$

Dolar

46,8629

Euro

53,6121

£

Sterlin

62,6094

Frank

58,3380

Gram Altın

6.277,7800

Bitcoin

2.922.255

$

Dolar

46,8629

Euro

53,6121

£

Sterlin

62,6094

Frank

58,3380

Gram Altın

6.277,7800

Bitcoin

2.922.255

Dünya

Dünya basınında bugün

Dünyada meydana gelen olaylarla ilgili gazete ve dergilerde yer alan haber, yorum ve analizler...

28.01.2010 - 10:27
Timeturk Editör
Dünya basınında bugün
Fotoğraf: Arşiv
Linke Tıkla, Timeturk'ü Favorilerine Ekle

Dünya Basınında İlk Durağımız Amerika Birleşik Devletleri'nden

New York Times Gazetesi

"Yemen Yok Olmanın Eşiğinde"

Gazete, Londra'da 21 ülkenin katılımıyla yapılacak uluslararası konferansta Yemen'in masaya yatırılacağını söylüyor. Batılı ülkelerin, El Kaide varlığının tasfiyesine odaklanırken, Yemen hükümetinin başka sorunlarla boğuştuğunun altını çiziyor.

Yemen hükümeti, yaklaşık bir ay önce Suudi ve Yemenliler'in oluşturduğu El Kaide'nin Arap yarımadasındaki varlığına savaş ilan etti. Ancak öldürüldüğü belirtilen üst düzey El Kaidelilerin, aileleriyle öğle yemeklerinde görülmeleri, operasyonlarda başarılı olunduğuna dair haberlere gölge düşürdü.

Yemenli yetkililer, El Kaide ile mücadelede yabancı askeri desteğe ihtiyaç duymadıklarını önceliklerinin terörle mücadele birimlerinin eğitimi ve silahlanmasına destek sağlanması olduğunu vurguluyorlar.

Yemen'in kuzeyinde Şii isyanıyla, güneyinde ise bölücü bir grupla mücadele sürüyor.

Yabancı gözlemciler, Yemen'de devletin çökmek üzere olduğu uyarısında bulunuyorlar.

Gerekli reformların hayata geçirilmesi koşuluyla Yemen'e 4 yıl önce 5 milyar dolar mali yardım yapılması onaylanmıştı.

Ancak proje önerilerini sunmayan Yemen, bu paranın sadece küçük bir kısmından yararlanabildi.

Uzmanlar, yolsuzluk sorunu çözümlenmeden mali yardımların işe yaramayacağını belirtiyorlar.

İşsizlik oranının yüzde 35'e tırmanması da El Kaide'nin işsiz genç erkekleri kendi tarafına çekmesini kolaylaştırıyor. Uzmanlara göre, Yemen'in Körfez ülkeleri ticaret bölgesine dahil edilmesinin ve sınırların Yemenli işçilere açılmasının sorunun çözümünde önemli rol oynayabileceği yorumunu yapıyorlar.

Yemen Devlet Başkanı Ali Abdullah Salih, birinci Körfez Savaşı sırasında Irak Devlet Başkanı Saddam Hüseyin'e destek vermesi nedeniyle Körfez ülkeleri 1991 yılında sınırlarını Yemenli işçilere kapatmıştı.

İngiliz Financial Times

Gazete, Davos Zirvesi'nde hedefin uluslararası bankacılık sistemine çeki düzen vermek olduğunu yazıyor ve şöyle devam ediyor:

Siyaset ve ekonomi dünyasının önde gelen temsilcileri Dünya Ekonomik Forumu toplantılarına katılmak için İsviçre'nin Davos kentinde bir araya geldi.

Beş gün sürecek görüşmelerde bankacılık sisteminde reform tartışmalarının öne çıkması bekleniyor.

Ekonomide yeniden toparlanmanın nasıl sağlanacağı da tartışmaların başlıca konusu.

Bu yıl 40'ncı kez düzenlenen toplantılara, şirket yöneticilerinden siyasetçi düşünür ve sanatçılara, 2 bin 500 kişi katılıyor.

Toplantının açılış konuşmasını yapan Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy de geçen yılki küresel mali krize yol açan durumun tekrarlanmaması için, bankaların denetiminin artırılması çağrısında bulundu.

Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Barack Obama da, geçen hafta bankaların kapsam ve faaliyetlerine sınırlamalar getirilmesini önermişti.

Buna karşılık bankacılarsa, sektörü fazla denetimle boğmanın ekonomide toparlanmayı güçleştireceği savını dile getiriyor.

Davos toplantıları ekonomi ve siyaset açısından dünyanın en önde gelen 'beyin fırtınası' buluşması kabul ediliyor.

31 Ocak'a kadar sürecek 200 kadar oturumda Birleşmiş Milletler'in Kalkınma Hedefleri'nden, çevreye, hastalıklardan sanatın değişen yüzüne ya da tüketim alışkanlıklarından tarımın geleceğine çeşitli başlıklar ele alınacak.

Toplantılara 90'dan fazla ülkeden 2 bin 500 temsilci, 30'u aşkın ülkeden de siyasi liderler katılıyor.

Amerika Birleşik Devletleri eski başkanlarından Bill Clinton ise Davos'ta deprem sonucu yerle bir olan Haiti'ye mali destek sağlamak için lobi yapacak.

Bu yılki toplantının başlığı ''Dünyanın Durumunu İyileştirme: Yeniden Düşünme, Yeniden Tasarlama, Yeniden İnşa Etme'' olarak belirlendi.

Geçen yılki Davos toplantısı, krizin en şiddetlendiği günlere denk gelmiş, pek çok büyük bankanın yöneticileri toplantıya katılmamıştı.

Dünyanın hemen her yerinde karar mekanizmalarındaki yetkililer ve ekonomi uzmanları işsizliğin hala yüksek seyrettiği bu ortamda, hükümetlerin kurtarma ve ekonomik teşvik paketlerini nasıl ve ne zaman sonlandıracağına yanıt arıyor.

Birleşmiş Milletler çalışma örgütü geçen yıl 27 milyon kişinin işlerini kaybettiğini, bunların yarısının zengin ülkelerde olduğunu belirtmiş, bu sayıya bu yıl 3 milyon kişinin daha katılabileceğini kaydetmişti.

Konferans katılımcıları arasında yapılan anketlerde ise ekonomi konusunda güvenin ve iyimserliğin arttığı görülüyor.

Rus Pravda

Gazete, Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov'un, İran'ın nükleer programı konusundaki açıklamalarını birinci sayfasını taşımış.

Haberde, Lavrov'un İran konusunda sonsuza kadar bekleyemeyeceklerini söylediği belirtiliyor ve haber şöyle devam ediyor:

Afganistan Konferansı'na katılmak üzere Londra'da bulunan Lavrov, Amerika Birleşik Devletleri Dışişleri Bakanı Hillary Clinton ile görüşmesinin ardından yaptığı açıklamada, ''Ortada çok açık bir tablo var İran konusunda sonsuza kadar beklememiz mümkün değildir ve ortaklarımız İran'a karşı ek önlemlerin ele alınması gerekliliğinden söz etmeye şimdiden başlamıştır'' dedi.

Lavrov, İran'ın büyük güçlerin tekliflerine yapıcı karşılık vermemesinin hayal kırıklığı yarattığını da sözlerine ekledi.

İsrail Haaretz

Gazete, Venezuela'da kapatılan televizyon kanallarının ülkeyi karıştırdığını yazıyor. Haber şöyle devam ediyor:

Venezuela'da, Devlet Başkanı Hugo Chavez karşıtı, uydu ve kablodan yayın yapan 6 televizyon kanalının kapatılmasını protesto eden öğrenciler ile Chavez yandaşları ve polis çatıştı. Çatışmalarda 1 genç öldü, 16 kişi yaralandı.

Başket Karakas'taki çatışmada polis, telekomünikasyon kurumu binasına doğru yürümeye çalışan binlerce öğrenciyi dağıtmak için göz yaşartıcı gaz ve plastik mermi kullandı.

Bu çatışmada en az 6 gösterici ve bir gazeteci yaralandı. Olaylar sırasında 9 polis yaralandı.

Olaylar sırasında hayatını kaybeden kişinin 15 yaşındaki bir lise öğrencisi olduğu belirtildi.

