İslâmî Cihad Hareketi Abbas yönetimi tarafından Siyonist işgal rejimiyle yapılan müzakerelerin Filistin halkına zarardan başka bir şey getirmediğini belirterek, Filistinli tarafın daha önce müzakereler için öne sürdüğü bütün şartlardan vazgeçtiğini ifade etti. İslâmî Cihad'ın şehit ve gaziler adına önceki gün Gazze'de düzenlediği iftar yemeğinde bir konuşma yapan hareketin önde gelen liderlerinden Muhammed El-Hindi şöyle dedi:
"Abbas yönetiminin düşmanla sürdürdüğü müzakereler, işgalcilerin daha fazla yerleşim birimi inşa etmelerine ve mukaddes mekânlara saldırmalarına zemin hazırladı. Bu süreçte Filistin halkının çıkarına hiçbir şey olmadı." Müzakerelere, müzakerelerde alınacak kararlara ve varılacak olası anlaşmalara da değinen El-Hindi, sözlerine şöyle devam etti: "Düşmanla müzakerelere giden Abbas takımı, Filistin halkının hak ve hukukunu koruma konusunda güvenilir değildir. Bu görüşmeler Filistinli grupları bağlamadığı gibi, alınacak kararlar da hiç kimseyi bağlamayacaktır. Yerleşim birimleri bütün hızıyla devam ederken, yerleşimciler özgür bir şekilde her tarafı gezdiği halde Filistin halkı engellenirken, mescidler yıkılırken ve mukaddes mekânlara karşı tecavüzler devam ederken; Abbas yönetimi niçin düşmanla müzakere masasına oturuyor?" Müzakerelerin Filistin halkının hak ve hukukunu hedef aldığını belirten El-Hindi, Filistin halkının hak ve hukukunu koruyacak tek seçeneğin direniş olduğunu ifade etti.
Dünya Yahudi Kongresinin Kudüs'te yapılması, ümmetin duygularıyla oynamaktır
Mescid-i Aksa eski hatibi ve Filistin Âlimler Birliği Başkanı Milletvekili Şeyh Hamid El-Beytavi, Siyonist rejimin işgal altındaki Kudüs şehrinde Dünya Yahudi Kongresi düzenlemek istemesinin İslâm ümmetinin duygularını rencide etmek anlamına geldiğini belirterek, böylesi bir girişimin Kudüs'ü Yahudileştirdiklerinin de açık bir delili ve ilanı olduğunu ifade etti. Şeyh Beytavi, konuya ilişkin bir basın açıklaması yaptı. Filistin Enformasyon Merkezi'ne de ulaşan açıklamada Şeyh El-Beytavi şunları ifade etti: "Bu kongrenin Ramazan ayında ve özellikle işgal altındaki Kudüs şehrinde yapılması, bütün Müslümanların duygularını rencide etmek anlamına geliyor. Bu tavrıyla dinî duyguları hiçe sayan işgal rejimi, aslında dinî ve dinî değerleri önemsemediğini bir kez daha herkese göstermiş oldu." Bu kararın Kudüs şehrini Yahudileştirme çabalarının bir halkası olduğunu söyleyen El-Beytavi, sözlerini şöyle sürdürdü: "Kudüs'ü Yahudileştirmek için yoğun çaba harcayan işgal rejimi, bu çabalarını son zamanlarda Filistinlilerin evlerini yıkarak, halkı yurtlarından sürerek, topraklarını gasp ederek, liderlerini zindana atarak ve vekillerini de tehcir ederek daha da ileri bir boyuta taşımıştır." Filistin halkından bu karara karşı durmalarını isteyen El-Beytavi, İslâm ümmetinden de olayın büyüklüğüyle orantılı bir tavır almalarını, Kudüs ve Mescid-i Aksa'ya destek için her yola başvurmalarını istedi.
Küstah İsrailli hahamın sözlerine ABD'den tepki
ABD yönetimi, İsrailli bir hahamın Filistinlilere hakaret içeren sözlerini eleştirdi. Beyaz Saray Sözcüsü Philip Crowley, yayımladığı açıklamada, haham Ovadia Yosef'in Filistinler ve Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas için "Bu dünyadan yok olup gitsinler" şeklindeki sözlerini "onur kırıcı" olarak nitelendirdi. Bu sözleri kınayan ve üzüntüsünü dile getiren sözcü, "Bu ifadeler sadece onur kırıcı değil, aynı zamanda bu tür tahrikler barış davasına zarar veriyor" ifadesini kullandı. Araplar ve Filistinlilere karşı kullandığı iğneleyici sözlerle tanınan İsrail'in etkili hahamlarından Ovadia Yosef, cumartesi akşamı verdiği vaaz sırasında, Filistinliler ve Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas için "Bu dünyadan yok olup gitsinler" ifadesini kullanmıştı. Filistinlileri "bela ve İsrail'in amansız düşmanları" olarak niteleyen Yosef, Abbas için "Vebaya yakalansın" demişti. Ortadoğu kökenli İsrailli Yahudilerin en saygın din adamları arasında kabul ettikleri 89 yaşındaki Yosef, İsrail hükümetinin koalisyon ortağı, aşırı muhafazakar Şas partisinin de manevi lideri konumunda bulunuyor.