Mustazaflar ile Dayanışma Derneği (Mustazaf-Der)'in kapatılma kararı İstanbul'da düzenlenen basın açıklamasıyla protesto edildi. Beyazıt meydanında öğle namazının ardından düzenlenen eyleme başta Mustazaf-Der gönüllüleri olmak Özgür-Der, Hür-Der, Semere-Der, Hay-Der, Dost-Der, Hayıreli-Der, İlim-Der olmak üzere birçok sivil toplum kuruluşu temsilcisi katıldı.
"STK'lar susturulamaz, derinlikte çirkin tezgâh, Mustazaf-Der halktır halk kapatılamaz" pankartlarının taşındığı eylemde "Zulme karşı direneceğiz, Mustazaf-Der susturulamaz, üzülme gevşeme Allah bizimle, zulme karşı oluz omuza" sloganları atıldı.
İYİLERİ YASAKLARSANIZ TOPLUMU BOZARSINIZ
Eylemde bir konuşma yapan Mustazaf-Der İstanbul Şube Başkanı Sait Şahin, toplumun temel dinamiklerinden olan sivil toplum kuruluşlarının kapatılması halinde ahlaksızlık ve toplumsal yozlaşmanın artacağını vurguladı. Son günlerde basına yansıyan ahlak dışı olayların bunun en büyük delili olduğunu anlatan Şahin, bunların iyileri ve iyilikleri cezalandıran sistemin ürünü olduğunun altını çizerek sözlerini şöyle sürdürdü: "Toplumun iyilerini cezalandırır ve iyiliklerin önünü tıkarsanız, toplumunuzun temeline dinamit koymuş olursunuz. Ne demek istediğimi bugünkü toplumumuzun hali tefsir ediyor. Ahlaksızlaşan bir sistemde öğrencilerine tecavüz eden öğretmenler, bebeklere tecavüz eden gençler, sokak ortalarında seri cinayetler işleyen katiller, annelerini bıçaklayan, kurşunlayan evlatlar, okul önlerinde satılan uyuşturucular. Bunlar iyilerini ve iyilikleri cezalandıran, yasaklayan bir sistemin ürünüdür"
ŞAHİN: ALLAH DEDİĞİMİZ İÇİN KAPATILDIK
"Derneğimizin kapatılmasındaki asıl sebebi Allah dediğimiz içindir" diyen Şahin Mustazaf-der hakkında verilen kapatma kararını hatırlatarak şunları dile getirdi: "Şu iyi bilinsin ki biz derneklerden önce de Allah dedik, derneklerden sonra da Allah dedik ve ölünceye kadar da Allah diyeceğiz. Çünkü Rabbimiz öyle buyuruyor: 'Ve'bud Rabbeke hatta ye'tiyekel-yakin' Rabbim haksızlıklarla mücadele edenlerden ve kendisine kul olanlardan kılsın"
KARARIN TEMELİNDE İSLAMİ KİMLİK VARDIR
Sait şahin'in konuşmasının ardından bir konuşma yapan Özgür-Der Genel Başkanı Rıdvan Kaya da verilen kararın haksız olduğunu belirterek binlerce gönüllüsü ve onarca şubesi olan bir derneğin alel acele alınan bir kararla kapatıldığını belirtti. Verilen kararla örgütlenme ve özgürlük hakkının yok sayıldığını dile getiren Kaya, bu hakkın herkes için olduğunu ve bu konuda ayrımcılık yapılamayacağının altını çizdi. Bu hakkın sistemi destekleyenler için uygulanması ve sistemi desteklemeyenler için uygulamamasını bir hukuksuzluk olduğunu anlatan Kaya, verilen kararın temelinde İslami kimliğin olduğunu vurguladı.
HALKIN TEMSİLCİLERİ KAPATILIYOR
STK'ların halkın yararına çalışmalar yapmaları halinde toplumun düzeleceğini belirten Doğruhaber Gazetesi yazarı Fikret Gültekin, Mustazaf-Der'in kapatılmasının halkın kapatılması anlamına geleceğini ifade etti. Bu kararı verenlerin Allah katında hesap vereceklerini söyleyen Gültekin sözlerini söyle sürdürdü: "Halkın temsilcisi STK'lar kapatılıyor. Bu yapılanlar açılıma darbedir. Bu dernekler kapatılmak istendikçe daha da güçlenecektir. Bu derneği kapatanlar Allah katında yaptıklarının hesabını da verecektir. Bu kararı verenler daha da geç olmadan bu kararı düzeltmelidirler"
VERİLEN KARAR HUKUKSUZLUKTUR
Hür-Der İstanbul Temsilcisi Avukat Nejat Özdemir ise yaptığı konuşmada Mustazaf-Der'e komplolar kurulduğunu bu komplolar başarılı olmadığı için devreye mahkemenin girerek dernek için kapatma cezası verdiğini belirtti. Dernek hakkında verilen kararın hiçbir hukuki dayanağının olmadığının altını çizen Özdemir, mahkeme kararının hukuksuzluk olduğunu dile getirdi.
