$

Dolar

46,4792

Euro

53,3552

£

Sterlin

61,5968

Frank

57,6227

Gram Altın

6.205,5000

Bitcoin

2.945.276

$

Dolar

46,4792

Euro

53,3552

£

Sterlin

61,5968

Frank

57,6227

Gram Altın

6.205,5000

Bitcoin

2.945.276

Genel

Boyner: Devletin ekonomi politikası içindeki rolü sanayi politikasını tarafları ile birlikte kurgulamaktan ibaret olmalıdır

Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TÜSİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Ümit Boyner, "Devlet bir şekilde ekonomi politikası içinde yer ala

23.11.2010 - 18:59
cihan_
Boyner: Devletin ekonomi politikası içindeki rolü sanayi politikasını tarafları ile birlikte kurgulamaktan ibaret olmalıdır
Fotoğraf: Arşiv
Linke Tıkla, Timeturk'ü Favorilerine Ekle

Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TÜSİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Ümit Boyner, "Devlet bir şekilde ekonomi politikası içinde yer alacak ise bu sadece başarılı bir sanayi politikasının tarafları ile birlikte kurgulanmasından ibaret olmalıdır." dedi.

Boyner, 'Ekonomide Trakya Buluşması' adı altında Edirne'nin Keşan ilçesinde düzenlenen '2011'de Ekonomiden Beklentiler' konulu konferansta yaptığı konuşmada, geçtiğimiz haftalarda TÜSİAD ve Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu işbirliğiyle yürütülen '2050'ye Doğru Nüfusbilim ve Yönetim' adlı araştırma projesi kapsamında iki rapor yayınladıklarını hatırlatarak, bu raporlarda da ortaya konulduğu gibi Türkiye'nin büyük bir demografik değişim geçirdiğini ve bütün göstergelerin demografik geçiş döneminin hemen hemen sona erdiğine ve yeni bir dönemin başlamak üzere olduğuna dikkat çektiğini söyledi.

Türkiye'nin, bundan sonraki nüfusunun ancak kendini yeniden üreten bir hızla artacağına ve sabitleşmeye doğru gideceğine dikkat çeken Boyner, şöyle devam etti: "Gençlerin toplam nüfus içindeki payı düşerken, çalışma çağındaki nüfus veya üretken nüfus olarak adlandırdığımız grup artıyor. Çalışma çağındaki nüfusun yüksek değerlere ulaşması, ülkelerin tarihlerinde bir kez oluşan bir durum ve bu üretimi artırabilmek için çok önemli bir fırsat. Örneğin, çalışma çağındaki nüfusun toplam nüfus içerisindeki payı 2020 yılında yüzde 68 ile en yüksek değerini alacak. 2020'den sonra oransal olarak azalmaya başlasa da sayıca 2041 yılına kadar artmaya devam ederek 65 milyona ulaşması bekleniyor. Bu tarihten sonra ise azalmaya başlayacak ve böylece demografik fırsat penceresi 2041 yılından sonra ortadan kalkacak. Bu dönemde kişi başına geliri hızla artırabilmek ve aynı sayıda yurttaşa daha nitelikli hizmet verebilmek mümkün. Ülkelerin tarihlerinde sadece bir kez karşılaşılabilen demografik fırsat penceresinden yararlanma yolunda, istihdam yaratma çok temel bir mücadele alanı.'

TÜRKİYE ÇOK ÖNEMLİ BİR FIRSATIN EŞİĞİNDE

Türkiye için hem kendi ekonomik konumu, hem demografik fırsat penceresi, hem siyasi konjonktür açısından önünde çok önemli bir fırsatın, bir eşiğin mevcut olduğunun altını çizen Boyner, şunları söyledi: 'Türkiye dünyadaki artan önemini sürdürebilmek, hatta pekiştirmek için kendi iç ev ödevlerine odaklanmalıdır. Eğitimde, üretimde, teknolojide, alt yapıda ve tabii demokrasisinde ve iç huzurundaki problemlerini Türkiye'nin çözmesi gereken bir dönemdeyiz. Genel seçimlere kadar uzanan önümüzdeki süreci siyasi partilerimizin vatandaşların önüne programlarını koymaları için çok değerli buluyoruz. Bizim gibi sivil toplum örgütlerine de hem mikro, hem makro bazda hem sosyal, hem siyasi konularda çözüm üretmek ve hem siyasilerle hem kamuoyu ile paylaşma ve farkındalık yaratma görevi düşüyor.'

ÖNERİLERİMİZİ HÜKÜMET İLE PAYLAŞACAĞIZ

Ümit Boyner, TÜSİAD olarak önümüzdeki dönemde sanayi, hizmet ve finans sektörleriyle ilgili çalışma ve önerileri hükümetle paylaşmaya devam edecekleri ifade ederek, 'Tüm bunlar temelde Türkiye'nin üretkenlik tabanlı, kaliteli, uzun vadeli istihdam yaratan ve rekabet gücünü pekiştiren bir kalkınma modeline ulaşmayı hedefliyor. Yeni anayasa çalışmalarımızı da yine 2011'in ilk yarısında kamuoyu ile paylaşmayı hedefliyoruz.' şeklinde konuştu.

Ümit Boyner, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan'ın katılımıyla gerçekleştirdikleri 'Sanayi Politikası Yuvarlak Masa Toplantısı' hakkında da bilgi vererek, 'Bu toplantıda da dile getirdiğimiz gibi, geçmiş dönemlerdeki sanayi politikalarımızda, teşvik ağırlıklı bir politika yapısı mevcut. Devlet yardımlarının ağırlıklı olarak sosyal yardım modeli olarak kullanıldığı bir sistem.Burada, bölgeler arası gelişmişlik farklarının da etkisi var elbette. Ancak, Türkiye'nin teşvik sisteminden rekabetçi bir sanayi yapısına dönüşümü sağlaması için bu çelişkiden kurtulması gerekiyor. Devlet elbette sosyal yardım politikalarına ihtiyaç doğrultusunda büyük önem vermelidir. Ancak, devlet bir şekilde ekonomi politikası içinde yer alacak ise bu sadece başarılı bir sanayi politikasının tarafları ile birlikte kurgulanmasından ibaret olmalıdır. 21 yüzyılda başarılı bir sanayi politikasından, öncelikle tüm sektörler ve bölgeler için eşit rekabetçi şartları hazırlayan ve koruyan bir anlayıştan bahsediyoruz. Bu adil yaklaşımın istisnası, ancak bölgesel kalkınmışlık farklarının varlığı veya teknoloji bağlantılı stratejik yaklaşımlar olmalıdır.' şeklinde konuştu.

Bu haber hakkında ne düşünüyorsunuz?

Etiketler:

İlgili Haberler

YORUMLAR

0 Yorum

Yorum Yazın