$

Dolar

47,7410

Euro

55,1144

£

Sterlin

64,5243

Frank

58,8750

Gram Altın

6.696,9900

Bitcoin

3.049.735

$

Dolar

47,7410

Euro

55,1144

£

Sterlin

64,5243

Frank

58,8750

Gram Altın

6.696,9900

Bitcoin

3.049.735

Genel

CHP GENEL BAŞKANI KILIÇDAROĞLU (3): -"(AKP'NİN) GİZLİ GÜNDEMİ DEVLETİ ELE

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, AK Parti'nin "devleti ele geçirmek gibi gizli bir gündemi olduğunu ve ele geçirdiğini" söy

02.02.2011 - 13:49
aa
CHP GENEL BAŞKANI KILIÇDAROĞLU (3): -"(AKP'NİN) GİZLİ GÜNDEMİ DEVLETİ ELE
Fotoğraf: Arşiv
Linke Tıkla, Timeturk'ü Favorilerine Ekle

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, AK Parti'nin "devleti ele geçirmek gibi gizli bir gündemi olduğunu ve ele geçirdiğini" söyleyerek, "O açıdan AKP artık derin devletin adamıdır, derin devletin partisidir" dedi.

Kılıçdaroğlu, Diplomasi Muhabirleri Derneği (DMD) üyeleri ile sabah kahvaltısında bir araya geldi. Kahvaltı sırasında ağırlıklı olarak dış politika ile ilgili soruları yanıtlayan Kılıçdaroğlu, sorular üzerine bazı iç politika konularına ilişkin görüşlerini de aktardı.

"Yeni CHP'nin" ne anlama geldiğinin sorulamasına karşılık Kılıçdaroğlu, eskiden kamuoyunda "AKP birşey söyler, CHP itiraz eder ama kendisi ne yapacağını söylemez" gibi bir anlayışın hakim olduğunu belirterek, bu nedenle CHP'nin eskiden muhafazakar olarak değerlendirildiğini kaydetti. Yeni CHP'de ise yine hükümeti eleştirdiklerini ama aynı zamanda önerilerini de dile getirdiklerini söyleyen Kılıçdaroğlu, çözümlerinin AKP'de rahatsızlık yarattığını kaydetti.

Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu:

"Söylemleri samimi değil AKP'nin, demokrasi konusunda da samimi olduğuna inanmıyoruz. Özgürlüklerimizi, 12 Eylül acılarını kullandı, demokrasiyi kullandı. Gizli gündemi vardı, buna bütün samimiyetimle inanıyorum. Gizli gündemi devleti ele geçirmekti, devleti ele geçirdi. O açıdan AKP artık derin devletin adamıdır, derin devletin partisidir. Çünkü AKP'nin yargısı var, medyası var, güvenlik güçleri var, bürokrasisi var. AKP artık devletin bütün kanallarında tek ses çıkaran bir parti konumuma gelmiştir, artık anayasada yer alan güçler ayrılığı ilkesi bitmiştir, yoktur güçler ayrılığı Türkiye'de. Yargıtay'ı ele geçirmesinin sebebi de bellidir, kendisinin siyasi merkezlerde aldığı kararların yargı sürecinde bozulmamasını sağlayan bir model kurmak istemektedir."

-KÜRT SORUNU-

Kürt sorunu ve Üçüncü Yol'a ilişkin görüşlerinin sorulmasına karşılık da Kılıçdaroğlu, bu sorunun çözümü için kendilerinin de pek çok önerileri olduğunu hatırlatarak, bu süreçte en çok konuşan ve düşünce üreten parti, ancak yine de en çok eleştirilen parti olduklarını bildirdi.

Kılıçdaroğlu şimdiye kadar ürettikleri projeleri sıralayarak, AKP'nin değil kendilerinin eleştirildiğini söyledi ve şunları kaydetti:

"Çünkü olaya hep şöyle bakıyoruz; (biz CHP'yi eleştirmek için acaba neresinden tutmalıyız?) Bir de CHP doğru söylüyor diyen çıkmadı, hep eleştirildik biz. Neden Kürt sorunu demiyorsunuz? Çünkü o bölgede sadece Kürtler yaşamıyor ki, Araplar, Kürtler, Türkler, kalabalık bir grup var. Ama ağırlıklı olarak Kürtler var tabii ki, biz o bölgede Kürtler yaşamıyor demiyoruz ki, ama doğudan fazla batıda Kürtler yaşıyor. Şimdi bizim bakışımız, elbette ki sorun var, bunu çözmeliyiz ama bizim sıkıştığımız bir alan da var. Neden Üçüncü Yol diyoruz? Din eksenli siyaseti AKP yapıyor, Hizbullah'la kol kola yapıyor bunu. Etnik eksenli siyaset var bunu da BDP yapıyor. Ama biz iki alanda da siyaset yapmak istemiyoruz, doğru bulmuyoruz. Etnik kimliğe de inanca da saygılıyız ama biz üçüncü yol olarak, sosyal demokrat olarak girmek istiyoruz bölgeye."

