Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy'nin Romanları hedef alan sert tedbirlerden sonra açık bir şekilde göçmenleri hedef göstermesine tepkiler artıyor. Sarkozy, 30 Temmuz günü Grenoble kentinde suç işleyen yabancıların vatandaşlıklarını ellerinden alma tehdidinde bulunmuştu. 2007'deki seçim kampanyasının ülkenin en zengin kadını tarafından finanse edildiğine dair büyüyen skandallar arasında Sarkozy, 2012 cumhurbaşkanlığı seçimlerine 20 ay kalırken birden aşırı sağa dümen kırdı.
SARKOZY KAOSA SÜRÜKLÜYOR
Sarkozy'nin söylemleri Sosyalist Parti tarafından "anti Cumhuriyetçi sapma" olarak değerlendirilirken, Komünistler Cumhuriyetin tepeden çürümekte olduğu tepkisinde bulundu. İnsan hakları organizasyonları da yabancı düşmanlığı yapıldığını belirtti. Siyasi gözlemciler, Sarkozy'nin Cumhuriyetçi sağın değerlerini de yok ettiğini ifade ederken, yurt içi ve yurtdışında medya tarafından da sert eleştirildi.
Le Monde gazetesi "Cumhurbaşkanı, tırmanma ve amalgam" başlıklı editör yazısında, "Fransız vatandaşlığının geri alınması. Kelimeler ağır, anlamca çok ağır" diyerek, Sarkozy'nin 30 Temmuz günü Grenoble kentinde göçmenlere ilişkin kullandığı kelimelerin böyle olduğunu yazdı.
Liberation gazetesinde Fabrice Rousselot'un editör yazısında, "aşırılık" ifadesi kullanılırken, bu aşırılıktan birinci derece faydalanacak olanında aşırı sağcı Le Pen'in partisi olacağını kaydetti. Humanite gazetesinde Patrick Le Hyaric'in editör yazısında, Cumhurbaşkanı'nın aşırı sağ sapmasına işaret edilerek, 1930'dan bu yana ilk kez bir Fransa Cumhurbaşkanı'nın yabancı düşmanlığı, gizli ırkçılık ve dışlanmaya dair bu denli ağır ifadeler kullandığına dikkat çekti.
Yurtdışında ise Washington Post gazetesi Sarkozy için "süper polis" tanımını yaparken, İngiliz The Guardian gazetesi, "Sarkozy Fransa'yı kaosa mı sürükleyecek?" diye sordu.
POLİSİN ŞOK MÜDAHALESİ
Sarkozy'nin söylemlerine ilişkin tepkiler dinmemişken, 21 Temmuz'da çekilmiş polisiye bir operasyonun görüntülerinin yayınlanması şok etkisi yarattı. Görüntülerde, Paris'in La Courneuve banliyösünde yıkılması gereken 15 katlı bir binanın boşaltılması sırasında polis zor kullanarak kötü muamelelerde bulunduğu görülüyor. Yerlerde sürüklenen bir hamile kadın bayılırken, annesinin kucağından zorla alınan bir çocuk ağlıyor. Görüntülerden Fildişi Sahilleri'nden çok sayıda genç kadının olduğu göze çarpıyor. Polis, evden çıkarılmaya karşı direnen, birbirine kenetlenmiş kadınları, ayakları ve ellerinden tutup çekerek dağıtıyor.
BÜYÜK EYLEM HAZIRLIĞI
Göçmenlik ve suç arasında bağ kuran Sarkozy'nin politikaları adı konulmayan "ırkçı" uygulamalar olurken, cop darbeleriyle güvenlik soruna yönelmesi tepkileri arttırıyor. Sarkozy'nin güvenlik politikalarına karşı 30'u aşkın organizasyon, parti ve sendika 4 Eylül'de büyük bir eyleme hazırlanıyor.
İnsan Hakları Ligi'nin (LDH) verdiği bilgilere göre, farklı dernekler de çağrıyı imzaladıktan sonra eylem resmi olarak duyurulacak. Eylemin Gambetta tarafından 4 Eylül 1870'te III. Cumhuriyet'in ilanının 140'ıncı yıldönümü dolayısıyla Republique (Cumhuriyet) Meydanı'nda yapılması bekleniyor.
ANF