$

Dolar

48,1171

Euro

56,2850

£

Sterlin

65,7704

Frank

60,0938

Gram Altın

7.204,2600

Bitcoin

3.794.064

$

Dolar

48,1171

Euro

56,2850

£

Sterlin

65,7704

Frank

60,0938

Gram Altın

7.204,2600

Bitcoin

3.794.064

Genel

SAADET PARTİSİ GENEL BAŞKAN YARDIMCISI KARAMOLLAOĞLU: -'(MISIR'DAKİ GELİŞMELER

Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Temel Karamollaoğlu, Mısır'da yaşananlarla ilgili olarak, 'Bölgede yaşananlar Ortadoğu'da yeni bir

16.02.2011 - 12:49
aa
SAADET PARTİSİ GENEL BAŞKAN YARDIMCISI KARAMOLLAOĞLU: -'(MISIR'DAKİ GELİŞMELER
Fotoğraf: Arşiv
Linke Tıkla, Timeturk'ü Favorilerine Ekle

Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Temel Karamollaoğlu, Mısır'da yaşananlarla ilgili olarak, 'Bölgede yaşananlar Ortadoğu'da yeni bir şekillenmenin göstergesidir. Bu, Büyük Ortadoğu Projesi ya da 28 ülkenin sınırlarının değişmesine atıfta bulunan ifadeler doğrultusunda olmayacaktır diye umut ediyorum' dedi.

Karamollaoğlu, Genel Merkez'de düzenlediği basın toplantısında gündemdeki gelişmelere ilişkin değerlendirmede bulundu.

'Torba Yasa'da yer alan düzenleme dolayısıyla Genel Başkan Necmettin Erbakan ile ilgili olarak dün bir gazetede 'Erbakan'ın karı 505 kilo altın' başlıklı bir haber yer aldığını anımsatan Karamollaoğlu, bu haberin kendilerini üzdüğünü ve yazanları kınadığını belirtti.

Karamollaoğlu, Erbakan ve arkadaşlarının 'anayasa ihlal edilerek, belgelere itibar edilmeyerek para cezasına mahkum edildiklerini' öne sürerek, şunları kaydetti:

'Aslı 800 bin lira civarında olan bu para, faizi ile birlikte 14 milyon liraya bugünkü parayla bali olmuş; bunun 5 milyon lirası naklen ödenmiş, bakiyesi taksitlend6irilmişti. Çıkan Kanun mahkeme kararıyla kesinleşmiş konuları kapsamadığından, zaten bu konu çıkan kanunun kapsamına girmemektedir.

Öte yandan ancak haksız bir ceza olarak nitelendirebileceğim bu paranın tamamı bile, gazetenin manşetten verdiği 505 kilo altının yarısını dahi etmemektedir. 505 kilo altın bugünkü parayla 30 milyon lira eder. Zaten taksitlendirilen paranın tamamı 14 milyon lira civarında. Onun da 5 milyonu ödenmiştir.'

-MISIR'DAKİ GELİŞMELER-

Mısır'da yaşanan olaylara da değinen Karamollaoğlu, Devlet Başkanı Hüsnü Mübarek'in istifasının bir başarı olduğunu savunarak, Karamollaoğlu, 'Yüksek Ordu Konseyi'nin kimlerden oluştuğunu bilmediğimiz için çok büyük bir sevgi gösterisinin zamanı değil' dedi.

Karamollaoğlu, Mısır'ın gelir seviyesi ve kalkınma hızı çok düşük olmasına rağmen Ortadoğu'da etkili bir ülke olduğunu ifade ederek, şöyle devam etti:

'Aynı zamanda İsrail'i tanıyan nadir ülkelerden birisi. ABD'nin, AB'nin ve İsrail'in bugün Yüksek Ordu Konseyi'nin işbaşına gelmesi münasebetiyle gösterdikleri itidal, bizde endişe yaratıyor. Çünkü, Mübarek rejimini 30 yıldır iktidarda tutanlar bu ülkelerdi. Bu rejimi destekleyenler, şimdi sessiz kalıyorlarsa, özellikle birkaç hafta önce ifade ettikleri 'Demokrasi Mısır için biraz lükstür' gibi kavramlar, endişe ettiriyor. Mısır'da meydana gelen hadiseler, aslında Batı'nın maskesinin düşmesine vesile oldu.'

Bölgede yaşananların Ortadoğu'da yeni bir şekillenmenin göstergesi olduğunu belirten Karamollaoğlu, 'Bu, büyük Ortadoğu Projesi ya da 28 ülkenin sınırlarının değişmesine atıfta bulunan ifadeler doğrultusunda olmayacaktır diye umut ediyorum. Bunun için, bu ülkelerde yaşayanlar daha şuurlu, daha dikkatli olmak zorundalar. Biz de bu gelişmelerde halkın tarafında olduğumuzu ifade etmek istiyoruz' dedi.

Hükümetin bu konuda attığı adımları 'isabetli' bulduklarını dile getiren Karamollaoğlu, 'Ama hükümetin de hiçbir süratle batının taşeronluğuna sürüklenmemesi gerektiğine de vurgu yapıyoruz' diye konuştu.

-KKTC DEĞERLENDİRMESİ-

Karamollaoğlu, KKTC'deki miting ve ardından yaşanan gelişmelere de değinerek, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, bazı ifadelerinin KKTC'de yaşayanları üzdüğünü savundu. Karamollaoğlu, şunları kaydetti:

'Başbakan'ın açıklamaları, hatta hükümeti destekleyen çevreleri bile sıkıntıya sevk etti. Aslında Kıbrıs'ta başlayan hadiseler, iktidarın son 9 yıldır uyguladığı bir politikanın neticesidir. Annan Planı'nı desteklediler ve halkı da buna inandırdılar. 'Siz bu planı destekleyin, siz de Güney Kıbrıs'la birlikte AB'nin parçası olursunuz. Böylece sınırların bir önemi kalmaz' intibaı uyandırdılar. Nasıl bir hava geliştirdiler ki Kıbrıs'ta belli kesimlerde anavatana karşı duyulan kin ve nefret duygusu kabardı, büyüdü.

Zira, bugünkü iktidar Kuzey Kıbrıs'ın kendi ayaklarının üzerinde duracağı bir noktaya gelmesi için herhangi bir çaba sarf etmedi. Ahlaki ve manevi değerlerinin geliştirilmesi için de bir adım atmadı. Bunun neticesinde de onları aşağılayıcı, rencide edici ifadeler kullanması, ister istemez şu anki havayı gerginleştirdi. Hükümet, ne yaparsa yapsın bu söylenen ifadeyi izah edemez. Bu ifade çok çirkin, çok aşağılayıcı bir ifadedir. Bundan sonra verdikleri desteği 2 katında da çıkarsalar, Kıbrıs'ta hiçbir zaman hayırla yad edilemeyecekler.'

Bu haber hakkında ne düşünüyorsunuz?

Etiketler:

İlgili Haberler

YORUMLAR

0 Yorum

Yorum Yazın