İstanbul Üniversitesi Kütüphanecilik bölümü 4. sınıfa kayıt yaptıracak olan öğrenci Nevin Öner Karakuş, ikna odasında görevlilerin kendisini aşağılamaya çalıştıklarını söyledi. İÜ İletişim Fakültesi Radyo, Televizyon, Sinema bölümü 3. sınıfa kayıt yaptıracak olan öğrenci Serap Demirsoy da ikna odasında kendisinden açık bir fotoğraf istendiğini, vermediği için okulla irtibatının kesildiğini belirtti. Tarih Bölümü’nde 3. sınıfa kayıt yaptırmak isteyen öğrenci Hanife Gökdemir ise ikna odasında, kendisine psikolojik işkencede bulunulduğunu kaydetti.
28 Şubat döneminde İstanbul Üniversitesi (İÜ) Rektör yardımcısı olan Fatma Nur Serter, üniversitede kurduğu ikna odaları ile başörtülü öğrencilerin başlarını açmaya çalışmıştı. Yasağın son derece yoğun yaşandığı günlerde ikna odalarına alınan öğrenciler, ikna odalarını Yeni Akit’e anlattılar.
KARAKUŞ: İKNA ODASINDA AŞAĞILAMAYA ÇALIŞTILAR
İstanbul Üniversitesi Kütüphanecilik bölümü 4. sınıfa kayıt yaptıracak olan öğrenci Nevin Öner Karakuş, ikna odasında tehdit edildiğini söyledi.. İÜ Merkez Kampusu Eczacılık Fakültesi’ne kayıt olmak için gittiğini ifade eden Karakuş, kayıt sırasında kendilerinin başörtülü olmasından dolayı görevliler tarafından kayıtlarının yapılmadığını ve ikna odasına alındığını kaydetti. İkna odasında tanımadığı, orta yaşlı bir bayanın olduğunu söyleyen öğrenci Karakuş, odada kamera görmediğini belirtti. Kadının kendisini aşağılamaya çalıştığını kaydeden Karakuş; “(Başörtülü şekilde okuyamazsın) dedi. 4. sınıfa geçmem üzerine, ‘Senin gözün hâlâ açılmadı’ şeklinde konuştu. Görevli başörtüsünü köylülerin veya daha alt sınıfa mensup insanların taktığını söyledi. Benim 4. sınıfa kadar gelerek bir sürü emek vermiş birisi olduğumu belirterek, başımı açmazsam okula kayıt yaptıramayacağım söylendi. Ben de, Allah’ın emrinin benim için bütün her şeyden önemli olduğunu, ne pahasına olursa olsun, taviz vermeyeceğimi, gerekirse okula kayıt yaptırmayacağımı söyledim” dedi.
DEMİRSOY: AF BEKLİYORUM
İÜ İletişim Fakültesi Radyo, Televizyon, Sinema bölümü 3. sınıfa kayıt yaptıracak olan öğrenci Serap Demirsoy da ikna odasında neler yaşadığını Yeni Akit ile paylaştı. Okula kayıt için gittiğini söyleyen öğrenci Demirsoy, başörtülü olmasından dolayı kapıdaki görevlinin kendilerini karşıladığını belirtti. Görevlinin kendisini ikna odasına götürdüğünü ifade eden Demirsoy, odada kamera görmediğini söyledi. İkna odasında iki bayanın olduğunun kaydeden Demirsoy, arkadaşının o bayanlardan birinin Fatma Nur Serter olduğunu bildiğini ama kendisinin o dönemlerde Serter’i tanımadığını ifade etti.
Bayanın birinin okul yönetiminden olduğunu, diğer bayanın ise kendisini psikolog olarak tanıttığını vurgulayan Serap Demirsoy, “Odada, İstanbul Üniversitesi’nin çok zor kazanıldığını, bir sürü öğrencinin bu okula girmek istediğini, benim girdiğimi, bunun da güzel olduğunu, elimizde olanın kıymetini anlamamız gerektiğini söylediler. Ben tavırlardan hoşlanmadığım için ‘ben ilk seferde kolay bir şekilde girdim, çok zor olmadı, kazanmam’ dedim. Öğrenci kimliğim için açık fotoğraf vermemi söylediler. Vermezsem öğrencilik haklarımdan yararlanamayacağım ve okula kaydımın yapılmayacağını ifade ettiler” diye konuştu.
“Başörtülü bir şekilde okula gidersem diğer öğrencilere baskı yapabileceğimi söylediler” diyen Serap Demirsoy, “Bizim sınıfta 75 kişi okuyor, sınıfta da sadece ben başörtülüyüm. Diğer kişiler bana baskı yapmıyor da, ben mi baskı yapıyorum. Böyle saçma bir şey olabilir mi?” şeklinde konuştu. Demirsoy, ikna odasına girdiği günden sonra açık bir şekilde fotoğraf getirmediği için okuldan atıldığını söyleyerek, şu anda af beklediğini ve af çıkarsa okula döneceğini belirtti.
“Psikolojik işkence uygulanan odada Nur Serter de vardı”
İstanbul Üniversitesi Tarih Bölümü 3. sınıfa kayıt yaptırmak isteyen öğrenci Hanife Gökdemir ise, başörtüsü yasağının başladığı 1998 yılında kayıt yaptırmak için üniversiteye gittiğini belirterek, kayıt sırasında bir grup kadının kendilerini diğer öğrencilerden ayırarak ikna odalarına götürdüğünü söyledi. İkna odasında birkaç kadının olduğunu kaydeden Gökdemir; “Bu kadınlardan zannedersem bir tanesi Fatma Nur Serter’di” dedi. İkna odasında kendisine başörtüsü takanların siyasi görüşlere alet olduğu için başörtüsü taktığının ifade edildiğini kaydeden Gökdemir, kendisinin, bulunduğu yer olarak doğru bir yerde olduğunu söylediklerini belirtti. Gökdemir; “İkna odasında, başörtüsünü çıkartarak içeri girebileceğimi ve ilerde onlara çok dua edeceğimi söylediler. Bizlerin yanıldığını, Kur’ân’da başörtüsünün olmadığını ifade ettiler. Gergin bir şekilde bizi ikna etmeye çalışırlarken, psikolojik bir işkence uyguladılar” diye konuştu.
Kaynak: Yeni Akit