$

Dolar

46,8608

Euro

53,5571

£

Sterlin

62,6480

Frank

57,9521

Gram Altın

6.211,8700

Bitcoin

2.947.028

$

Dolar

46,8608

Euro

53,5571

£

Sterlin

62,6480

Frank

57,9521

Gram Altın

6.211,8700

Bitcoin

2.947.028

Dünya

"İmparatorluk çağı bitti sayın kraliçe"

Şubat ayında Desire Petroleum adlı İngiliz petrol şirketinin sondaj çalışmalarına başlamasıyla birlikte Malvinas Adaları konusunda Arjantin ile İngiltere arasındaki anlaşmazlık yeniden gündeme geldi.

05.04.2010 - 22:36
Timeturk Editör
"İmparatorluk çağı bitti sayın kraliçe"
Fotoğraf: Arşiv
Linke Tıkla, Timeturk'ü Favorilerine Ekle

Hugo Chávez, Malvinas konusunda Arjantin'e destek çıkarken İngiliz Kraliçesi'ne işte böyle sesleniyordu...

Arjantin açıklarındaki gerginlik, savaşın yaşandığı 1982 yılından beri en şiddetli dönemlerinden birini yaşıyor. İngiltere'nin Malvinas Adaları'nı işgal ettiği 1833 yılından bu yana her iki ülkenin adalar üzerindeki egemenlik iddiaları eksik olmadı. Ancak Şubat ayının 22'sinde, Cancun'daki Rio Grubu zirvesinin açılış gününde Desire Petroleum'un adanın kuzey tarafındaki sularda petrol aramaya girişmesi ile gerginlik yeni bir boyut kazandı.

2009'un Aralık ayının sonlarında İngiltere'nin Malvinas açıklarında düzenlediği iki günlük "Cape Bayonet" tatbikatı, açıkça petrol arama faaliyetleriyle ilişkilendirilmişti. Şubat ayında Arjantin'in kendi egemenliği altında saydığı bir bölgede İngiltere'nin başlatacağı petrol sondajına Arjantinli yetkililer her platformda karşı çıktılar. Son olarak, Arjantin'in herhangi bir askeri müdahalede bulunmak niyetinde olmadığını açıklamasına rağmen İngiliz Dışişleri Bakanı Gordon Brown'un sondaja başlamadan dört gün önce "Malvinas Halkı'nın Arjantin'in olası saldırganlığına karşı güvenliği için gerekli tüm süreçlerin işletildiğini" duyurdu. Hemen ardından Arjantin Hükümeti bir kararname yayınlayarak anakara ile adalar arasındaki deniz ulaşımını sınırladı ve kendi karasularından geçecek olan deniz trafiğini Arjantin'in iznine tabi tutma kararı aldı.

Arjantin Dışişleri Bakan Yardımcısı Tacceti'nin raporuna göre bu karar, İngiltere'nin "tek taraflı saldırganlığı ve baskıcılığına" verilen bir yanıt niteliğinde. Arjantin Dışişleri Bakanı da "kararın yalnız Arjantin egemenliğini değil bölgenin tüm kaynaklarını savunmak için alındığını" duyurdu. Ekim 2007'den beri Arjantin'in Devlet Başkanlığı görevini yürüten Cristina Fernandez de Kirchner, İngiltere'nin tutumunun uluslararası hukuka aykırı olduğunu öne sürüyor. Arjantin, komşu ülkelere de İngiliz gemilerine seyir sınırlaması getirmesi çağrısında bulunmakla birlikte, önlemlerinin uluslararası hukuka uygun olacağını ve abluka anlamına gelmediğini ifade ediyor.

Kirchner'in uluslararası hukuka ilişkin iddiası bir Güvenlik Konseyi kararına dayanıyor. BM Güvenlik Konseyi, adalar üzerindeki anlaşmazlıkla ilgili olarak 1976 yılında aldığı kararda "tarafları mevcut durumu tek taraflı olarak değiştirecek kararlar almamaya" davet etmişti ve bu durum petrol arama çalışmaları için de oldukça geçerli görünüyor. Ayrıca Arjantin'in Malvinas üzerindeki egemenliğinin sürekliliğini talep ve iddia etme yükümlülüğü, Arjantin hükümetleri için anayasal bir görev.

İngiltere ise, bu kararın Falkland (İngiltere Malvinas adalarını bu şekilde adlandırıyor) karasularını, dolayısıyla kendi çalışmalarını etkilemeyeceğini iddia ediyor. Hem İşçi Partisi hem de Muhafazakar Parti milletvekilleri, "Falkland Takımadaları'ndaki İngiliz üssüne asker takviyesi yapılması"nı talep etti, ancak İngiltere Savunma Bakanlığı, İngiliz basınında çıkan adalara ilave deniz gücü gönderileceği haberlerini yalanladı. Ancak halihazırda İngiltere'nin bölgede dört donanma gemisinden ve başkent Stanley'den yaklaşık 50 kilometre uzaktaki üste konuşlu bulunan 1000'in üzerinde askerden oluşan daimi bir askeri gücü mevcut. İngiltere 1982'den beri askeri varlığını günden güne kuvvetlendiriyor.

