$

Dolar

47,7449

Euro

55,1048

£

Sterlin

64,5100

Frank

58,8718

Gram Altın

6.705,3300

Bitcoin

3.056.122

$

Dolar

47,7449

Euro

55,1048

£

Sterlin

64,5100

Frank

58,8718

Gram Altın

6.705,3300

Bitcoin

3.056.122

Genel

BAŞBAKAN YARDIMCISI BABACAN:(2) -'ALDIĞIMIZ KARARLARIN SONUÇLARINI İZLEMEMİZ G

Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, alınan kararların sonuçlarını izlemeleri gereken bir döneme girdiklerini bildirdi. Babacan, 'Hı

02.02.2011 - 14:49
aa
BAŞBAKAN YARDIMCISI BABACAN:(2) -'ALDIĞIMIZ KARARLARIN SONUÇLARINI İZLEMEMİZ G
Fotoğraf: Arşiv
Linke Tıkla, Timeturk'ü Favorilerine Ekle

Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, alınan kararların sonuçlarını izlemeleri gereken bir döneme girdiklerini bildirdi.

Babacan, 'Hızlı kararlarla bir belirsizlik ortamı oluşturup, o belirsizlik ortamının bir güvensizlik ortamına dönüşmesini önlememiz gerekir, bizim tahammül edemeyeceğiz bir konu varsa o da Türkiye'de bir güvensizlik ortamıdır' dedi.

Babacan, HaberTürk kanalında katıldığı 'Ankara Gündemi' programında, Merkez Bankasının hem politika faiz oranlarında düşüş, hem de zorunlu karşılık oranlarında artış şeklinde iki enstrümanı birlikte kullanmasına finans çevrelerinin nasıl baktığının sorulması üzerine, 2010 yılı içinde Türkiye'de büyümenin beklenilenin çok üzerinde çıktığını, güven ortamının hızlı bir şekilde toparlandığını, bankaların kredi hacmini genişlettiğini, reel sektörün eleman alarak, yatırım yaptığını, halkında da güvenle tüketim yaptığını hatırlattı.

Bu şekilde beklenenin üzerinde büyümenin ve iç tüketimdeki artışın cari açık sorununu büyütüğüne dikkati çeken Babacan, 2010'un, yılın başında öngörülenden daha yüksek bir cari açıkla kapandığını söyledi.

2010 yılının Ekim-Kasım aylarına kadar eskiden kurgulanan çerçeveyi biraz daha izleme karar aldıkları anlatan Babacan şöyle devam etti:

'Fakat daha sonra baktık ki, gelişmeler enteresan, bankalar 2011 bütçelerini yapmaya başladılar, yüzde 40-45 kredi hacmini genişletmeye çalışan bankalar olduğunu gördük, yine baktık tamam güzel ama gerçekçi olacağız biraz da ayağımızı yorganımıza göre uzatmamız gerekiyor. Biriken o cari açık sorunun ileride kontrolden çıkma ihtimali var. Yüzde 4-6 mertebesinde bir cari açığını idare ederiz ama yarın yüzde 8-11 derken kontrolden çıkabilecek bir mertebeye ulaşırsa, hep beraber zarar göreceğiz.

Pek çok gelişmekte olan ülke Türkiye'ye benzer işlemler ve zorluklar yaşadı, bir çok politika denedi fakat bu politikaların işe yaramadığını gördü. Sadece Merkez Bankasının piyasadan döviz alması pek işi çözmüyor. Bunun karşısında fazla Türk Lirasının piyasada nereye gittiğini, ne olacağını kontrol etmek zor. Öte yandan başka gelişmekte olan ülkelerin çoğu faiz artıyor yüzde 10-12'ye kadar, faiz çok artınca sermaye hareketleri açısından çok cazip hale geliyor.'

-'İKİ AYRI FAİZ SEVİYESİNE İHTİYAÇ VAR'-

Burada iki ayrı faiz seviyesine ihtiyaç olduğunu belirten Babacan, özellikle 'sıcak para' diye tabir edilen ya da kısa vadeli hareketlerle kar elde etmek isteyen yatırımcı grubu baktığında fazla bir kar görmemesi gerektiğini, onlar için daha düşük bir faiz, gecelik faiz görülmesi gerektiğini kaydetti.

Öte yandan da içeride, ekonomide bir ısınmayı, aşırı bir iç tüketimi, ithalata dayalı tüketimi, bazı dengelerin yanlış yere gitmesini önlemek için, daha kontrollü, daha makul mertebelerde bir faiz oranı gerektiğini vurgulayan Babacan, bu iki faiz oranını şu ana kadar hiç bir ülke yapamadığını, Türkiye'nin kasım ayından bu yana uyguladığı politikalarla bunu denediğini ifade etti.

Bunun sonuçlarını görmek gerektiğini belirten Babacan, iki-üç aylık sonuçların olumlu olduğunu söyledi. Merkez Bankası bunu ilk kez açıkladığında kimsenin dikkatini çekmediğini, çünkü klişeleşmiş politikalara alışıldığını anlatan Babacan, 'Uygulama başladı, Türkiye'de hiç uygulanmayan bir şey uygulanıyor, sonuçları görmemiz için biraz durup beklememiz gerekiyor. Karar alıcıların biraz durup beklemesi gerekiyor' dedi.

