DİĞER İÇERİKLER

SOSYAL HESAPLAR

DOLAR

16,9682 ₺

EURO

17,5131 ₺

ALTIN

964,56 ₺

BİST

2.371,25 ₺

Beraat Gecesi'nin anlamı nedir?

Bu akşam, Beraat gecesi. Kandil geceleriyle ilgili Prof.Dr. Hayreddin Karaman ve Diyanet İşleri Başkanı Bardakoğlu'nun mesajları. Bu akşam neler yapmalıyız?

26.07.2010 16:08:00

Prof. Dr. Hayreddin Karaman ve  Diyenet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Bardakoğlu'nın değerlendirmelerini Beraat Kandili münasebetiyle sizlerle paylaşıyoruz:

Mübarek Günler ve Geceler



Sevgili Peygamberimizin (s.a.), vazifesini yerine getirmek için gerekli bulunan hürriyeti elde edeceği Medine (daha önceki adı Yesrib) şehrine hicretinden (göçmesinden) günümüze kadar1422 yıl geçti, 1-Muharrem'de 1423. yıla girmiş olduk. Muharrem ayının dinî ve tarihî yönlerden özellikleri var, bu sebeple oruçlar tutuluyor, anma toplantıları ve başkaca merasimler yapılıyor. Yapılanların dinde yerinin bulunup bulunmadığı konusu da hep tartışılıyor. Bu yazımızda yalnızca Muharrem ayının belli günlerini değil, özel olarak ibadet ve merasim yapılan diğer mübarek gün ve geceleri (bu arada kandilleri) ele almak, incelemek, dindeki yerlerini ortaya koymak istiyoruz.

Din yalnızca kurallardan ibaret değildir; onu yaşayan, hayatına uygulayan insan ferdi ve toplumunun anlayışı, duyguları, âdetleri ve bunların sosyal ve kültürel hayata yansımaları ile din hayatı canlılık ve zenginlik kazanmakta, ancak bu arada bazı bid'atlar da oluşmaktadır. Bid'at, 'inanç, ibadet ve kural olarak dinde olmayan bir şeyi uydurmak ve ona yamamak, dinde varmış gibi bilmek, inanmak ve yapmaktır'. Mesela bir kimse, Berat gecesinde şu kadar namaz kılmak gerekir, bu geceye mahsus şöyle bir ibadet vardır' derse ve bunu yaparsa bid'at gerçekleşmiş olur. 'Bid'at'ın ne zararı var, yapılan meşru ve faydalı bir şey ise varsın yapılsın!' denemez. Çünkü din, Allah tarafından tamamlanmış, Peygamberimiz tarafından da tam olarak tebliğ edilmiş, insanlara bildirilmiştir. Onda olmayan bir inanç, ibadet veya kuralı ona eklemek dini bozmak ve değiştirmek demektir ve bu caiz olmaz. Bir kimse Allah rızası için -yasaklanan yerler ve zamanlar dışında- istediği kadar namaz kılabilir, oruç tutabilir, zikir yapabilir, sadaka verebilir... ama bunlardan birini 'Şu yerde, şu zamanda, şunu yapmak farzdır, vacibdir, sünnettir, sevaptır, gereklidir...' diyerek, bilerek, bildirerek yaparsa bid'at işlemiş, dinde olmayanı ona eklemiş olur ve bu caiz değildir.


Belli gecelere mahsusnafile/sünnet namazlar var mıdır?

Ramazan'da, yatsıdan sonra kılınan teravih namazı vardı, sünnettir, Peygamberimiz kılmış, ümmeti de bu sünneti devam ettirmiştir. Bunun dışında belli bir geceye mahsus namaz yoktur. Beş vakit farz ve sünnet, bu namazlardan önce ve sonra kılınsın diye Peygamberimiz tarafındantavsiye edilmiş namazların dışında gecenin yarısından sonra kılınan teheccüd namazı vardır; ancak bu namaz belli bir geceye ait değildir. Şu halde Berat, Reğâib, Mi'rac, Kadir gecelerine mahsus belli bir namaz yoktur. Gerek bu gecelerde ve gerekse başka gün ve gecelerde insanlar nafile olarak istedikleri kadar namaz kılabilirler.

Belli günlere ait oruçlar var mıdır?

