Tacikistan seçimleri, ülkedeki Müslümanların yapılan bütün zulümlere rağmen Tacikistan'ın tek alternatifi olduklarını gözler önüne serdi. Pazar günü yapılan seçimlerde Vahdet-i İslâm Partisi, bütün seçim hilelerine ve baskılarına rağmen 19 yıldır ülkeye hakim olan İmamali Partisi'nin ardından 2. sıraya yerleşti.
VAHDET-İ İSLÂM PARTİSİ 2. PARTİ OLDU
Rusya'nın iktidara getirdiği ve uzun yıllardır ülkeyi baskı ile yöneten İmamali Rahman'ın partisi seçimleri kazanırken, İslâmcı parti ise çıkışını sürdürdü. Baskıcı bir sistemle ülkeyi yönetmesine rağmen son yıllarda ılımlılaşan İmamali Rahman'ın bu tavrı ülkedeki Müslümanların kendilerine gelmesine neden olmuştu. Önceki seçimlerde varlığını hissettiren Vahdet-i İslâm Partisi, bu defa yüzde 7.75 oy alırken Merkez Seçim Komisyonu'ndan yapılan açıklamada, Demokratik Halk Partisi yüzde 71,69, Komünist Parti yüzde 7,22, Ekonomik Reformlar Partisi yüzde 5,09, Çiftçiler Partisi yüzde 5,01, Demokrat Parti yüzde 0,84, Sosyal Demokrat Parti yüzde 0,72 ve Sosyalist Parti ise yüzde 0,47 oy aldı. Ülkede merkez parti olduğu kaydedilen İmamali Rahman'ın Demokratik Halk Partisi, Rusya ve ABD arasında denge partisi olarak dış politikada çizgisini belirlerken, iç politikada seçmenin nabzını yerel ve milli politikalarıyla tutmaya çalışıyor.
İLK SEÇİMLERDE MÜSLÜMANLAR HİLELERE RAĞMEN YÜZDE 33 OY ALMIŞTI
Yüzde 7'lik bu oy oranı diktatörlüğe ve bütün baskılar nedeniyle yüksek gibi görünse de ülkedeki Müslümanların oy oranları aslında çok daha yüksek. 9 Eylül 1991'de bağımsız bir devlet olan Tacikistan, ilk seçimler sonrasında sancılı bir ortama girmişti. Eski komünist ve eski başkan Rahman Nabiyev oyların yüzde 58'ini alırken İslâmi Diriliş Partisi ise yüzde 33'ünü almıştı. İlk seçimlerdeki bütün engellemelere ve tecrübesizliğe rağmen yüzde 33'lük bir oy oranına ulaşan Müslümanlar, rejim tarafından öncelikli tehdit olarak görülmüştü. Seçimlerde hile yapıldığının ortaya çıkması ve olaylar nedeniyle Nabiyev istifa etmek zorunda kalmıştı. Tacikistan'ın İslâmcıların eline geçmesinden endişe eden Rusya ve kendi ülkelerinde bir İslâmi uyanış olmasından korkan çevre ülkeleri ise bunun üzerine 7 Eylül'de Tacikistan'a asker gönderme kararı almışlardı. 24 Ekim 1992'de 201. Rus zırhlı tümeni Tacikistan'ın başkenti Duşenbe'ye girmiş ve daha önce istifa ettiğini bildiren Rahman Nabiyev de Rus askerlerinin ve Sosyalist Halk Cephesi milislerinin desteğiyle Duşenbe'ye dönmüştü. Nabiyev'in ölümü üzerine de diktatörlük görevi İmamali Rahmanov'a geçmişti.
Tacikler, ülkenin yüzde 70'ini oluşturuyor
Başkenti Duşanbe olan Tacikistan'ın yerlisi olan Tacikler, ülkenin yüzde 60'ını oluşturuyorlar. Yüzde 30 oranında Özbek asıllı Müslümanın yaşadığı Tacikistan'da az miktarda Rus, Tatar ve Kırgız da bulunuyor. Tacikler, bilinenin aksine İran asıllıdırlar ve Farsça'nın bir şivesini konuşurlar. Taciklerin büyük çoğunluğu özellikle Orta Asya Tacikleri Sünni ve Hanefidir. Nüfusunun yüzde 90'ı Müslüman olan Tacikistan'da, Müslümanların büyük çoğunluğu Sünni ve Hanefi, az bir kısmı ise Şiidir. Bağımsızlık sonrasında çok partili demokratik düzene geçtiyse de iç çatışmalar sonrasında Rusya'nın askeri desteğiyle yeniden eski komünistlerin hâkimiyetinde bir diktatörlük rejimi hâkim kılındı. Hükümet muhalefet partilerini kapatarak 80 kişilik bir ara dönem parlamentosu oluşturdu. Diktatör rejim, İslâmi Diriliş Partisi başta olmak üzere muhalefet partilerini anayasal düzene karşı silahlı ayaklanma başlatmakla suçlayarak kapattı ancak bu partilerin halk arasındaki etkisi devam etti.
Ruslar, 100 bin Müslümanışehid etti
Tacikistan halkı hileli seçimler ve Rusya'nın müdahalesi sonrasında komünistlerin yeniden yönetimi ele geçirmelerine ve Rus işgaline karşı çıktı. İşgal kuvvetleri ile çatışmaya başlayan Tacikler, büyük bir kıyıma uğratıldılar. Çıkan çatışmalarda 100 binden fazla Tacikistanlı hayatını kaybederken 500 bin kişi de ülkesini terk ederek Afganistan'a sığınmak zorunda kaldı. Muhalefet liderleri de ülkelerini terk etmek zorunda kaldılar. İşgal kuvvetlerinin desteğiyle işbaşına geçen hükümet, ülkelerini terk eden muhalefet liderlerini anayasal düzene karşı silahlı ayaklanma başlatmakla suçlayarak haklarında gıyabi davalar açtı. Muhalefet partilerini de aynı ithamla kapattı. Afganistan'a sığınan muhalifler, zaman zaman Tacikistan içlerine girerek askeri mevzilere saldırılar düzenlemeye devam ettiler. Bu saldırılarda çok sayıda Rus askeri öldürüldü.
Kaynak: Vakit