Ardahan'da yaklaşık 40 yıldır gazetecilik yapan 23 Şubat Gazetesi'nin imtiyaz sahibi Kasım Tırpancı (63), 12 Eylül 1980 darbesi sonrası yaptığı birçok haber nedeniyle gözaltına alınıp, haftalarca cezaevinde tutulduğunu söyledi.
Türkiye 12 Eylül anayasasının değişikliği için referanduma hazırlanırken, dönemin mağdurları da konuşmayı sürdürüyor. Darbenin mağdurlarından biri de Ardahan'da gazetecilikte 40. yılını geride bırakan Kasım Tırpancı. O dönemde köy ve şehir arasındaki yolların bozukluğunu haber yapan Tırpancı, halkı telaş ve heyecana sevkedecek şekilde yayın yaptığı gerekçesiyle gözaltına alınmış. 20 gün tutuklu kalan Tırpancı'dan, darbeyi haklı gösteren haberler yapması da istenmiş. Sıkıyönetim Komutanlığı Askeri Savcılığı tarafından hakkında yazdığı haberler nedeniyle sürekli soruşturma açıldığını belirten Tırpancı, 12 Eylül anayasa referandumunun bir şans olduğunu belirtiyor. Darbecilerin yargılanması ve bir daha ülkede darbeye teşebbüs dahi edilmemesi için referandumda 'evet' oyu vereceğini söyleyen Tırpancı, ülkede demokrasinin yerleşmesi için bunun şart olduğunun altını çiziyor.
1980 darbesi ile ülkede demokrasi rafa kaldırıldığı gibi, insan haklarının çiğnendiğini ve bunda basın mensuplarının da haksız cezalara maruz kaldığını kaydeden Tırpancı, "Benim 11-14 Haziran 1982 tarihinde yazmış olduğum 'Şehirlerarası ve şehir içi yollar çok bozuk' başlıklı haber 'Halkın telaş ve heyecanına sebep olduğu' gerekçesi ile 20 gün tutuklanmama neden oldu. Erzurum Sıkıyönetim Mahkemesi'nde yargılandım ve yazıda suç unsuru bulunmadığı için 'kovuşturmaya yer olmadığı kararı' verildi. Haksız olarak tutuklandığım halde, koyulan sınırlama nedeniyle dava açarak hakkımı arayamadım ve tazminat alma yoluna dahi gidemedim. İşte bundan dolayı antidemokratik 82 Anayasası'nın değişimini yeterli görmemekle birlikte, vicdanımın sesine uyarak 'evet' diyorum ve ileride mevcut anayasanın tümü ile değişmesini diliyorum" dedi.
Ardahan'da 35-40 yaşın üstündeki insanların 1980 sonrası işkence ve baskılar yaşadığını anlatan Tırpancı, "Ardahan'da Sıkıyönetim Komutanı Yarbay Özgür Tütün, Binbaşı Talat Demir ve Astsubay Haşim Ünal'ın antidemokratik uygulamaları unutulmuş değildir. Yapılan darbe ve sonrası hazırlanan bir anayasanın değişimine karşı çıkmak ve 'hayır' oyu vermek faşizme hizmet olduğu gibi, çağdaş insan onuruna da aykırıdır" diye konuştu.