Latin Amerika ve Karayipler cevap verdi

Rio Grubu'nun Cancun'daki 23. yıllık zirvesinde Latin Amerika ve Karayip ülkelerinin devlet ve hükümet başkanları, gerginlik konusunda Arjantin'e tam destek verdi. Zirveye katılan 32 ülke, İngiltere'yi uluslararası hukuku ihlal etmekle suçladı.

Hugo Chávez İngiltere Kraliçesi'ne imparatorluk çağının geride kaldığını ve Arjantin'e düzenlenecek bir saldırı durumunda Arjantin topraklarının eskisi gibi yalnız kalmayacağını hatırlattı. Nikaragua Devlet Başkanı Daniel Ortega da Hugo Chávez gibi, İngiltere'ye adaları gerçek sahibine iade etme çağrısı yaptı. Aynı talepte bulunan Brezilya'nın Devlet Başkanı Lula ise BM'de konuyla ilgili tartışmanın yeniden açılmasını istedi. Arjantin konuyu BM Güvenlik Konseyi'ne götürmek için girişimlerde bulunuyor.

Cancun'daki zirvede ortaya çıkan yoğun destek İngiltere'yi oldukça zor durumda bırakmış görünüyor. İngiltere'nin iddialarından geri adım atmamakla birlikte bu gerginliği askeri boyuta taşıyarak sonu belirsiz bir maceraya girmekten imtina edeceği tahmin ediliyor.

Söz konusu petrol olduğundan olsa gerek, ABD de konuya ilgisiz değil. Mart ayı başlarında bir Latin Amerika turuna çıkan ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton, anlaşmazlık konusunda Arjantin ve İngiltere'ye yardımcı olmaya hazır olduklarını ve arabuluculuk rolü üstlenebileceklerini açıkladı.

Arjantin ve İngiltere daha önce 27 Eylül 1995'te ortak petrol arama ve üretim faaliyetleri yürütmek için Güneybatı Atlantik Kıyı İşbirliği Faaliyetleri adında ortak bir deklarasyona imza atmışlardı. Ancak Arjantin, İngiltere'nin tek taraflı ihaleler açması ve uzun dönemli lisanslar dağıtması üzerine 2007 yılında anlaşmayı iptal etmişti.

Malvinas Adaları'nın önemi

Yaklaşık 3 bin kişiye ev sahipliği yapan ve temel geçim kaynağı koyunculuk ve balıkçılık olan iki büyük ada ve çevresindeki adacıkların 7.800 mil uzaktaki İngiltere için neden bu kadar önemli olduğu açık.

Adanın 200 millik karasularında 60 milyar varillik petrol bulunduğu tahmin ediliyor. Bu miktar henüz ispatlanmamış olmakla birlikte görmezden gelinemeyecek ve bölgeyi dünyanın en büyük petrol havzalarından biri yapacak büyüklükte.

Ayrıca İngiltere, bölgede kontrol altında tuttuğu diğer adalarla birlikte bu adaları Antarktika'ya açılan kapı olarak görüyor. Antarktika buzullarının altında da büyük enerji, maden ve su kaynakları ile biyorezervlerin mevcut olduğu biliniyor. İngiltere, bu adaların kıta sahanlığının genişletilmesi konusunda girişimlere şimdiden başlamış durumda. Bu yüzden İngiltere, Falkland Adaları'nın egemenlik hakkı iddiasından en ufak bir geri adım atmak istemiyor.

İngiltere "kendi kaderini tayin hakkı"na sığınarak ada halkının İngiliz yönetimini istediğini öne sürüyor. Ancak ada nüfusunun oluşumunda İngiltere'nin 1833'te İspanyolları adadan göndermesinin ve İngilizleri adaya yerleştirmesinin rolü büyük olunca bu iddianın geçerliliği sorgulanır hale geliyor. Arjantin halkının büyük çoğunluğu ise meseleyi ülkeleri ile batı emperyalizmi arasındaki ilişkinin bir sembolü olarak yorumluyor.

Adanın tarihçesine kısaca göz gezdirecek olursak; İngiltere 1833'te Malvinas Adaları'nı işgal etti ve o tarihten beri kontrolü altında tutuyor. Arjantin 1982'de adaya asker çıkararak İngiliz egemenliğini sona erdirmek istedi ancak İngiliz donanmasının müdahalesi neticesinde 649 Arjantin ve 255 İngiliz askerin hayatını kaybettiği savaşın sonucunda adadaki İngiliz egemenliği sürdü. Savaş esnasında bir İngiliz denizaltısının savaş alanından 350 kilometre uzaktaki bir Arjantin savaş gemisini batırarak ve İngiliz helikopterlerinin arama kurtarma ile görevli iki Arjantin gemisini yok ederek savaş suçu işlemesiyle hatırlanan savaş, İngiltere'de Margaret Thatcher hükümetinin zorlu bir dönemden geçmekte olduğu bir zamana rastlamıştı. Savaş, "Demir Leydi" ismiyle tanınan Thatcher'in halk desteğini önemli ölçüde arttırmıştı. Savaşın İngiltere lehine sonuçlanması Thatcher ve Reagan'ın antikomünist duruşunu bir hayli cesaretlendirmişti.

İngiltere, adalara 1833'ten sonra "Falkland" ismini verirken Arjantin İspanyolca söylenişiyle "Malvinas" demeyi tercih ediyor.

SBA

Bu haber hakkında ne düşünüyorsunuz?

Etiketler:

İlgili Haberler

YORUMLAR

0 Yorum

Yorum Yazın