi arasına girilemeyeceğini söyledi.

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, yeni Cumhuriyet Halk Partisi olarak Türkiye'yi 'çok daha güzel' yöneteceklerine inandıklarını ifade ederek, konuşmasını şöyle sürdürdü:

'Devlet bütçesinden sonraki en büyük bütçeyi 7 yıl yönettim. Vergi nasıl toplanır çok iyi bilirim. Hesap uzmanlığı mesleğindenim. Etik değerler nedir onu biliriz. Sanayicinin derdi nedir onu biliriz. Unutmayın, rahmetli Özal, devletten gelmeseydi, devleti bilmeseydi, çok önemli kararların altına imza atmakta zorlanırdı. Bürokrasinin nerelerde ne engel çıkaracağını çok iyi biliriz ve çözmesini de çok iyi biliriz. Refah toplumu nedir biliriz. Refahın nasıl dağıtılması gerektiğini biliriz. İşsizlikle mücadele... Sayın Başbakan ne söylemişti; her işveren 1 işsizi alırsa, işsizlik sorunu çözülür. Çözüldü mü? Hayır. Bunu söyleyen kişinin, ekonomi bilgisi yok demektir, ekonomi kurallarını bilmiyor demektir. Ekonomiyi bilen birisi bunu zaten söylemez.

Sen Mısır'da teşvik yapacağına niye GAP bölgesinde yapmıyorsun? Aynı teşvikleri aynı olanakları niye GAP'ta sağlamıyorsun? Benim yatırımcım gidip 2 milyar dolar oraya harcayacağına, aynı koşullarda gel 2 milyar dolarlık yatırım GAP'ta yap niye demiyorsun? Mısır'da istikrarsızlık var, önce insanlarımız çekiniyor. Şimdi yeniden gidiyor. Bizim topraklarımız var, bereketli topraklarımız var, insan gücümüz var, emeğimiz var, iş adamımız var. Niye yapmıyoruz biz? Engel mi var? Cumhuriyet Halk Partisi mi engel oluyor? Hayır. Tam tersine yapın diyoruz. Mücadelemiz bunlardır arkadaşlar. Toplumun her kesiminden destek istiyoruz. Daha güzel daha çağdaş, herkesin geleceğe güvenle baktığı bir Türkiye'yi kurmak istiyoruz. Amacımız bu, inancımız bu. Bunu yapabiliriz, beraber yapabiliriz. Toplumsal destek olmadan, toplumsal barış olmadan Türkiye'de huzuru sağlayamazsınız. Huzur, beraber çalışmaktan, herkesin karnının doymasından geçer arkadaşlar.'

-200 MİLYAR-

Türkiye bütçesinin iyi yönetilmediğini kaydeden Kılıçdaroğlu, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın kendisine kaynağı nereden bulacağını sorduğunu hatırlatarak, şöyle dedi:

'Benim vaatlerim 200 milyarlık bir kaynak gerektiriyormuş. Bunu söyleyen de ekonomi bilmiyor. Herkes ekonomi bilmeyebilir, bakın onu da iyi niyetle söylüyorum. Ayrı birşeydir ekonomi. Ama siz devleti yönetiyorsanız şunu söylersiniz; 'CHP'nin Genel Başkanı şu projeleri açıkladı, ey Devlet Planlama Teşkilatı projeleri bir bakın bakalım ne kadarlık bir kaynağı gerektiriyor?' Oradan veri alırsınız, çıkar bunu söylersiniz. Ben eğer çıkıp da yargı bağımsızlığı olsun diye proje açıkladığım zaman, bunun ekonomik maliyeti olabilir mi? Ben, özel yetkili mahkemeler kaldırılsın doğal yargıç sistemi olsun dediğim zaman bunun ekonomik maliyeti mi var? Yüzde 10 seçim barajı kalksın ve halkın iradesi parlamentoda doğru yansısın dediğim zaman, bunun ekonomik maliyeti mi var?'

Bugün duyuracakları Aile Sigortası Sisteminin maliyetinin 7 milyar lira olduğunu açıklayan Kılıçdaroğlu, devlette 14 kurumun ayrı bütçesi bulunduğuna ve bu kurumların mükerrer yardımlar yaptığına dikkati çekerek, 'Biz hepsini teke indiriyoruz, bütün bütçeleri birleştiriyoruz, bürokrasiyi tümünde kaldırıyoruz. Dağınık bürokrasiyi kaldırıyoruz, yapılması gerekeni yapıyoruz. Neden? Çünkü biz devleti tanıyoruz. Onlar 14 kurumun bütçesini toplamamışlardır, belki haberleri de yoktur.'

CHP lideri Kılıçdaroğlu'nun konuşmasının ardından toplantının basına kapalı kısmına geçildi. Toplantı çıkışında basına açıklama yapılmadı.

Bu arada, Kılıçdaroğlu'nun konuk olduğu bugünkü Genişletilmiş Başkanlar Kurulu toplantısına Dış Ticaret Kompleksi çalışanlarından da katılım oldu.

Bu haber hakkında ne düşünüyorsunuz?

Etiketler:

İlgili Haberler

YORUMLAR

0 Yorum

Yorum Yazın