WIllIam Saletan
Müslümanların yakın geçmişteki en korkunç terörist katliamın faili değil, kurbanı olduğu bir yer tahayyül edin. Katilin Yahudi olduğunu ve saldırı noktasında Yahudilerin bir sinagog inşa ettiğini tahayyül edin. 'Sıfır Noktası camii'ne karşı çıkanlar ne tepki verirdi? 'Sıfır Noktası sinagogu'nu da aynı enerjiyle kınarlar mıydı? Yanıtı biliyoruz çünkü hayali olmayan bir yerden, El Halil'den söz ediyorum. Bu sinagogu duymamanızın nedeni gürültü kopmaması. Görünüşe göre, ibadethanelerin teröre sahne olan yerlerden belli bir uzaklıkta tutulması sadece Müslümanlar için geçerli.
El Halil Kudüs'ün güneyinde, Filistinlilerin topraklarının merkezinde. En kutsal mekânı, İbrahim, İshak ve Yakup'un gömülü olduğuna inanılan Patrikler Mağarası. Müslümanlar 1929'da burada 67 Yahudi'yi katletti. Fakat kentin son yıllarda sahne olduğu en korkunç saldırı 1994'te gerçekleşti; Yahudi yerleşimci Baruch Goldstein dua eden 29 Müslüman'ı vurdu ve 100'den fazlasını yaraladı. Aklı başında olan her İsrailli Goldstein'i kınadı. Fakat birçok yerleşimci ona hâlâ hayran.
Goldstein'in o korkunç günde yola çıktığı Kiryat Arba yerleşimi katliam yerinden yaklaşık 460 metre uzaklıkta. Bu mesafe, önerilen İslami toplum merkezinin Sıfır Noktası'na uzaklığının yaklaşık iki katı. Fakat 11 Eylül kurbanları için bir anıt içerecek olan toplum merkezinin aksine, Kiryat Arba, Goldstein için bir anıt dikti. Her yıl yerleşimciler 'Yahudi düşmanları'nı öldürdüğü için ona teşekkür etmek üzere mezarında toplanıyor. Hükümet Goldstein'ın işlediği suçu kötülüyor. Fakat El Halil'deki yerleşimcilere diğer tüm kentlerdekilere kıyasla daha cömertçe yardım yapıyor. 1994 trajedisinin yıldönümünün yaklaştığı şubatta, polis ve askerler yerleşimcilerin Pirum Bayramı için Kiryat Arba'dan Patrikler Mağarası'na yürüyebilmesi için güvenliği sağladı. İsrail bir ay önce Kiryat Arba'nın talebiyle bu kutsal mekânı Yahudilerin 24 saat ibadete açtı.
İsrail bu yıl Filistinlilerin itirazlarına rağmen, mağarayı Yahudi halkının 'toprakla bağını' güçlendirmek için 'miras' listesine ekledi. 20 bin İsraillinin bunu kutladığı gösteride, bir bakan yardımcısı Başbakan Binyamin Netanyahu'yu, 'Barack Hüseyin Obama'ya rağmen Batı Şeria'da yerleşim inşaatını yeniden başlatmaya teşvik etti. Bir bakan da Patrikler Mağarası'nın üç kilometre yakınında bir yerleşimin temelinin atılmasına yardım ediyordu. Mayısta, konut ve inşaat bakanı Kiryat Arba'da bir sinagog açılışına katıldı. Bir daha söyleyeyim: Goldstein'in dehşet verici saldırıyı gerçekleştirdiği yerleşim, suç mahallinin çok yakınında yeni bir ibadethane inşa etti. Yerleşimciler sinagogu, İsrail'in kenti 1967'de ele geçirmesinin anısına El Halil Günü'nde açtı. Kutlamaya giden konut bakanı daha fazla inşaat çağrısı yaptı. Yerleşimciler bir ay önce de Kiryat Arba'da, Filistinlilerin toprağını gasp ettiği iddia edilen yeni bir yapının temelini atmıştı. Bu hafta geçici yerleşim moratoryumunun süresi dolarken, ulaştırma bakanı El Halil'de inşaat yapma hakkını teyit etti.
İki vaka arasında bariz farklılıklar var. Goldstein'in suçu 11 Eylül'den daha küçüktü ve Kiryat Arba sinagogu önerilen İslami toplum merkezinin yanında minicik kalıyor. Fakat İslami merkeze karşı çıkanların standartlarına göre, sinagog daha vahim. Yasal açıdan tartışmalı bir toprağın üzerinde; bir terör saldırısına doğrudan karışmış bir yerel topluma hizmet ediyor. İnşaatı yapanlar fetihten söz ediyor. Ve bunu, dini temellerde tanımlanmış bir devletin desteğiyle yavaş yavaş başarıyorlar. El Halil'in dersi şu: İslami merkeze karşı kampanya hiçbir zaman hassasiyet veya saygıyla ilgili olmadı. Bu kampanya
İslam'la ilgili.(ABD merkezli internet sitesi, 29 Eylül 2010)
Radikal