-SEYFİ OKTAY'LA GÖRÜŞMESİ-

Seyfi Oktay ile bir görüşmesinin içeriğinin internette yayınlandığının hatırlatılmasına karşılık Kılıçdaroğlu şunları söyledi:

"Sayın Seyfi Oktay ile bir değil birden fazla görüştüm. Görüşme nedenlerimi de açık yüreklilikle ifade edeyim, partinin sorunlarını, yol haritasını görüştük. Kendisinin Adalet Bakanlığı yaptığı dönemde yargı reformu ile ilgili çalışmaları getirdi, kalın bir dosya halinde verdi. Yargının sorunlarının nasıl çözümleneceğine ilişkin düzenlemeleri, kendisinin bakan olduğu dönemde parlamentodan geçiremediği düzenlemeleri iletti. Görüşmemiz bundan ibaret. Eğer Sayın Oktay yeniden görüşmek isterse her zaman kapılarımız açıktır, kendisi saygı duyduğum bir kişidir."

Kılıçdaroğlu, yasadışı dinlemelerin vehametine dikkat çekerek şunları kaydetti:

"Burada önemli olan şu; yasadışı dinlemelerin AKP döneminde olağanlaşmasını kabul etmek mümkün değil. Sayın Başbakan yasadışı dinlemeleri dile getirdi, kullandı. Yasadışı dinlemeleri olağan bir süreçmiş gibi kullanan bir başbakan hukuku tanımıyor, çiğniyor demektir. Bizim üzerinde önemle durduğumuz nokta şu; eğer bir ülkenin bakanı parlamento kürsüsünde 'dinlenmek istemiyorsanız telefonla konuşmayınız' çağrısı yapıyorsa, o ülkede demokrasiden söz etmek mümkün değil. Baskıcı uygulama telefon dinlemeleri ile başlamıştır. Ama benim merak ettiğim birşey var, Sayın Başbakanın bir telefon konuşması yasadışı olarak saptanıp internete servis edildi. O yasadışı konuşmaları yayınlayan iki gazeteci Silivri'ye gönderildi, Seyfi Oktay ile ya da İlhan Taşçı ile benim yaptığım görüşmelerin tutanaklarını Silivri dosyasına koyanlar ya da yayınlayan gazeteciler de Silivri'ye gidecek mi acaba? Ben gitmelerini istemem onu baştan söyleyeyim ama iktidarın çifte standardını göstermek için bu örnekleri verdim."

-DİRENİŞ ÇAĞRISI-

TBMM Adalet Komisyonu'nda yaşananlarla ilgili soruya karşılık da Kılıçdaroğlu, direniş çağrısına neden olan olayın bu komisyonda yaşananlar olduğunu söyleyerek, AKP'nin CHP'nin muhalefetinden ve gerçeklerin ortaya konmasından rahatsız olduğunu belirtti.

Adalet Komisyonu'nda yaşananları "eşkiyalığın başka bir versiyonu" olarak niteleyen Kılıçdaroğlu, muhalefetin demokrasilerin olmazsa olmaz koşulu olduğunu bildirdi. AKP'nin, kendi söylediklerini saptırmakla görevli olduğunu da belirten Kılıçdaroğlu, "Biz nerede çıkıp dedik ki ey halk sokağa çıkın, biz de buradayız. Halk zaten arzu ederse sokağa çıkar, torba yasa ile ilgili olarak nitekim bir yürüyüş yapılıyor. Şimdi biz mi torba yasa ile ilgili yürüyüş yapın dedik? Ama yargı çok önemli, bizim kadar sizin için de önemli" dedi.

-ORTADOĞU'YA ATATÜRK MODELİ-

"Ortadoğu'ya Atatürk modeli" görüşleri ile ilgili soruya karşılık Kılıçdaroğlu, Ortadoğu halklarının AKP modelini özgürlükçü bir model olarak gördüğünü söyleyerek, bu halkların aslında Türkiye'ye özendiğini belirtti. Kılıçdaroğlu şunları kaydetti:

"AKP modelini istemelerinin arkasında biraz da AKP ile İsrail arasında, yani iki ülkenin hükümeti arasında yaşanan gerilimin Arap halklarına olumlu yansıması var, bunu da doğal karşılamak lazım. Tarihsel düşman olarak gördükleri İsrail ile AKP'nin karşı karşıya gelmesi Arap dünyasında olumlu bir yankı buldu. O nedenle böyle bir modelden söz ediliyor. Ama bu modelin arkasında Türkiye'ye duyulan özlemin olduğunu biliyoruz. Atatürk modeli AKP modelinden oldukça farklı. Atatürk modelinde çok partili rejim var, kadın erkek eşitliği var, demokrasi var, güçler ayrılığı, yani çağdaş bir demokraside varolması gereken bütün şeyler var. AKP modelinde ise özgürlüğü, demokrasiyi yasaların haklarını kullanarak bu modeli istismar etmesi var."

Kılıçdaroğlu, Sosyalist Enternasyonel'de Irak Devlet Başkanı Celal Talabani'den davet aldıklarını da söyleyerek, tarih denk düşerse Irak'a gitmek istediğini bildirdi.

Bu haber hakkında ne düşünüyorsunuz?

Etiketler:

İlgili Haberler

YORUMLAR

0 Yorum

Yorum Yazın