İngiliz Guardian gazetesinin yer verdiği Wikileaks belgesine göre, ABD'nin Türkiye'de soruşturmalar kapsamında bazı askerlerin tutuklanmasının, "tahmin edilemeyen bir askeri tepkiye neden olacağından endişe duyduğunun" ortaya çıktığını yazdı.
Gazete, "geçen yıl şubat ayında ABD'nin Ankara Büyükelçiliğinden yapılan yazışmanın, Türk demokrasisine yönelik tehdide ilişkin endişeyi gözler önüne serdiğini" kaydetti.
ABD'nin Ankara Büyükelçisi James Jeffrey'nin Washington'a gönderdiği kriptoda şu ifadenin yer aldığı belirtildi: "Bazı bilgi sahibi büyükelçilik yetkilileri, bu son adımı (Şubat 2010'da bazı askerlerin gözaltına alınması), tahmin edilemeyen bir askeri tepkiye neden olabilecek daha ciddi bir provokasyon olarak görüyor. Göreceğiz..."
Gazetenin internet sayfasında, kriptonun tamamına da yer verildi. Kriptoya Jeffrey, 22 Şubat 2010'da Türkiye'de polisin, 47 emekli ve muvazzaf askeri "darbe planlarıyla ilişkili olarak, muhtemelen Balyoz soruşturması kapsamında" gözaltına aldığı bilgisini aktararak başlıyor. Gözaltına alınan Ergin Saygun, İbrahim Fırtına, Çetin Doğan, Özden Örnek, Engin Alan ve Süha Tanyeli'nin görevlerine ilişkin bilgilere yer verilen kriptoda, örneğin Ergin Saygun ile ilgili şöyle deniliyor:
"ABD, Saygun'u iyi biliyor. Kendisi yıllarca antiterörizm konularında koordinatörümüzdü. Ayrıca, Kasım 2007'de Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Washington'a yaptığı ziyarette kendisine eşlik etmişti."
Büyükelçi Jeffrey, kriptoda ayrıca, "tutuklamaların ardından Genelkurmay Başkanlığından hemen bir tepkinin gelmediğini" belirtiyor ve bunun iki nedeni olabileceğini kaydediyor. Jeffrey, "Genelkurmay'ın ya bu konudaki soruşturmanın yapılmasına izin verdiğini ve demokratik sürecin engellenmeden devam etmesini istediğini ya da AK Parti'nin iddialarının doğru olmadığının ortaya çıkmasını beklediğini" kaydediyor.
Yazışmanın "yorum" bölümünde ise, "Bu dumanın arkasında biraz ateş var. Ordunun gerekirse siyasete müdahale planları olduğu aşikar" ifadesini kullanan James Jeffrey, kriptoda son olarak "Burada her gün yeni bir gün ve kimse tüm bu koreografinin nerede işleyemez durumda olacağı konusunda emin olamaz. O halde dikkat edilmeli" diyor.
1982 anayasası
İç yazışmada, "Bu konuda bilgi sahibi bazı büyükelçilik yetkilileri, bu son adımı bir tür beklenmedik askeri tepkiyi tetikleyebilecek çok daha ciddi bir provokasyon olarak görüyor. Göreceğiz." deniyor.
Yazışmada ayrıca Ergenekon olaylarına ilişkin "olgular" sıralanmaya çalışılırken, bir aşamada "ateş olmayan yerden duman çıkmaz" ifadesine yer veriliyor ve şöyle devam ediliyor:
"Ordunun belli ki gerekli gördüğünde siyasi olaylara müdahale planları var ve bunu halkın referandumla onayladığı 1982 Anayasasına dayandırabilir. Bu Anayasa, orduya, demokratik hükümetlerin Atatürk ilkelerine bağlılığını denetlemeye yönelik kilit bir rol veriyor. Bu, ordu ve bürokrasiyle yargıdaki müttefiklerince tanımlanan bir rol."
Guardian'ın aktardığına göre iç yazışma, soruşturmaların - her ne kadar belden aşağı ve doğrudan temasa dayalı spor türünde olsa da - seçim siyasetiyle ilişkili ve Erdoğan'ın önceki seçim başarılarını tekrarlama çabası niteliğinde olduğunu dile getiriyor.
Polis ve yargı
İç yazışmada, "askerin ters tepki yaratan tehditlerini lehine değerlendirdi" şeklindeki ifadeyle de kamuoyunda e-muhtıra olarak bilinen 27 Nisan bildirisinden sonra Erdoğan'ın tavrının, 22 Temmuz seçimlerinde sandığa lehine yansımasına bir atıf da var.
Ancak iç yazışma şöyle devam ediyor:
"Bütün bunlar, polisle yargının kaba otoriter tutumuyla daha da şiddetlendi. ABD'de olsa savcı ya da dedektif söz konusu generalleri ziyaret ederdi. Karakola çağrılır, hakları okunurdu. Suçlamalar, tutuklamalar, gözaltılar ancak çok güçlü kanıtlar ve davanın mahkemede kazanılacağı yolunda sağlam bir kanaatin oluşması ardından yapılırdı."
"Burada ise öyle değil. Bilgi sahibi olduğundan şüphelenilen herkes, otomatik silahlı polislerin önünde sürüklendi, medya tarafından küçük düşürüldü."
Guardian'a göre, Wikileaks'ın sızdırdığı iç yazışmada, geçmişte bu şekilde "kamuoyu önünde küçük düşürülen" bir çok kişinin er ya da geç serbest bırakıldığı belirtiliyor ve kaygı verici bir uyarıyla tamamlanıyor:
"Burada her gün, yeni bir gün ve hiç kimse tüm bu koreografinin nerede bozulacağından emin olamaz. O halde, dikkat edin."
Kaynak: AA ve BBC