DERNEĞİMİZE KOMPLOLAR KURULDU
Konuşmaların ardından dernek üyelerinden Zekeriya Aktan basın açıklamasını okudu. Aktan yaptığı açıklamada Camialarının hayırlı hizmetlerini hazmedemeyen müstekbir güçlerin, faaliyetlerimizi engellemek için değişik, komplolar tezgâhlandığını söyledi. "İktidarlarını sürdürebilmek için çıkardıkları kaos ve kargaşa ortamına bizleri de dahil etmek için sürekli olarak camiamıza saldırmışlardır" diyen aktan sözlerini şöyle sürdürdü: "Aynı karanlık güçler etkili ve yetkili oldukları kolluk ve yargı gibi yerlerde; derneklerimize ve üyelerimize karşı komplolar tezgâhlamışlardır. Tüzüğümüz çerçevesinde yapmış olduğumuz yasal faaliyet ve etkinliklerimizi, yasadışı faaliyetlermiş gibi göstermeye çalışmıştır. Kamuoyunu yanıltmak için itham ve iftiralarını gerçekmiş gibi yandaş medyaya servis etmişlerdir. Yandaş yargı mensupları da verdikleri ısmarlama kararlar ile bu tezgâha ortak olmuşlardır"
HUKUKSUZLUK BİR AN ÖNCE GİDERİLMELİ
Verilen hukuksuz kararın bir an önce geri alınması gerektiğini belirten Aktan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Derneğimize yönelik hukuksuz kararlardan ve uygulamalardan vazgeçilmesini, hükümetin; ülkenin doğusuna da batısına da adaleti tesis etmesini, Müslüman halkımızın dini ve dili üzerindeki engelleri kaldıracak kalıcı düzenlemeleri bir an evvel yapmasını ve hak yolda halka hizmet etmeye devam edeceğimizin herkesçe bilinmesini istiyoruz"
Haber: İBRAHİM TOPRAK / İSTANBUL
Mustazaf-Der tarafından dağıtılan basın bildirisi::
YARGI ADİL OLMALI, ZALİM DEĞİL!
2004 yılında kurulan derneğimiz, tüzüğünde belirttiği ilkelerinden taviz vermeden her koşulda mazlum ve mustazaf halkımızın yanında olmuştur. Hakkın emrinde Müslüman halkımızın duygularına tercüman olmuş, hizmetten geri durmamıştır. Gerek mağdur ve muhtaçlara yaptığı yardımlarla ve gerekse düzenlediği etkinliklerde yüz binleri buluşturmasıyla Müslüman halkımızın gönlünde yer etmiştir. Çalışmalarıyla mazlum ve mustazafların yüzünü güldürüp, sevindirmiş, zalim ve müstekbirlerin korktuğu bir camia olmuştur.
Camiamızın hayırlı hizmetlerini hazmedemeyen müstekbir güçler, faaliyetlerimizi engellemek için değişik, tuzaklar kurmuş ve komplolar tezgâhlamışlardır. İktidarlarını sürdürebilmek için çıkardıkları kaos ve kargaşa ortamına bizleri de dahil etmek için sürekli olarak camiamıza saldırmışlardır.
2006 yılından beri, illegal bazı yapılara mensup kişileri, defalarca camiamızın derneklerine ve üyelerine saldırtmışlardır. Bu provokatif saldırılar ile üye ve gönüllülerimizi tahrik ederek, illegal yollara itmek ve suç işlemeye sevk etmek istemişlerdir. Camiamız, bu saldırılara karşı sürekli itidal çağrısında bulunarak kurulan tuzakları ve tezgâhları boşa çıkarmıştır.
Diğer yandan aynı karanlık güçler etkili ve yetkili oldukları kolluk ve yargı gibi yerlerde; derneklerimize ve üyelerimize karşı komplolar tezgâhlamışlardır. Tüzüğümüz çerçevesinde yapmış olduğumuz yasal faaliyet ve etkinliklerimizi, yasadışı faaliyetlermiş gibi göstermeye çalışmıştır. Kamuoyunu yanıltmak için itham ve iftiralarını gerçekmiş gibi yandaş medyaya servis etmişlerdir. Yandaş yargı mensupları da verdikleri ısmarlama kararlar ile bu tezgâha ortak olmuşlardır.
