$

Dolar

48,1318

Euro

56,2262

£

Sterlin

65,7226

Frank

60,0297

Gram Altın

7.195,9600

Bitcoin

3.809.022

$

Dolar

48,1318

Euro

56,2262

£

Sterlin

65,7226

Frank

60,0297

Gram Altın

7.195,9600

Bitcoin

3.809.022

Türkiye

Cem Garipoğlu cinayeti anlattı

Münevver Karabulut'un katil zanlısı Cem Garipoğlu'nun yargılandığı dava, cinayetle ilgili babası Nida Garipoğlu'nun yargılandığı Bakırköy 4. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki dava ile birleştirildi.

11.02.2010 - 16:43
Timeturk Editör
Cem Garipoğlu cinayeti anlattı
Fotoğraf: Arşiv
Linke Tıkla, Timeturk'ü Favorilerine Ekle

İlk duruşma 26 Şubat tarihinde yapılacak.

Bakırköy 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülmesine bugün başlanan davada, Cem Garipoğlu'nun, cinayetle ilgili babası Nida Garipoğlu'nun yargılandığı davada yargılanmasına karar verildi.

Birleştirilen davanın ilk duruşması ise 26 Şubat'ta yapılacak.

Bahçeşehir'deki evde kız arkadaşı Münevver Karabulut'u öldürdükten sonra, cesedini parçalayarak Etiler'deki bir çöp konteynerine attığı iddia edilen ve olaydan 197 gün sonra teslim olan Cem Garipoğlu, Bakırköy 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinde hakim karşısına çıktı.

Duruşmada savunmasını yapan Cem Garipoğlu, Münevver Karabulut ile olaydan yaklaşık bir yıl önce tanıştıklarını ve daha sonra sevgili olduklarını anlattı.

Karabulut ile 27 Şubat 2009 tarihinde buluştuklarını ve Bahçeşehir'deki eve gittiklerini söyleyen Garipoğlu, her sevgili gibi öpüştüklerini ve seviştiklerini ifade etti.

Münevver Karabulut ile mutfakta bir şeyler atıştırdıklarını söyleyen Garipoğlu, sebebini bilmediği bir şekilde Karabulut ile tartıştıklarını, Karabulut'un kendisine 'Sen ne biçim erkeksin' diye hakaret ettiğini ancak daha sonra barıştıklarını belirtti.

Karabulut'la en son 3 Mart 2009 tarihinde Bahçeşehir'deki eve gittiklerini anlatan Garipoğlu, 'Evde kimsenin olmadığını biliyordum. Şu an için eve giriş saatimizi hatırlamıyorum. Genellikle kız arkadaşımı eve getirirken arka taraftaki kapıdan içeri giriyorduk' dedi.

Olay günü evde kimsenin olmadığını, Karabulut ile öpüştüklerini söyleyen Garipoğlu, bir şeyler yemek için mutfağa girdiklerini, bir süre sonra da Münevver Karabulut'un lavaboya gittiğini anlattı.

Bu sırada, Karabulut'un cep telefonunun 'mesajlar' bölümünü kontrol ettiğini ve burada 'sevgilim', 'canım' gibi sözler içeren bir mesaj gördüğünü aktaran Garipoğlu, Karabulut'a bu mesajların ne olduğunu sorduğunu ifade etti.

Münevver Karabulut'un, bu soruya karşılık umursamaz bir tavır takınmasına sinirlendiğini ve tartıştıklarını söyleyen Garipoğlu, savunmasını şöyle sürdürdü:

'Münevver'i çok sevdiğim için deliye döndüm. Cinnet mi getirdim ne oldu bilmiyorum ama kendimi kaybetmiştim. Kendime geldiğimde Münevver'in yerde ölü vaziyette olduğunu gördüm. Münevver'i bu durumda gördüğümde kesin benim ona vurduğumu anladım. Zira evde başka kimse yoktu. Ancak ne şekilde neyle vurduğumu anlamaya çalışıyordum ve daha önce belirttiğim gibi cinnet getirdiğim sırada veya kendimi kaybettiğim sırada masanın üzerindeki bir bıçağı alarak Münevver'in hatırlamadığım vücudundaki bir bölgeye vurduğumu ve bu sebeple Münevver'in ölmüş olduğunu anladım. Kaç bıçak darbesi vurduğumu da hatırlamıyordum. Münevver'in cansız bedenini gördüğümde kendimi öldürmek istedim ancak yapamadım.'

Daha sonra cesetten kurtulmaya çalıştığını ifade eden Cem Garipoğlu, şöyle konuştu:

'Evimizin hatırlamadığım bir yerinden bir bavul aldım. Münevver'in cesedini o bavula sığdırmaya çalıştım, sığmadı. Evden korku veya telaşla dışarı çıktım. Sanırım koşarak nalbura gittim ve bir testere satın aldım. Sanırım koşarak tekrar eve geldim. Nasıl yapabildim anlayamıyorum ama önce Münevver Karabulut'un başını kestim. Münevver'in cesedini bavula koydum, başını da bir gitar kutusuna koydum. Korsan tabir edilen bir taksiyi cep telefonum ile çağırdım. Bu arada evde bulunan Münevver'e ait akmış kanları kirli çamaşır sepetindeki çamaşırlar ile silmeye çalıştım. Kaba bir temizlik yaptım. Kan izleri kaldı mı şu an hatırlamıyorum. Kalmamıştır, diye düşünüyorum.'

