Haber Merkezi / TİMETURK / Cihan
Zengin - fakir uçurumun en az olduğu ülkelerden biri olan Danimarka'da, son yıllarda fakirlerin sayısının giderek arttığı ortaya çıktı.
2003- 07 yılları arasında fakirlerin sayısı yüzde 50 oranında artarken, bu olumsuz tablodan etkilenenlerin başında kenar mahallelerde yaşayan yabancılar geliyor.
İşçi Hareketi Ticaret Kurulu'nun (AE Kurulu) yayınladığı rapor, Kopenhag, Arhus ve Odense gibi büyük şehirlerin getto bölgelerinde yaşayanların ekonomik durumlarının çok kötü olduğunu ortaya koydu. Bu bölgelerde yaşayanların büyük çoğunluğunu yabancılar oluşturuyor.
Arhus'un Gellerup, Odense'nin Vollsmose ve Kopenhag'ın Tingbjerg semtleri şehrin diğer bölgelerine göre daha fazla fakir barındırıyor. Yine getto bölgeleri olarak tanımlanan Tastrupgard, Bröndby Strand, Avedöre'de ise fakirlik yüzde 25 ila 50 arasında arttı.
Maliye bakanlığı ve OECD verilerine göre, bir kişinin fakir sayılması için yıllık kazancının 101 bin krondan az olması gerekiyor. Karı - koca bir çiftin ise yıllık geliri 153 bin krondan az ise fakir kategorisinde değerlendiriliyor. Danimarka'da gelirleri bu rakamların altında olan 300 bin kişi yaşıyor.
AE Kurulu analistlerinden Jonas Schytz Juul, getto bölgelerinde homojen bir toplum oluşturma çalışmalarının iflas ettiğine işaret ederek, "Özellikle sorunlu bölgelerde fakirliğin önüne geçilmesi çalışmalarının çok başarısız olduğunu ortaya çıktı. Örneğin Arhus'un Gellerup semtinde yaşayanların yüzde 19'u fakir olarak tanımlanırken, sadece birkaç yüz metre uzaklıktaki Brabrand semtinde yaşayanların sadece yüzde 2'sini fakir olarak tanımlıyoruz." dedi.
Ülkede fakirlerin sayısının giderek artmasında Liberal - Muhafazakar koalisyon hükümetinin uyguladığı sosyal yardımlardaki kısıtlamaların önemli rol oynadığına işaret eden Juul'e bir destek de hükümet tarafından oluşturulan Program Yönetimi'nin 2008 yılına kadar başkanlığını yapan Jörgen Nue Möller'den geldi. Möller, ortaya çıkan fakirlik rakamının kendisini şaşırtmadığını belirterek, "İşsizlik ve etnik kökenlinin sayısının fazla olduğu bu getto bölgelerinin sorunlarının çözümü uzun bir süreçten geçiyor. Sorunu sadece belediyeler çözemez. Bu bölgelerde fakirlik içinde yaşayan 40 bin çocuk toplum için büyük tehlike oluşturuyor." diye konuştu.
Sosyal İşler Bakanı Benedikte Kiaer ise AE Kurulu'nun fakirlik raporuyla bakanlığın bilgilerinin birbirini teyit etmediğini söyledi. Bakan Kiaer, kendi verilerine göre getto bölgelerinde istihdamın yüzde 10 arttığına işaret ederek, "Elbette bu bölgelerde fakirlik ciddi bir sorun olmaya devam ediyor. Sorun bir gecede çözülemeyecek kadar derin. Ancak bir iyileşmenin olduğu da gerçek." şeklinde konuştu.
Danimarka Dünya'daki en yaşanılabilir yerler arasında yer alıyor. Sosyal ve ekonomik rahatlık ülkeyi çekim alanı yapıyor. Ama tüm bu olumlu değerlendirmelere rağmen madalyonun diğer yüzünde Danimarka'nın çok da bilinmeyen ırkçı gerçeği bulunuyor.
