Haber Merkezi / TİMETURK
El Cezire televizyonunun ünlü Afganistan-Pakistan bölge şefi Ahmed Muvaffak Zeydan'ın "Taliban'ın Yükselişi" adlı kitabı Türkçe Mana yayınlarından çıktı. Kitabın sunuşunda yayınca tarafından düşülen notta şu ifadelere yer veriliyor;
Afganistan ve Taliban gerek ülke olarak gerekse halk olarak yıllardır gündemimizden düşmüyor. Önce Rus işgaline karşı başlayan savaş tüm İslam dünyasının dikkatini Afganistan'a çekti. Dünyanın dört bir yanından yardımlar gönderildi, mücahitler gitti. Sonraki gelişmelerde Rusya'nın çekilmesiyle Taliban'ın hızlı bir şekilde ortaya çıkışı ve yükselişi dikkat çekti. Ve işgalcilere karşı savaşan Müslüman cemaatlerin işgal sonrası birbirlerini nasıl bitirdiğine tanık olduk.
Orta Asya'nın kalbinde yaşanan bu gelişmelere ilgisiz ve duyarsız kalınamazdı. Zira Afganistan gerçeği salt bir Afganistan-Rusya, Afganistan-ABD ya da Taliban sorunu değildi. Bu gün gelinen noktada daha net görülmektedir ki, sorun (Pakistan, Özbekistan, Türkistan, İran ve hatta Hindistan'ı da içine alan) bölgesel bir sorundur; sınır olmayan diğer ülkeleri de dini ve siyasi durumlarına göre ilgilendiren bir sorun.
Onun için, Afganistan'da yaşanan bu süreç bizi de halk olarak yakından ilgilendiriyor; çünkü İslam ümmetinin parçası. Ülke olarak yakından ilgilendiriyor; çünkü 1700 Türk askeri İSAF içinde orada görev yapıyor. Bundan da öte rol ve görev alması için baskılar var. Bu gelişmeler karşısında -halk ve yöneticiler olarak- Türkiye'nin tavrı, bölge ve dünya siyasetindeki dengeler açısından oldukça önemli. Doğru tavır için de kuşatıcı ve doğru bilgi gerekli.
Savaş ve işgallerin sadece ordu ve ordunun elindeki yok edici silahlarla yapılmadığını biliyoruz ve onu tamamlayan medyatik savaştaki/saldırıdaki manipülasyonları da. Ama önemli olan şu; biz bu hileli yönlendirmelerden ne kadar az etkileniyoruz ya da etkilenmiyoruz? Hiç yanılmamak/yanlış yapmamak elbette mümkün değil. Ama yanılgıları azaltmanın yolu var; haber kanallarının ve kaynaklarımızın sağlıklı olması.
Peki, tüm yaşananlara ve bölgeye dair sunulan bilgi ve haberler ne kadar doğru? Bilgi-haber kaynakları ne kadar güvenli? Afganistan ve Taliban hakkında kanaatlerimizi oluşturan yargılarımızı etkileyen medya daha çok zalim ve işgalci güçlerin güdümündeydi. Verilen haberler, yapılan araştırmalar, yazılan yazılar ve daha da önemlisi yazılan kitaplar ABD stratejisine ve çıkarlarına uygun düşüyordu. Rus işgal sürecinde oluşan Afgan cihad yazınları da -ki daha çok hamasi içerikteydi- 11 Eylül'den sonra El Kaide ile özdeşleştirilen Taliban'dan ötürü; ve ABD'nin "Ya bizdensiniz ya onlardan" dayatmasının da etkisiyle iyice kesildi.
Bu yüzden toplumda bilgilerin temiz, kanaatlerin net olduğunu söylemek mümkün değil. Hâlbuki bölgede sıcak gelişmeler devam ediyor; Taliban Afganistan-Pakistan yine gündemde. Böyle bir dönemde bölgeyi ve bölgede yaşananları-gelişmeleri daha yakından tanımak için içeriden yazılmış bir kitabın ciddi ihtiyaç olduğu açıktır.
Elinizdeki kitabı bu açıdan yararlı görerek okuyucularımıza sunduk. Kitabın yazarı Ahmed Muvaffak Zeydan; yıllarca bölgede yaşamış, El Kaide lideri ile çok defa, Taliban lideri Molla Ömer ile günlerce görüşmüş; medreselerin içine girmiş, kabilelere aylarca konuk olmuş; bölgeyi iyi okuyabilen kısacası kitabını masa başında değil de sahada yazan bir gazeteci El Cezire'nin Afganistan-Pakistan bölge şefi.
Yazar, gözlemleyip tanık olduklarını -batı medyasını da alabildiğine kullanmak suretiyle- yöneticilerin, gazetecilerin, siyasilerin ve diğer siyasi yorumcuların görüş-tesbit ve demeçleriyle destekleyip zenginleştirerek kitap haline getirmiştir. Zaten güncel olan kitaba Türkçe baskısı için en son gelişmeleri de ekleyerek, daha güncel ve daha yararlı olacak şekilde sizlere sunmamızı sağlamıştır; kendisine teşekkür ederek sizleri onunla baş başa bırakıyoruz.
Kitaptan bir bölüm...
Taliban ve Batı......... Müzmin Başarısızlık Operasyonları
Barack Obama'yı iktidara taşıyan son seçimin ardından ABD Merkez Kuvvetler Komutanı Davit Petraeus'un iki esas noktada belirlediği strateji uygulanmaya başlandı; bu stratejinin ilki Afganistan içindeki askeri operasyonların yoğunlaştırılması ve Afganistan konusunda Pakistan, İran, Hindistan gibi civar ülkelerle Taliban'a karşı güvenlik ve askeri düzenlemeler konusunda yardımlaşmaların arttırılmasıdır. Ayrıca Taliban'ın "ılımlı" kollarının dostluğunun kazanılmasıdır. İkincisi ise; Amerika'nın savaşı Pakistan'a taşıması, Pakistan ordusunu birden fazla cephede Taliban ile kapsamlı bir savaşa itmesi ve Obama'nın yönetime gelişinden itibaren Amerika'nın yönettiği en büyük operasyon olan Temmuz ayının başındaki Helmand operasyonunda Pakistan'ın örs rolü oynamasıdır. Bu yüzden Amerikalı General Mcchrystal Irak'ta uyguladığı yöntemi Afganistan'da da gerçekleştirmesi için Afganistan'a nakledildi. Mcchrystal, Saddam'ın tutuklanması ve oğullarının öldürülmesi operasyonlarını yöneten komutandır. Mcchrystal, Taliban'ı aldığı toplumsal destekten mahrum bırakmak için yapacağı çalışmalarla Afgan halkını Taliban ile yardımlaşmamak konusunda ikna etmeyi umuyordu. Ancak İngilizler'in dediği gibi bu yöndeki çabaları "çok az ve çok geç"ti.
Obama'nın seçilmesini izleyen, kendi döneminin, selefinin dönemi kadar kanlı olmayacağı yönündeki hoş vaatlere rağmen, Obama Amerikan kamuoyunun savaşa sebep olan, aslı astarı olmayan bahaneleri ve rezillikleri artık önemsemediğini fark edince Irak cephesinden çekilip selefinden daha kötü ve daha barbar bir şekilde Afganistan'a yoğunlaştı.
Kitabın Adı: Taliban'ın Yükselişi
Yazarı: Dr. Ahmed Muvaffak ZEYDAN
Yayınevi: Mana Yayınları
Site: www.ilimyurdu.com