Son olarak çalışmalarımızı hazmedemeyenler tarafından derneğimizin feshi için açılan dava, kutlu doğum etkinliklerimizi sabote etmek için alelacele sonuçlandırıldı. Bunun için de davaya bakan savcı ve hakim değiştirildi. Değişikliğin ikinci celsesinde, dosyadaki eksiklikler giderilmeden ara kararları yerine getirilmeden, kolluğun iddiaları mutlak doğru kabul edilerek gıyabımızda karar verilmiştir. Verilen fesih kararı, temyiz edilmiş olup dernek faaliyetimiz devam etmektedir.
Bu yargılama ve cezalandırma tarzı, istiklal mahkemeleri uygulamalarını aratmamaktadır. Resmi idelojiyi koruma adına yargının keyfi uygulamalarına Devlet Güvenlik Mahkemelerinde görmeye alışmıştık. Öyle görünüyor ki, bundan böyle yandaş yargı zulmünü, Asliye Hukuk Mahkemelerinin keyfi uygulamalarında da sıklıkla göreceğiz.
Camiamız sahip olduğu halk desteğine ve etkileyebildiği kitlenin genişliğine rağmen tahriklere kapılmamış ve mutedil hareket etmekten vazgeçmemiştir.
Bu güne kadar gerçekleştirdiğimiz, binlerce faaliyet ve etkinliklerimizde kimsenin burnu dahi kanamadı. Derneklerimiz defalarca denetlemelerden geçti, hukuk dışı, yasadışı bir husus tespit edilmedi.
Bugüne kadar derneklerimiz tarafından on binlerce muhtaç aileye yardım yapılmıştır. Yardıma muhtaç bir insanın fikrine, zikrine bakmadığımızı dernekler müdürlüğü yetkilileri dahil herkes biliyor.
Hukuk, kişiye göre uygulanacak bir şey değildir. Akredite olan kişi ve kurumlar için ayrı resmi ideolojiye biat etmeyenler için ayrı uygulama. Hukuk devleti ilkesine inandığınızı söylüyorsanız bunun adı hukuk değil, keyfiliktir.
Hukukun dışına çıkıp derneklerimizi kapatanlar, üyelerine ceza verenler ve verdirtenlere sormak lazım. Hazımsızlığınızın gerçek nedeni şu faaliyetlerimiz olmasın mı sakın?
Allahın kitabına ve peygamberin sünnetine sarılmamız, Peygamber sevdalısı yüz binleri bir araya getirmemiz,
Resmi ideoloji yerine, İslamı referans almamız, dayatmacı tek tipçi zihniyetinize karşı çıkmamız,
Mazlum ve Mustazaf Müslüman halkımıza sahip çıkmamız onların dertleriyle dertlenmemiz,
Aç olduğu için hırsızlık yapmak zorunda bırakılan fuhuş vb. ahlaksızlıklara bulaştırılan gençlerimizi o bataklıklardan kurtarmamız,
Gençlerimizin ahlakını bozmak için kızlı erkekli etkinlikler yapma yerine, haremlik ve selamlığın uygulandığı etkinlikler yapmamız. Ahlaki yozlaşmaya engel olmamız.
Derin ve karanlık yapılar tarafından hazırlanan, balyoz, kafes vs. adlı darbe planlarına göre, İslami camia ve kişilere komplo kurulacağı, evlerine ve kurumlarına suç unsuru eşya bırakılacağı ele geçen belgeler ile deşifre edildi. Bu planlar, ülkenin batısında yer alan ve akredite olan bazı camialara karşı, uygulamaya konunca, bunun komplo olduğu hükümet ve yetkililer tarafından kabul edilmektedir. Bu komplolara karıştığı iddiası ile yargı mensupları dahi soruşturma geçirip tutuklanmaktadır. Aynı zihniyet tarafından camiamıza ve derneklerimize karşı tezgâhlanan komplolar görmezden gelinerek, derin yapılar ile ortak hareket içine girilmektedir. Camiamızı karalamak halk ile aramıza girmek ve hizmetlerimizi engellemek ortak paydasında buluşmaktadırlar.
Sonuç olarak;
Derneğimize yönelik hukuksuz kararlardan ve uygulamalardan vazgeçilmesini, hükümetin; ülkenin doğusuna da batısına da adaleti tesis etmesini, Müslüman halkımızın dini ve dili üzerindeki engelleri kaldıracak kalıcı düzenlemeleri bir an evvel yapmasını ve hak yolda halka hizmet etmeye devam edeceğimizin herkesçe bilinmesini istiyoruz.
MUSTAZAF DER
İSTANBUL ŞUBESİ