"Düşünce Özgürlüğü İçin 7. İstanbul Buluşması" etkinliği kapsamında "İfade özgürlüğünün 21. yüzyıldaki rolü" konulu oturumda konuşan dilbilimci Noam Chomsky, ABD'li uluslararası hukuk uzmanı ve Irak Dünya Mahkemesi İddia Heyeti Başkanı Prof. Dr. Richard Falk ile Standford Üniversitesi'nden devletler hukuku profesörü Hilal Elver, ifade özgürlüğü için hakların yeniden tanımlanması gerektiğini söyledi.
301. madde tamamen kaldırılmalı
Kolaylaştırıcılığını Bilgi Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğretim görevlisi Prof. Dr. Turgut Tarhanlı'nın yaptığı, Bilgi Üniversitesi Dolapdere kampusunda düzenlenen oturumda ilk konuşmayı Elver yaptı.
Dünyada iki milyar internet kullanıcısı olduğu halde, teknolojinin kullanımında büyük bir eşitsizlik yaşandığını söyleyen Elver, "İfade özgürlüğü ekonomik nedenlerle herkesin sahip olamayacağı bir özgürlük" dedi.
Elver Türkiye'de önümüzdeki dönem internet yasaklarına karşı hak savunucularının daha fazla mücadele etmesi gerektiğini, "kısıtlı bir değişiklik yapılan" Türk Ceza Kanunu'nun 301. maddesinin ise tamamen kaldırılması gerektiğini söyledi.
Falk: Neoliberal medya neofaşit söyleme açık
Falk ise "Bana göre devletin ruhu üzerine hala daha fazla mücadele etmemiz gerekir. Politik enerjimizi şirketlerle gayrımeşru ilişki halinde olan bu iktidarın dünüştürülmesine harcamalıyız" dedi:
"Neoliberal medya neofaşist söyleme daha fazla yer ayırıyor. İnsanlık için geliştirilen söylemler medyada yer almıyor. Sağcı ve liberter görüş arasında süren tartışma çok sağlıksız ifade özgürlüğü açısından tehlikeli sonuçlar yaratıyor.
"İnternet bir yandan çoğulcu bir söylem ama diğer yandan ticari bir sömürünün arayüzü. Çocuk pornografisi türünden bir istismara yol açan internetin nasıl sınırlandırılacağı üzerine tartışmamız gerekir."
Elver ve Falk, iklim değişikliği konusunda şirket ve devletlerin büyük bir dezenformasyon kampanyası yürüttüğünü söyleyerek, "bilgi edinme hakkı", "gelişme hakkı", "çevre hakkı" ve "su hakkı" kavramlarının yeniden tanımlanması gerektiğini söyledi.
Türkiye'deki mücadele öğretici
Chomsky, George Orwell'in "Hayvan Çiftliği" kitabına yazdığı ve uzun yıllar saklanan önsözünde "Özgür İngiltere'de zora başvurmadan da ifadenin sınırlanması mümkündür" sözünü hatırlatarak konuşmasına başladı:
"Haklar verilmez bunlar kazanılır ama kazanılan hakların nasıl korunacağı da önemlidir. Günümüz medyasında işe gelmeyen, popüler olmayan ve söylenmesi 'yakışık almayan' fikirler bastırılıyor." "Şimdi ifade ifade özgürlüğünü yeniden kurmak gibi çok zorlu bir görev var önümüzde" diyen Chomsky, şöyle devam etti:
"Türkiye'de ciddi insan hakları ihlalleri ve cinayetler yaşanıyor. Ama Batı'da göremeyeceğimiz kadar direniş kültürü de var bu ülkede. Mücadeleye sanatçılar, akademisyenler ve gazeteciler katılıyor ve bedel ödüyorlar. Türkiye'nin özgürlük mücadelesi konusunda gurur duyacağı bir geçmişi var ve bizlerin de bundan çıkaracağı çok ders var."
Obama yönetimi Bush'un politikalarını sürdürüyor...
Chomsky Obama yönetimi ile ilgili de şu yorumu yaptı: "Obama, beklediğimiz gibi davrandı. Çok net biçimde Bush yönetiminin politikalarını sürdürüyor. İlk Bush dönemi sert, küstah bir dönemdi. ABD’nin prestiji bu dönemde en düşük seviyeye düştü, 2. Bush döneminde biraz daha normale döndü. Obama'nın ikinci Bush dönemindeki politikalarını sürdürmesini bekliyordum, bunu yaptı. Kahire konuşması büyük heyecan yarattı ama dikkatli biçimde dinlerseniz çok da bir şey söylemedi. Basın toplantılarında bir gazeteci kendisine Kahire’ye giderken ‘Barak'ın Mısır’ı hakkında bir şey söyleyip söylemeyeceğini’ sordu. Obama, ‘Ben etiketlemeyi sevmiyorum. Barak iyi biri, iyi şeyler yapıyor ve bir müttefiktir dedi. Obama, İran’daki insan haklarından bahsederken kim dikkate alabilir ki? Müttefik devletlerdeki insan hakları ihlallerine karşı çıkmıyor. Biz ya da müttefikler suç işlediğinde sorun değil!”
Obama döneminde ifade özgürlüğü konusunda gerilemeler olduğunu kaydeden Chomsky, Filistin konusunda da diplomatik çözüm çabalarını desteklemediğini ve ABD’nin çözümü engellediğini ileri sürdü.
Chomsky, İran tehdidini de gerçekçi bulmadığını vurgulayarak “ABD'de ya da İngiltere’de özgür basın olsaydı ‘İran tehdidi nedir? diye sorarlardı. Pentagon’dan ya da ABD istihbaratından geliyor bu tehdit algısı. Askeri bir tehdit söz konusu değil” dedi.
Türkiye’nin İran’la ticaretini artırdığını bu açıdan bakıldığında ABD’nin “emirlerini” uygulamadığını kaydeden Chomsky, Kürt sorununa yönelik mesajlar da verdi. 8 yıl önce Türkiye’ye geldiğinde durumun kötü olduğunu şimdi önemli ilerlemeler olduğunu kaydeden Chomsky, “Mahkemelerin baskı altına alındığını görüyoruz” diye konuştu.
Chomsky, Türkiye’deki medya için de “Resmi olarak medyanın özgür olduğu söyleniyor ama önemli kısıtlamalar söz konusu” dedi. Chomsky, ifade özgürlüğünün kısıtlanmasına örnek olarak da yıllarca hapis yatan yazar İsmail Beşikçi’yi gösterdi.
Kaynak: Bianet ve Ajanslar