$

Dolar

47,0469

Euro

53,5541

£

Sterlin

62,8316

Frank

57,7617

Gram Altın

6.055,1000

Bitcoin

2.915.285

$

Dolar

47,0469

Euro

53,5541

£

Sterlin

62,8316

Frank

57,7617

Gram Altın

6.055,1000

Bitcoin

2.915.285

Dünya

Obama'nın dış politikadaki beş zaferi

Bütün yönetimler dış politikada yükseliş ve düşüşler yaşarlar. Bu beyzbol topuna vurmaya benzer. Zamanın yüzde yetmişinde başarısız olursan, ünlü yıldızlar tarafından oynanan bir takım yapabilirsin. Bundan dolayı, Obama yönetimi geçen ay olduğu gibi takdiri hak etmiş olur.

10.07.2010 - 15:25
Timeturk Editör
Obama'nın dış politikadaki beş zaferi
Fotoğraf: Arşiv
Linke Tıkla, Timeturk'ü Favorilerine Ekle

Başkan Obama'nın en büyük hareketi, kesinlikle General David Petraus'u Afganistan'a atamasıydı. Bu karar, yükselen bilge danışmanlıklara ve bizim bilgili adamlarımızın daima hızla geri çekilmek gerektiğini düşünmelerine rağmen, Obama'nın Afganistan'da başarılı olma kararlığını gösterdi. Bölgeden Amerikan'ın ayrılmasını 2011 Temmuz olarak hesaplayanlar, zeminin koşulları ne olursa olsun, bunu tekrar düşünmeliler. Bu tarih hiçbir zaman gerçekçi olmadı ve Petraus'un da zamanı gelmemiş bir geri çekilmeyi önermesi olasılığı veya durumla ilgili kendi değerlendirmesine aldırılmadan ona geri çekilme emredilmesi son derece küçük bir olasılık.

İkinci başarısı, İran hakkındaki Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararıdır. Evet, o çok hafifti, Rusya ve Çin tarafından fena şekilde hafifletildi. Evet, yönetim Rusya'nın, Amerikan arzularını yerine getirmesini fazlasıyla göklere çıkardı. Fakat yönetim planlanan zamandan daha kısa bir süre sonra bir çözüm buldu ve Avrupalılar ve diğerleri tarafından yeni yaptırımlar başlatma kararı onaylandı. Bu tek başına, İran'ın bomba elde etmesini engelleyecek mi? Hayır. Fakat bu Tahran rejimi üzerindeki baskıları arttıracak ve belki bu, yeni bir hükümet için mücadeleye yeltenen İranlılara dolaylı olarak yardım edecektir.

Brezilya ve Türkiye kendilerinin İran yanlısı diplomasilerine uygun olarak karara karşı oy kullandılar. Çin'in ve Rusya'nın bile evet oyu kullandığı düşünüldüğünde, saygın dünya düşüncesinde kendi liderlerinin itibarını çokça sarstılar. Bu hareketlerinden hareketle, onların dünya güçleri olduğunu söylemek yanlıştır. Bir şey varsa, o da onların, global saygınlığa katılmasının azalması ve yavaşlamasıdır. Brezilya'nın Luiz İnácio Lula da Silva'sı aptalca ve derinlikten yoksun göründü. Başbakan Erdoğan, İran ve Suriye'yi NATO'lu müttefiklerine tercih eder görünümünü pekiştirdi. İyi iş.

Fakat yönetim bunu da iyi ele aldı. Jimmy Carter, Türkiye'yi ve Brezilya'yı takdir etme mecburiyeti hissetti. Hükümetin, İran'la yüz yüze gelmekten kaçınmasının kararlaştırılması belki de diplomatik çabalarının arkasındaki nedendir. Hilary Clinton'a göre bu hükümet onlara itaatsizliğini gösterdi ve büyük liglerde oynamaya hazır olmadıklarını aşikâr ettiler. Bir adım daha öteye giderek, Türkiye'nin davranışının Amerika ve NATO müttefikleriyle ilişkilerine hasar verdiğini açıkladı. Müsteşar Yardımcısı Philip Gordon, geçen hafta Türkiye'nin aksiyonlarının, ülkenin yönelimi konusunda şüpheye düşürdüğü uyarısında bulundu. Ve bunların da Türkiye'nin, Amerika'dan destek beklediği kimi şeylerde, bizim destek vermemizi zorlaştırmakta olduğunu söyledi. Bu kesinlikle doğru mesajdı.

Yönetimin, Japonya'ya karşı politikası pek hoş değildi, fakat politika doğru işledi. Başbakan Yukio Hatoyama bu ayki istifası Okinawa'daki Amerikan üsleri üzerindeki uyuşmazlığı kötü idare etmesi ve onun Japonya'nın dış politikasını Çin ile Amerika arasında bir ara yol bulmak şeklinde yön değiştirmesi maksadıyla yaptığı geniş kapsamlı çalışmaları ile ilintilidir. Obama yönetimi katıydı fakat bağlıydı ve sonuç Japonya'nın Amerika'ya bağlılığını yeniden doğrulaması oldu. Bu daha çok Japonya'nın Çin korkusu ile ilintiliydi, fakat yönetim onu doğru rotaya yönelttiği için övgüyü hak ediyor.

Ayrıca, Başkan Obama Güney Kore ile serbest ticaret konusunda antlaşmaya varma sinyalleri verdi. Yetkililer tarafından Amerika Asya'ya 'geri döndü' şeklindeki içi boş iddialarından sonra, bu ilk gerçek kanıt olabilir. Eğer Kongre anlaşmayı kuruldan geçirebilirse -ki Obama'nın kendi partisi buna en büyük engeldir- bu yönetimin Çin'i Amerika'nın Asya'daki köşe taşı yapma amacıyla ortaya koyduğu fazla ve genelde başarısız çabaları düzeltmesine yardımcı olacaktır.

Son olarak, hükümetin zayıf olduğu bir noktada bir değişme sinyali vardı. Geçen hafta hoş sohbet ve hamburger arasında hükümet Amerika ile Rusya arasında Gürcistan'la ilgili olarak süren anlaşmazlığı dile getirdi. Beyaz Saray, 'Reset Fact Sheet'te, Amerika ve Rusya arasında Gürcistan'la ilgili olarak ciddi anlaşmazlıkların olduğunu açıkça ilan etti. Biz, Rusya'ya Gürcistan bölgeleri olan, Güney Osetya ve Abhazya'daki işgali bitirmesi için çağrıda bulunmaya devam ediyoruz. İşgal sözcüğü, hükümetin konuyu örtbas etmediğinin açık bir göstergesidir. Obama, Rus birliklerinin komşu topraklarını işgal etmeye devam ettiği sürece "reset"in başarılı olamayağını belki anlar.

Hükümetin, tüm dış ve savunma politikası üzerinde eleştirilecek çok şey mi var? Evet, var. Gelecekte de olacak. Fakat bu iyi bir aydı. Şimdilik hükümet, birtakım doğru işleri yaptığı için takdir edilmeyi hak ediyor.

ekopolitik

Bu haber hakkında ne düşünüyorsunuz?

Etiketler:

İlgili Haberler

YORUMLAR

0 Yorum

Yorum Yazın