Danimarka, Avrupa'da yıldızı parlayan 5.5 milyon nüfusuyla küçük bir ülke. Ülkede 2006 rakamlarına göre ülkede sayıları 1 milyonu geçen göçmen var ve bu göçmenlerin 270 bini Müslüman.
Bu göçmenlerin çoğu 1970 yılında Türkiye, Fas ve Pakistan'dan çalışmak amaçlı olarak gelmiş. 1980-1990 yılları arasında ise, Somali, Lübnan, Bosna ve Filistin'den sığınmacı olarak binlerce kişi gelmiş ülkeye.
Ülkede 2001 yılından beri başta olan sağcı People Danish Party iktidarda. Parti ülkede bulunan göçmenlere karşı izlediği sert politikalarla biliniyor. Sağcı parti başa gelmesinin ardından ülkeye gerçekleşen göçmen akımını da engellemek için birçok yeni yasayı yürürlüğe koydu. Özellikle ülkede bulunan Müslüman azınlığa karşı politikalarını daha da sertleştirdi. Ülkede Müslümanlara karşı yapılan ayrımcılıklara karşı hiçbir önlem almazken hükümet Müslüman azınlığın 2009'da da defalarca dile getirdiği cami yapılması isteğine karşı geldi. Ülkedeki Müslümanlar kendileri tarafından yapılan bir alanda ibadetlerini gerçekleştirmeye çalışıyorlar.
Ülkede bulunan Sosyal Liberal Parti Başkanı Magrethe Vestager her ne kadar Danimarkalıların ırkçı olmadığını söylemiş olsa da ülkede birçok ırkçı saldırılar söz konusu. Bunlardan biri de 2008 yılının Ağustos ayında öldürülen Türk genci. Suçsuz genç ülkede bulunan ırkçı gruplar tarafından öldürülmüştü.
Bununla birlikte ülkede Hz. Muhammed ile ilgili karikatür yayınlanmış ve bu olay çok büyük tepki görmüştü.
Ülkede Müslüman azınlığa yapılan ayrımcılık devlet eliyle olduğu kadar ırkçı gruplar tarafından da sürdürülmekte. Bunlardan belki de en iyi bilineni Hells Angels. Bu motosikletli grup ülkenin başkenti Kopenghang'da merkezini oluşturmuş. Grup ülkede bulunan yabancıları açıkça istemediğini belirtirken ortaya koydukları ırkçı sloganlar ise Danimarka'nın her bölgesinde söylenir oldu. Bu sloganlar arasında; 'Danimarka Danimarkalılara aittir', 'Sınırları kapatın' gibi birçok slogan var ve bu sloganları ülkede herhangi bir yerde ve herhangi bir zamanda duymak artık yabancılar için sıradanlaşmış.
Hells Angels her ne kadar ırkçı olarak bilinse de Danimarkalılar arasında popülerliğini hiçbir şekilde yitirmiş değil.
Hells Angels yabancılara karşı saldırılarına devam etse de karşılarında kendilerine 'evet' demeyecek bir grupla karşı karşıyalar. Black Cobra olarak bilinen bu grup göçmen gençlerden tarafından oluşturulmuş ve kendilerini saldırılardan korumanın tek yöntemi olarak bu yöntemi seçmişler. Grubun söyledikleri tek şey ise; ülkede çok büyük oranda ayrımcılık olduğu ve bunun ortadan kaldırılması ise çok zor ya da imkansız olduğu yolunda. Bununla birlikte
Müslümanlar Korkuyor
Ülkede meydana gelen ayrımcılıkla yabancıların mücadele etmesi hiçte kolaya değil. Yabancıların yaptıkları iş başvurularında dahi yabancı olmak işe alınmamak için yeterli neden olarak ortaya çıkıyor. Ülkede Müslümanlar ise büyük bir korku içerisinde çünkü islamifobi giderek daha da fazla büyür hale geliyor.