Türkiye'nin BM Daimi Temsilcisi Büyükelçi Ertuğrul Apakan, İsrail'in, uluslararası hukuk kurullarına aldırmayarak Filistin tarafına kendi iradesini dayattığını, BM Güvenlik Konseyi'nin İsrail'in tek taraflı uygulamaları karşısında güçlü bir açıklamada bulunması gerektiğini söyledi.
Büyükelçi Apakan, BM Güvenlik Konseyi'nin Ortadoğu konulu toplantısında, Türkiye'nin konuya ilişkin görüşlerini açıklayan bir konuşma yaptı. Türkiye'nin Ortadoğu'da iki-devletli çözümden başka seçenek olmadığına inanmaya devam ettiğini ifade eden Apakan, bu çözümün parametrelerinin de iyi bilindiğini ve halen masada olduğunu belirtti.
İsrail'in, uluslararası hukuk kurullarına aldırmayarak, gerek Yahudi yerleşimleri yoluyla gerek Filistin topraklarındaki işgalini daha da sıkılaştırarak, Filistinliler'i evlerinden tahliye ederek, Filistin tarafına kendi iradesini dayattığını vurgulayan Apakan, İsrail'in bu tür tek taraflı uygulamalarına devam ederken, Filistin tarafından iyi niyetle müzakerede bulunmasının nasıl beklenebileceğini söyledi.
Konuşmasında, Güvenlik Konseyi'nin, İsrail'in bu tür tek taraflı uygulamaları karşısında güçlü bir açıklamada bulunmasının önemine işaret eden Apakan, Konsey'in bu sorumluluktan kaçınmaması gerektiğini belirtti.
Filistinliler'in uluslararası toplumun da yardımıyla, başarılı bir şekilde ulusal kurumlarını inşa ettiklerini ifade eden Apakan, Filistinliler'in şu anki hız ve performansla devam etmeleri halinde, yakın gelecekte devletlerini kurabileceklerini, Filistin devletini tanıyan ülkelerin sayısındaki son dönemdeki artışın da bu sürecin geri döndürülemeyeceğini kanıtladığını vurguladı. Apakan, uluslararası toplumun iradesi temelinde bu sürecin, eninde sonunda 1967 sınırlarına dayalı Filistin devletinin kurulmasıyla sonuçlanacağını söyledi.
Gazze'deki insani durumda da değişiklik olmadığını belirten Apakan, Gazze'deki 1,5 milyon insanın hala hapishane hayatı sürdürdüğünü, insanlık ve hukuk dışı kara ve deniz ablukasının devam ettiğini, Gazze'deki durumun uluslararası toplum açısından utanç verici olduğunu ifade etti.
Konuşmasında, Mavi Marmara saldırısına da değinen Apakan, İsrail'in 6 aydan uzun bir zaman önce Gazze'ye yardım götüren insani yardım konvoyuna uluslararası sularda saldırıda bulunduğunu, İsrail'in raporunu BM tarafından kurulan Soruşturma Komisyonu'na ise hala vermediğini anımsattı.
Lübnan'daki siyasi krize de değinen Apakan, Türkiye'nin Lübnan'ın egemenliğini, toprak bütünlüğünü ve siyasi bağımsızlığını tam olarak desteklediğini, ülkede demokratik sürecin, hukukun üstünlüğünün ve anayasal düzenin zayıflatılmaması gerektiğini belirtti. Lübnan'da ulusal uzlaşmanın sağlanmasının tüm Lübnan halkının ve kesimlerinin çıkarına olacağını söyleyen Apakan, Türkiye'nin, Lübnan'da ve bölgede barışçıl siyasi diyaloğun sağlanması yolundaki tüm çabaları aktif şekilde desteklemeye devam edeceğini kaydetti.
Konsey'e dün Arap ülkeleri tarafından sunulan ve aralarında Türkiye'nin de bulunduğu 120 civarındaki ülkenin destek verdiği karar tasarısında, Yahudi yerleşimlerinin yasa dışı olduğu ve Ortadoğu'da adil, kalıcı ve kapsamlı barış önünde büyük engel oluşturduğu belirtilmişti. Konsey'in daimi üyesi ABD'nin karşı çıktığı karar tasarısının henüz oylamaya sunulması beklenmiyor.