İnsanların farklı kimlikler taşıyabileceğini ancak herkesin bu ülkenin en şerefli vatandaşları olduğunu söyledi. Terörden uzak durma konusunda vatandaşları uyaran Gül, "Terör bölgemizi de insanlarımızı da yıpratır, geleceğimizi de karamsar bir havaya büründürür. O bakımdan terörün dışında fikirlerimizi, ihtiyaçlarımızı, isteklerimizi medeni bir şekilde konuşabiliriz ve hepimizin ihtiyaçlarını giderebiliriz." dedi. Ardından Vali Ahmet Turhan ile makamında bir araya geldi. Burada da tüm vatandaşların birbirinin kardeşi olduğunu kaydederek şu çağrıda bulundu: "Bu ülkeye, bu vatana sahip çıkmamız gerekir. Nasıl Dede Korkut, Mevlânâ'nın Mesnevi'si bu ülkenin kültür mirasları içindeyse Ahmed-i Hani'nin Mem u Zin'i de bu memleketin yine kültür mirasları içindedir. Kürtçe yazılmış bu destanlar da bizim parçamızdır. Farsça yazılmış Mesnevi de bizim bir parçamızdır. Bütün bunların hepsine sahip çıkmak hepimizin görevidir."
Cumhurbaşkanı, daha sonra valilikten yürüyerek bir çayevine geçti. Gül'e yol boyunca vatandaşlar ilgi gösterdi. 'Ne beyaz gül ne de kırmızı gül, gönlümüzün gülü Cumhurbaşkanı Abdullah Gül' yazılı pankart dikkat çekti. Abdullah Gül, "Çaylar benden." derken; çayevinde dengbejlerle (Kürtçe kaside söyleyen sanatçılar) sohbet edip Kürtçe kaside dinledi. Batman Belediyesi'ni ziyaretinde de Kürtçe 'hoş geldin' pankartı ile karşılanan Gül'e, Zana Farkini'nin yazdığı Türkçe-Kürtçe sözlük hediye edildi.
Zaman