Saadet Partisi Kayyum'a devredildi. Kulağa nasıl geliyor bu? Sokaklarda nasıl yankılanıyor? Nasıl bir görüntü çıkıyor ortaya? O resmi görebiliyorlar mı acaba? Durdukları yerden değil, olmaları gereken yerden bakmadıkça bu iç karartıcı, rahatsız edici kareyi görme imkanları olmayacak. Göremedikleri için böyle bir sonuca imza attılar.
Çok yazık oldu. Saadet Partisi, oy oranı ne olursa olsun, Türkiye'de çok önemli bir kesimin sempatiyle baktığı bir parti. Yüzde birlerde gezinen oylarını yüzde beşin üzerine çıkarmış bir parti. Gelecek seçimlerde barajı aşabileceği söylenen bir parti. Bilinen tabanın dışında geniş çevrelere açılmaya çalışan, bunu yaptıkça da etkisini artıran bir parti.
Yani öyleydi... Kongre'ye itiraz edip kayyum atanmasına yol açanların, Kongre'deki usulsüzlük iddialarından çok partinin yeni yüzlerini tasfiye etme girişiminden önce böyleydi. Numan Kurtulmuş ve ekibi ile aslında tükenmiş bir parti yeni bir iddia ile kamuoyu önüne çıkmış ve kabul görmüştü.
Tek çıkış yolu da buydu. Belki bir başarı hikayesine tanık olacaktık. Yeni bir dalga yakalanacaktı. O dalgayı kırdılar. Sadece dalgayı değil, Saadet'e gönül verenlerin kalplerini de kırdılar, zihinlerini bulandırdılar.
Siyasi ihtirasın, kim olursa olsun, insanın gözlerini nasıl kör ettiğinin örneğidir bu. Bir siyasi partiyi, bir aile şirketi gibi görmenin örneği.
YAZININ DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