Bir orman köyü olan Kula'da torunun yanında kalan Fatma Tepe, günlük yaşamını iki katlı taş evin terasında geçirerek, Istranca dağlarının temiz havası ve güneşin tadını çıkarıyor. Bu güne kadar köyünden dışarıya hic çıkmayan ve tüm yaşamı orman, hayvancılık ve arıcılık arasında geçen Tepe, yaş itibarıyla işitme kaybı dışında bugüne kadar doktor yüzü görmemiş.
Bulgaristan'ın Ruscuk şehrinden 1934 yılında Türkiye'ye göç ederek Kula köyüne iskan edildiklerini ifade eden Tepe, nüfusa kaydının geç yaptırdığını, nüfus cüzdanına göre 97, asıl yaşının ise 111 olduğunu iddia etti. Bu kadar uzun yaşamasını doğal beslenmeye, Istranca'nın temiz havasına borçlu olduğunu belirten Tepe, ''Bayramlarda ziyaret edilmek beni çok mutlu ediyor. Sanki yeniden doğmuş gibi oluyorum. Eski günlerimi hatırlıyorum. O gençleri cıvıl cıvıl görmek yaşama beni bağlıyor.
Sayısını hatırlayamadığım torunlarım bana güç veriyor'' dedi. Kula köyu muhtarı Abdurrahman Sırcan ise, köyde herkesin hürmet ettiği ve köye gelen konuklarında ziyaret ettiği 100 yaşın üzerındeki Fatma Tepe'nin köyün simgesi olduğunu kaydetti. Torunlarından Bahri Tepe de, babaannesinin evin terasında gezindiğini ve sağlığının da yerinde olduğunu söyledi.
AA