KARABULUT'UN KARDEŞİ, CEM GARİPOĞLU'NUN ÜZERİNE ŞIRINGA İLE BİR SIVI SIKTI

Başı kesilerek öldürülen Münevver Karabulut'un kardeşi Enver Karabulut, duruşma sırasında katil zanlısı Cem Garipoğlu'na içerisinde sıvı bulunan şırınga fırlattı.

Bakırköy 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinde görülen duruşmada İbrahim Enver Karabulut, yanında getirdiği şırıngada bulunan sıvıyı olay gününü anlatan Garipoğlu'na doğru sıktı.

Bu sırada, güvenlik güçlerince müdahale edilen Karabulut ile üzerine ve vücuduna şırıngadan çıkan sıvı bulaşan Garipoğlu, duruşma salonundan dışarı çıkartıldı.

İçeriği henüz belli olmayan sıvının, bazı gazeteci ve polislerin üzerlerine de bulaştığı görüldü.

Bakırköy 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi'nde bugün başlayan Münevver Karabulut cinayetiyle ilgili davada olay çıktı. Münevver Karabulut'un kardeşi Enver Karabulut, duruşma sırasında katil zanlısı Cem Garipoğlu'na içerisinde sıvı bulunan şırınga fırlattı.

Cem Garipoğlu'na saldıran Enver Karabulut, "Seni geberteceğim." diyerek tehditler savurdu. Olay üzerine Cem Garipoğlu duruşma salonunun arka bölümüne alındı. Enver Karabulut ise polisler tarafından salondan çıkartıldı.

Bakırköy 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki ilk duruşmaya, öldürülen Münnever Karabulut'un babası Süreyya Karabulut, annesi Nagihan Karabulut, kardeşi İbrahim Enver Karabulut ile ailenin avukatları Altan Altınyurt, Beliz Özkan, Rezan Epözdemir ile tutuklu sanık Cem Garipoğlu ve avukatı Aytekin Kaya katıldı.

Bu arada, CHP İstanbul Milletvekili Çetin Soysal'ın da duruşma salonunda olduğu görüldü.

Öte yandan, duruşma salonuna Anadolu Ajansı ve TRT'nin de aralarında bulunduğu 10 basın kuruluşundan sadece muhabirler alındı. Duruşma başlamadan önce salona girmek isteyen gazeteciler ile polisler arasında kısa süreli tartışma yaşandı.

ENVER KARABULUT, SAVCIYA İFADE VERDİKTEN SONRA SERBEST BIRAKILDI

Münevver Karabulut'u öldürdüğü iddiasıyla yargılanan Cem Garipoğlu'nun üzerine duruşma salonunda şırınga ile içeriği belli olmayan bir sıvı püskürttükten sonra gözaltına alınan İbrahim Enver Karabulut, savcıya ifade verdikten sonra serbest bırakıldı.

Alınan bilgiye göre, Bakırköy 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesindeki olayın ardından dışarı çıkartılan Münevver Karabulut'un kardeşi İbrahim Enver Karabulut'un, Bakırköy Emniyet Müdürlüğü Çocuk Büro Amirliğindeki işlemleri tamamlandı.

Polis aracıyla Bakırköy Adliyesine götürülen Karabulut, Cumhuriyet savcısına ifade verdikten sonra serbest bırakıldı.

KARABULUT AİLESİ: SUÇLULAR CEZALANDIRILSIN

Bakırköy 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen Münevver Karabulut cinayeti davasına katılmak üzere adliyeye gelen Karabulut ailesi, adliye önünde bekleyen basın mensuplarına açıklama yaptı.

Avukatı ve eşi ile birlikte kameralar karşısına geçen baba Süreyya Karabulut, "Süreci hep birlikte izleyeceğiz. İnşallah hak ettikleri cezaları alırlar. Ben cinayetin hangi amaçla nasıl işlendiğini ve Cem Garipoğlu'nun 197 gün boyunca nasıl saklandığını merak ediyorum." dedi.

Münevver Karabulut cinayeti ile ilgili dava Bakırköy 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülmeye başlandı. Davanın ilk duruşmasına katılma üzere Bakırköy Adliyesi'ne gelen Karabulut ailesi duruşma öncesi basın mensuplarına açıklama yaptı. 197 gün sonra yakalanan Cem Garipoğlu'nun nasıl kaçtığını ve nerede saklandığını merak ettiğini belirten baba Süreyya Garipoğlu "suçluların cezalandırılmasını istiyoruz." dedi.

