$

Dolar

46,8337

Euro

53,5107

£

Sterlin

62,6355

Frank

57,9625

Gram Altın

6.195,0000

Bitcoin

2.982.980

$

Dolar

46,8337

Euro

53,5107

£

Sterlin

62,6355

Frank

57,9625

Gram Altın

6.195,0000

Bitcoin

2.982.980

Ekonomi

Krizde Körfez ülkelerinin kaçırdığı fırsat

Küresel mali krizde (Körfez) finansal kuruluşları, kendilerine uzun vadeli hedeflerini gerçekleştirme imkanı tanıyan stratejik yatırıma yönelme hususundaki fırsatı kaçırdı.

07.03.2010 - 23:01
Timeturk Editör
Krizde Körfez ülkelerinin kaçırdığı fırsat
Fotoğraf: Arşiv
Linke Tıkla, Timeturk'ü Favorilerine Ekle

Lahem El-Nasır* / TIMETURK

Dünya, Körfez bölgesine, sahip olduğu nakit fazlası ve bunun yanında bölgedeki uygun yatırım kanallarının azlığı sonucu düşük maliyetli finans kaynağı olarak bakmaktadır. Ancak bölge sermayesi, batılı ülkelerde kendisine yapılan ayrımcılıktan ve hayati alanlara yatırım yapmada engellenmekten sıkıntı çekmektedir. Muhtemelen çoğumuz Amerika'daki Dubai Port krizini ve batılı basının kopardığı yaygarayı ve siyasi gerginliği hatırlamaktayız. Nihayetinde şirket işlemden vazgeçmeye zorlanmıştı. Bu ayrımcılık Dubai Port meselesinde olduğu gibi ya çok açık bir şekilde ya da bu çeşit yatırımın ülke kanunlarına uygun olmadığını veya ulusal güvenlik ile çatıştığını söylemek gibi dolambaçlı yollarla daha yumuşak bir şekilde kendini göstermektedir.

Ancak global finans krizi ve onun Batı'da oluşan likitite darlığı ve ekonomik azalma ve daralma gibi sonuçları, çok sayıda şirketin iflasına, yüksek tutarlarda zararlara ve bütçe açıklarına yol açtı. Bu durum, çok sayıda batılı hükümeti ve şirketi daha önce (Körfezli) finansın ülkelerine olan yatırımlarında uyguladıkları ırkçı ve ön şartlı yaklaşımlarından vazgeçmeye mecbur bıraktı. Daha önce (Körfezli) finansörlere kapalı olan şirket ve piyasaların kapıları sonuna kadar açıldı ve (Körfezli) finansörler gittikleri her yerde hoş karşılanıp dikkatleri üzerine çeker hale geldiler.

Bu durumun İslami bankacılık sektörü ve sektörün kuruluşları üzerindeki etkisi de olumlu oldu. Zira hedeflenen likititenin çoğu bu sektörün elinde işlem görmektedir.

Maalesef, İslami finans kuruluşları ve hükümet fonları dahil olmak üzere bölgedeki (Körfez) finansal kuruluşlar bu stratejik yatırım fırsatını değerlendiremediler. (Bu kuruluşların değerlendiremediği fırsat) hayati alanlara yatırım yapmak suretiyle gelişmiş teknolojiyi gelecekte bu bölgeye getirmekti ki bu gelişmiş teknoloji bölgenin şiddetle ihtiyaç duyduğu bir şeydir. Yahut, seçmenler üzerinde ağırlığı bulunan görevlileri bünyesinde barındıran büyük sanayi ve finans şirketleri gibi karar mekanizmaları üzerinde tesir sahibi kuruluşlar üzerinde direk bir etkiye sahip olmaya dönük faaliyette bulunma (fırsatı kaçırıldı). Çünkü bu tip yatırımlar bu ülkelerde bölge adına bir "lobi" oluşturmaya imkan tanımaktadır ve bu lobi faaliyeti gelecekte bölge ve şirketlerinin çıkarları ile alakalı kararlar üzerinde olumlu etki oluşturma imkanı vermektedir. Hepimiz bu gün, baskı gruplarının (lobilerin) karar mekanizması üzerindeki güçlü etkisine Toyota şirketi ile Amerikan hükümeti arasındaki (teknik hataya bağlı olarak çok sayıda arabasını geriye çağırma) meselesinde şahit olmaktayız. Zira Toyota şirketi, fabrikası bulunan eyaletlerdeki yönetimlerin hepsinin desteğini almıştır.

Şüphesiz, (Körfez) bölgesi ve kuruluşları, hükümet fonları, finansal kuruluşları ve İslami (finansal) kuruluşları dahil olmak üzere bölgenin eda ettiği yatırımlarda stratejik hedefleri gerçekleştirmeye gayret eden uzun vadeli yatırım planlarından ve hızlı şekilde kar yapmayı hedefleyen yatırımcı yerine hedef ve vizyon sahibi stratejik yatırımcı mantığıyla işlem yapmaktan yoksundur. Bu (eksiklik) bölgeyi, krizden istifade etmekten, söz konusu ülkelerdeki çıkarlarını birleştirmekten, gelecekteki baskılardan (bölgeyi) korumaktan ve karar merkezlerindeki varlığını sağlamlaştırmaktan mahrum bırakan unsurdur.

Krizle uğraşan Körfez bölgesi ve onun kuruluşlarının aksine, Çin'in yatırımlarında stratejik, teknolojik, politik ve finansal hedeflerini gerçekleştirmeye gayret ettiğini görmekteyiz. Bunu da ekonomik başarıda etkili olan bu tip yatırımlar üzerinde tesiri bulunan gerilim ve duygusallıklardan uzak bir şekilde yapmaktadır. Zira, bu gün herkes global finans krizinin etkisini azaltacak olan girişimlerle meşgul olmaktadır ve bu akılcı siyasetin bir yansımasıdır.

Krizden henüz çıkmadığımız için ben hala Körfez ülkeleri için onlara uzun vadeli hedeflerini gerçekleştirme imkanı tanıyan stratejik yatırıma yönelme hususundaki fırsatın devam ettiğine inanıyorum.

İslami bankacılık sektörü ve onun kuruluşlarının, toplum için yüksek çıkarlar gerçekleştirecek olan yatırımlarla ile ilgili hareket tarzlarını tadil etmeye ihtiyacı vardır. Bunu, stratejik yatırım fırsatlarını araştırma vasıtasıyla yapmalıdırlar ve topluma ve ekonomiye hiçbir katma değer sunmayan marjinal ve spekülatif davranışlardan uzak durmalıdırlar. Zira böyle bir davranış aç gözlülük ve dar görüşlülük demektir ve bu da, yatırım yapmaya dair şer'i hükümlerle çelişen ve dünyada intikal ilkesini engelleyen bir şeydir. (Allah muvaffakiyet ihsan etsin).

*(İslami bankada danışman) - Ortadoğu (asharqalawsat) Gazetesi- 02/03/2010

Tercüme : Hakkı Erçetin

Bu haber hakkında ne düşünüyorsunuz?

Etiketler:

İlgili Haberler

YORUMLAR

0 Yorum

Yorum Yazın