-'KARARLARIN SONUÇLARINI BEKLEYİP BİRAZ GÖRELİM'

Bakan Babacan, cari açık konusunda alınan tedbirlere ilişkin olarak 'arabada frene basarsınız ama arabanın duruş mesafesi vardır, frene bastığınız zaman araba hemen durmaz, dolayısıyla ekonomide alının her bir tedbirin etki süresi vardır. Bu tedbirin niteliğine göre değişir kimine göre 1 aydır kimine göre 3-6 aydır. Çok sert fren yapıp da araba içindeki yolcuları da rahatsız etmemek lazım' diye konuştu.

Bunların hepsini belli dengede düşünmek gerektiğini ifade eden Babacan, hükümetin, ekonomi yönetiminin ve Merkez Bankasının gerekli adımları attığını, atılan bu adımların bir süre sonucunu izlemek gerektiğini söyledi.

Arka arkaya sürekli kararlar almanın yatırımcıların, karar alıcıların, piyasa oyuncularının kafasını karıştırabileceğine işaret eden Babacan, 'Dolayısıyla biraz ortalığı yatıştırıp aldığımız kararların sonuçlarını izlememiz gereken bir döneme girdik, bekleyip biraz görelim, bir süre sonra bakarız yeni adımlar gerekirse o zaman bunlar değerlendirilir' dedi.

Hızlı kararlarla bir belirsizlik ortamı oluşturup, o belirsizlik ortamını bir güvensizlik ortamına dönmesini önlemek gerektiğini vurgulayan Babacan, kendilerinin tahammül edemeyecekleri bir konu varsa onun da Türkiye'de bir güvensizlik ortamı olduğunu söyledi. Diplomaside 'yapıcı belirsizlik oluşturmak' kavramı olduğunu anlatan Babacan, şöyle konuştu:

'Kısa süreli sermaye hareketleri, sıcak para denilen sermaye hareketleri için yapıcı bir belirsizliği, belli noktalarda oluşturmaya evet, ama genel anlamda ülkenin ekonomisini belirsizliğe sürüklemek gerçek yatırımcılar için korkulacak bir ortam kesinlikle oluşturamayız, buna tahammül edemeyiz. Bu işin temeli güvendir. Güven ortamını Türkiye'de asla sarsmamamız gerekiyor.'

-ARAP COĞRAFYASINDAKİ GELİŞMELER VE 2011 RİSKLERİ-

Arap coğrafyasındaki gelişmeler ve bunun petrol fiyatlarına yansımasına dönük risklere 2011 yılı için hazırlıklı olunup olunmadığına ilişkin bir soru üzerine Babacan, Arap coğrafyasında yaşanabileceklerin öngörülmediğine ilişkin bir tespitin doğru olmadığını, bunların beklenen gelişmeler olduğunu, toplumsal hareketlerin biriktiğini ancak ortaya, tetikleyici bir durum sonrasında çıktığını söyledi.

Türkiye'nin Mısır ile ticari bulunduğunu, yaşanan gelişmelerden bunun bir miktar etkilenebileceğini, yatırımların karlılığının biraz düşebileceğini belirten Babacan, bölgede olanların petrol fiyatını da belki etkileyebileceğini, ancak direk olarak pazarları etkilemeyeceğini, Türkiye'nin ağırlığının Avro bölgesinde olduğunu kaydetti.

Reformların gecikme kabul etmediğini, gerekliyse bunu hemen yapmak gerektiğini vurgulayan Babacan, petrol fiyatlarına ilişkin olarak da 2011 yılı hazırlıklarının statik olmadığını, hep senaryolu çalıştıklarını ve çok farklı senaryolara hazırlıklı olduklarını ifade etti.

Bunların arasında petrol fiyatlarının artacağı senaryosunun da bulunduğuna dikkati çeken Babacan, petrol fiyatlarının arz ve talep ile jeopolitik konulara bağlı olarak artabileceğini belirtti.

Jeopolitik risklerin petrol fiyatlarını önemli ölçüde etkileyen riskler olduğuna işaret eden Babacan, şunları kaydetti:

'Körfez bölgesinde olabilecek bir sıcak çatışma ya da Suudi Arabistan, İran, Irak gibi ana petrol ihraç eden ülkelerde oluşabilecek bir sıkıntı, petrol fiyatlarının nereye gideceğinin kestirilmesini imkansız hale getirir. Farklı senaryolar arasında böyle bir senaryomuz da var. Biz hiç bir zaman petrol 90 doların üzerine çıkmaz demedik. Uluslararası Enerji Ajansı, uluslararası kuruluşların petrolle ilgili yıllık tahminleri var, bu tahminler çerçevesinde kendi tahminlerimizi aldık koyduk.'

-'2011 YILI VE RİSKLER-

2011 yılında pek çok risk bulunduğunu, risklerin gerçekleşip gerçekleşmeme ihtimalinin olduğunu ifade eden Bakan Babacan, riski ortada görüp ona göre değerlendirip, gerekli hazırlıkları yapmanın önemli olduğunu vurguladı.

Babacan, 'Aksi halde bizim seçim yılında, seçime doğru giderken, böylesine kredi hacmini sınırlayıcı kararlar almamız, ekonomideki büyümeyi kontrol altına alan kararlar almamız, istikrar adına alınan kararlardır. Önceliğimiz hep istikrar olacaktır. 2011 yılını riskli bir yıl olarak gördüğümüz için bu kararları aldık. 2011'de başka riskler de ortaya çıkabilir, hiç bir şey de olmayabilir ama bizim herşeye hazırlıklı olmamız gerekiyor' diye konuştu.

Bu haber hakkında ne düşünüyorsunuz?

Etiketler:

İlgili Haberler

YORUMLAR

0 Yorum

Yorum Yazın