Baba Karabulut, Cem Garipoğlu'nun arandığı süreçte sürekli dile getirdiği 'arka bahçe' konusunun hatırlatılması üzerine ise "Bu konuyu daha sonra anlatacağım" dedi.

Ailenin avukatı Rezan Epözdemir de, "Burada hassasiyet gösteren onlarca vatandaşımız var. Bu artık sosyal sorumluluk projesidir. Türkiye'nin dört bir yanından destek verenler var" dedi. Anne Nagehan Karabulut ise, "İş artık yargıda. Söyleyecek çok bir şey yok." dedi.

Öte yandan, adliye önünde toplanan kalabalık bir grup cinayeti lanetleyerek Karabulut Ailesi'ne destek verdi. Çeşitli pankartlar açan grup, 'Suçlular cezalandırılsın, Adalet istiyoruz' şeklinde slogan attı.

SÜREYYA KARABULUT: 4. AĞIR CEZA MAHKEMESİ, CİNAYETİN ARKA BAHÇESİNİ AYDINLATACAK

Cesedi bir çöp konteynerinde parçalanmış halde bulunan Münevver Karabulut'un babası Süreyya Karabulut, katil zanlısı Cem Garipoğlu'nun davasının 4. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki davayla birleştirilmesinin cinayetin çözülmesini sağlayacağını söyledi.

Etiler'de 3 Mart 2009 tarihinde cesedi parçalanmış olarak bir çöp konteynerinde bulunan Münevver Karabulut cinayetinde katil zanlısı Cem Garipoğlu'nun yargılandığı davanın ilk duruşması Bakırköy 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi'nde başladı. Mahkeme heyetinin 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nde baba Nida Garipoğlu'nun yargılanacağı davayla birleştirme kararının ardından adliye çıkışı baba Süreyya Karabulut ve avukat Rezzan Epözdemir açıklama yaptı.

Basın mensuplarının, "Enver size böyle bir şey yapacağını söylemiş miydi?" şeklindeki sorusu üzerine baba Karabulut, "17 yaşında genç bir delikanlı, yaptığı bir hatadır. Olmaması gereken bir hatadır. Ama bu konuyla ilgili tamamen kendi inisiyatifindedir. Ne anne, ne benim, ne de yakın arkadaşlarının haberi yoktur. Madde olarak benim gördüğüm kadarıyla ufak bir idrar fışkırtılır. Gördüğüm kadarıyla idrardır. Başka bir şey değildir." diye konuştu.

Cem Garipoğlu'nun ifadesini ezberden yaptığını savunan baba Süreyya Karabulut, "İfadelerinden bir tanesinde söylemesi gereken ifadeyi önümüzdeki mahkeme söyleyeceğini ifade etti. Dava, Cem Garipoğlu'na ezberletilmiş ezber üzerine gidiyor. Biz de bu tiyatroyu seyrediyoruz." şeklinde konuştu.

Basın mensuplarının, "Salona şırınga ile değil silahla girilmiş olsaydı" sözleri üzerine Baba Süreyya Karabulut, "Ben de girebilirdim, anne de girebilirdi. Çünkü evlat gitti burada. Ama burası adliye buraya silahla gelinir mi? Biz çocuk değiliz." dedi.

Davanın 4. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki davayla birleştirilmesinin olumlu olduğunu belirten Baba Karabulut şunları söyledi: "Bu davanın seyri, arka bahçesi, aydınlığa çıkacaktır. Zanlı baskı altındadır, zanlı baskı altında ifade veriyor. Sürekli ezberin sonucunda burada bu mahkeme huzurunda anlattıkları birdir. Ama cinayetin arka bahçesine değinilmedi. Zannediyorum 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nde bu ezber bozulacaktır. Onun gözünden aldığım ifade bu. Çözüleceğine inanıyorum." şeklinde konuştu.

Davaların birleştirilmesinin doğru bir karar olduğunu vurgulayan Karabulut ailesi avukatlarından Rezan Epözdemir, "Soruşturma makamının sorduğu soruya 'önümüzdeki celse cevap vereyim, düşüneyim, çalışayım ezberleyeyim' gibi cevaplar verdi. Öncesi sonrası her şeyle ilgili anlatması telkin edilen her şeyi anlattı." diye konuştu.

Enver Karabulut'un Cem Garipoğlu'na şırınga ile yaptığı saldırı hakkında soruları cevaplayan Avukat Epözdemir, "İçindeki sıvı çok niteliksizmiş. Tasvip edilebilir bir şey değil. Yüce mahkemeye yapılan bir hakarettir. Onun savunabilir bir tarafı yok. Buradaki ihmal olsa olsa kolluğundur, buradaki yükümlülük tamamen kolluk kuvvetlerine aittir. O denetimi işletir. Mahkemeye bir sorumluluk izafe edilemez. Tek tek insanları da arayamaz." ifadelerini kullandı.

(CİHAN)

Haberi Hazırlayan

Bu haber hakkında ne düşünüyorsunuz?

Etiketler:

İlgili Haberler

YORUMLAR

0 Yorum

Yorum Yazın