Ramazan'da tutulan ve farz olan oruç dışında Peygamberimizin tuttuğu ve tavsiye ettiği başlıca oruçlar şunlardır:

Ramazan'ı takip eden Şevval ayı içinde altı günlük oruç

Zilhicce ayının on gününde tutulan oruç. Hac edenler Arafe günü oruç tutmazlar. İki bayram günü ile -kurban bayramında içinde tekbir getirlen- teşrik günleri de oruç tutulmaz.
Muharrem ayının dokuz, on ve onbirinci günlerinde tutulan oruç. Peygamberimiz Muharrem'in onuncu günü aile reisinin evde ziyafet vermesini de tavsiye etmiştir.
Şaban ayının çoğunu oruçlu geçirmek.

Zilkade, Zilhicce, Muharrem ve Receb'den ibaret olan 'haram aylarda' çokça oruç tutmak.
Her pazartesi ve Perşembe günleri tutulan oruç
.

Her ayın 'ak günler' diye anılanonüç, ondört ve onbeşinci günlerinde tutulan oruç.
Devamlı olarak bir gün tutmayıp bir gün tutulan (gün aşırı) oruç.
Farz ve vacib namazlar ile yukarıda sıralanan nafile namaz ve oruçlardan başka -belli zaman ve mekanlara bağlanmış, Hz. Peygamber tarafından tavsiye edilmiş- bir oruç ve namaz yoktur.

Kandillerde doğrular ve yanlışlar:

Kandil ve diğer mübarek günlere bu açıdan baktığımızda doğru ve yanlış olanları şöylece özetlemek mümkündür:

Rabîulevvel ayının onikinci gecesi Sevgili Peygamberimiz'in doğum gecesi (mevlid) olarak kutlanmaktadır. Bu gün ve gecede bir kutlama, ibadet ve merasim yapılacağına dair âyet ve hadis yoktur. Bu vesile ile Peygamberimizi anmak, onun örnek hayatını ve üstün meziyetlerini hatırlamak ve hatırlatmak faydalıdır. Ancak 'mevlid gecesi sebebiyle yapılanları' dine katmak, 'bu sünnettir, tanımlanmış ibadettir' demek bid'at olur.

Muharrem ayının başı aynı zamanda müslümanların takvim yılbaşıdır. Hz. Peygamber'in (s.a.) Mekke'den Medine'ye göçmesi olayı bu takvime başlangıç kılınmıştır. Bu sebeple O'nun mücadelesini, hayatını, tebliğ ettiği dinin (İsam'ın) özelliklerini bu vesile ile dile getiren kutlamalar, toplantılar, anmalar yapılabilir. Bunlar özel mânada ibadet değildir, Muharrem'in 9-11. günleri tutulacak oruç dışında tavsiye edilmiş bir ibadet yoktur.

Berat gecesi belli değildir. Bunun Kadir gecesi olduğunu söyleyenlerin delilleri daha kuvvetlidir. Bu gece olduğu söylenen Şaban'ın ortasının gecesi hakkında rivayet edilmiş hadisler vardır; ancak bu hadislerin sıhhati tartışmalı olduğu gibi sağlamca olanların içlerinde 'berat' kelimesi de geçmemektedir. Hz. Peygamber ve sahabe devirlerinden sonra bazı alimler ve halk bu geceyi ibadetle geçirme şeklinde bir davranış içine girmişlerdir. Bunlara göre de o geceye mahsus belli bir ibadet yoktur.

Receb ayının ilk Cuma gecesi kutlanan Reğaib gecesi hakkında sağlam bir rivayet (hadis) yoktur.

Kadir gecesi hakkında âyetler ve hadisler vardır; bu gecenin bin aydan daha hayırlı olduğu bilinmektedir. Ancak Kadir Gecesi'nin hangi gece olduğu kesin olarak bildirilmemiştir. Ramazangecelerinin tamamı Kadir olabilir. Kadir gecesine ait de bir namaz veya başka bir belli ibadet yoktur.

Mi'rac Hz. Peygamber'e büyük bir ihsan, eşsiz bir armağandır; ümmetinin de bundan büyük bir nasibi vardır. Mi'rac gecesi Hz. Peygamber'i, başta mirac olmak üzere genellikle mucizeleri, o gece armağan edilen namaz ibadetinin önemini, İsra sûresini ve orada geçen dini, ahlaki hükümleri anmak, anlatmak, temsil etmek elbette yararlıdır ve yapılmalıdır. Ancak gerek bunları ve gerekse başka meşru şeyleri yapmak 'miraç gecesine mahsus' bir sünnet, bir ibadet değildir; böyle anlaşılırsa dine ekleme yapılmış olur.

Diyanet İşleri Başkanı Ali Bardakoğlu'nun Berat Gecesi Mesajı:

           Bu gece, Berat Kandili?dir. Berat Kandili, içlerinde Allah?a kulluk görevini yerine getirmede kusur ve yanlışının olduğunu hissedenlerin Yüce Allah?a yönelerek, O?nun rahmet, şefkat ve mağfiretine sığınabilecekleri, karardığını düşündükleri gönüllerini tövbe ve istiğfarla arındırabilecekleri çok özel bir gecedir.   
Yüce Allah?ın af ve merhametine sığınarak günahlardan arınma, ilahi lütuf ve bereketlere erişebilme hemen her müminin temel gayesidir. Üç ayların girmesiyle idrak etmeye başladığımız bu tür mübarek gün ve geceler, manevi hayatımızda öze dönme ve kendimizi yenileme fırsat sunan, toplumda birlik, beraberlik ve kardeşlik duygularının yoğun bir şekilde yaşanmasını sağlayan, ilahî af ve mağfiret niyazlarını zirveye taşıyan bereket yüklü zaman dilimleridir.
Bu mübarek gecenin bize sunduğu manevi iklimde beratımızı almamızın Yüce Rabbimiz?in ilahi mesajına kulak vermekle, ahlakî erdemleri hayatımıza yansıtmakla mümkün olacağını bir kez daha anlarız; başkalarının hak ve hukukuna riayetin temel dini ödevlerimizden olduğunu, harama el uzatmanın, kul hakkı ihlalinin bizi ilahi mağfiretten uzaklaştıracağını biliriz. Yaradanına, kendisine, yakın - uzak çevresine ve bütün insanlığa karşı sorumlulukları bulunan bir varlık olduğumuzu bu gecede tekrar hatırlar, bu görevlerimizi ihmal edip etmediğimizi sorgularız.
 
Öyleyse, gönüllerimizin müstesna bir coşku yaşadığı bu mübarek gecede, her türlü ayrılık ve ayrımcılığı, bencillik ve düşmanlığı geride bırakarak dünyaya hikmet gözüyle bakmaya çalışalım. Yaşadığımız hayatın geçici olduğunu, Allah katında kalıcı olanın ise imanımızın ve yararlı işlerimizin olduğunu fark edelim. İnsanı insan olduğu için sevip, Yaradandan dolayı hoş görüp dünyaya biraz da rahmet penceresinden bakalım. Etrafımıza kin ve nefret yerine, sevgi ve barış tohumları ekelim. Yalan, gıybet ve iftira gibi bizi birbirimize düşman eden kötülüklerden uzak duralım. Düşmanlık, dargınlık ve kırgınlıkları ortadan kaldırarak, dostluk, kardeşlik, huzur ve güven içinde bir hayat sürdürmeye gayret edelim. ?Mü?minler ancak kardeştirler? (Hucurât, 10), ?Parçalanıp bölünmeyin? (Âl-i İmrân, 103) ayetlerindeki tavsiyeleri bir kere daha düşünerek, birlik ve beraberliğimizi pekiştirelim. Sevgili Peygamberimizin (s.a.s.) ifadesiyle, birbirimizi sevmedikçe olgun bir imana sahip olamayacağımız gerçeğini asla unutmayalım.
 
Toplumları derinden sarsan sayısız sorunun yaşandığı günümüz dünyasında, huzur ve barışın, insanlık onuruna yakışır aydınlık bir geleceğin inşası için hepimize ciddî görevler düşmektedir. Bu yüzden hayatı daha yaşanabilir kılmak ve birbirimizin yükünü azaltmak için ailevi ve sosyal ilişkilerimizde sevgi, yardımlaşma, merhamet ve hoşgörüyü öne çıkaralım; böyle feyizli ve bereketli gecelerde anne ve babamızın hayır dualarını alalım ve çevremizle insanî ilişkilerimizi daha da güçlendirelim. Sevinçleri ve nimetleri paylaşmayı, zayıfların ihtiyaçlarını gidermeyi, muhtaçların dertlerine derman olmayı ve acıları dindirmeyi öğrenelim ve hayata geçirelim.
 
Bu duygu ve düşüncelerle; aziz milletimizin ve bütün İslâm aleminin Berat Kandilini tebrik ediyor, bu gecede yapılan duaların birlik ve beraberliğimizin güçlenmesine, insanlık aleminin barış ve huzuruna vesile olmasını Cenâb-ı Allah'tan niyaz ediyorum.

Prof. Dr. Ali BARDAKOĞLU
Diyanet İşleri Başkanı

Bu yazı Timeturk.com'dan alınmıştır.

Görüş Bildir Bizimle Paylaş