Gösterilerin sadece Karakas ile sınırlı kalmadığı ülke genelinde pek çok kentte hükümet karşıtı sloganlar atıldığı haber veriliyor.

Uydu ve kablodan yayın yapan 6 televizyon kanalı, Chavez'in konuşmalarının yayınlanmasını öngören yasaları ihlal ettikleri gerekçesiyle pazar günü erken saatlerde kesilmişti.

Yunan Kathimerini

Gazetede son derece ilginç bir haber yer alıyor.

Gazeteye göre, Rusya'da hükümet muhaliflerine Sovyetler Birliği döneminde uygulanan psikiyatri yöntemleri uygulanıyor. Gazetenin haberi şöyle devam ediyor.

Rusya'da faaliyet gösteren insan hakları örgütleri, ülkede Sovyet tarzı "psikiyatri yöntemlerine" dönüldüğünü ve muhaliflerin akıl hastası suçlamasıyla susturulduğunu öne sürdü.

Rus insan hakları örgütlerinden yapılan ortak açıklamada, bir derneğin yöneticisi olan şair Yulia Privedyonnaya'nın iktidar karşıtı görüş ve yazılarından ötürü baskı altına alındığı kaydedildi.

Açıklamada, Rus Yüksek Mahkemesi'nin, genç kadın şair ve insan hakları eylemcisinin gelecek ay Moskova'daki bir akıl hastanesinin psikiyatri bölümüne yatırılmasına karar verdiği belirtildi.

Açıklamada, Devlet Başkanı Dimitriy Medvedev ve Başbakan Vladimir Putin'in yönetimi altında Rusya'daki muhaliflerin etkisizleştirilmesinin istendiği ve eski komünist Sovyetler Birliği devlet düzeninin ilkelerine dönüldüğü ifade edildi.

İngiltere gazetelerinde bu sabah Irak savaşında İngiltere'nin tutumunu ele alan komisyonda, dönemin Hukuk İşlerinden Sorumlu Devlet Bakanı Lord Goldsmith'in verdiği ifadeye ilişkin haber ve yorumlar ön planda. Financial Times gazetesinin manşeti : Goldsmith savaşın meşruiyeti konusunda fikir değiştirdiğini itiraf etti... Guardian ise "Yasadışı bir saldırıyı hukuka ayrı bir savaş haline getiren 40 gün" diyor.

Guardian, bu manşetin hemen altında önce hukuktan sorumlu bakan ikinci bir BM oylaması şart dedi. Sonra, Bush'un avukatları fikrini değiştirdi....Savaşın arifesinde yapılan değerlendirme askerlere yeşil ışık yaktı." diye yazmış.

Goldsmith'in neredeyse altı saat süren ifadesi, bugüne kadarki en ayrıntılı ve yorucu oturumlardan biri olarak görüldü.

Panel üyeleri, Goldsmith'i, savaşa giden altı aylık süreçte neden tutumunu değiştirdiği konusunda sorguladılar. Nadiren telaşlanan Goldsmith, kilit karar aşamasından uzak tutulan; önce sesini duyurmakta zorlanan sonra da siyaseten kaçınılmaz görüneni, nihayetinde kabul eden biri tablosu çizdi.

Taliban ve Batı

Independent gazetesinin manşeti: Yeni Afgan Planı: Taliban'ı satın almak...

Independent dünya liderlerinin milyarlarca dolarlık bir fon oluşturduktan sonra Taliban yönetimine zeytin dalı uzatacak diye yazıyor.

İngiltere ve Amerika Birleşik Devletleri, Afganistan'da dokuz yıldır devam eden savaşı sona erdirecek radikal bir çaba kapsamında Taliban içindeki ılımlı kesimleri kazanmalarını sağlayacak yeni bir stratejiye destek veriyor.

Planın, bugün 60 ülkenin katılacağı ve Londra'da yapılacak konferansta onaylanması bekleniyor. Ayrıca bu plan, Taliban yönetimiyle siyasi bir anlaşma sağlayabilecek ama eşit oranda risk taşıyan görüşmelere verilen siyasi desteğin artmakta olduğu bir döneme rastlıyor.

Bu anlamda Amerikan Hazine Bakanlığı, dün Afganistan Cumhurbaşkanı Hamid Karzai'nin, "Taliban hükümetinde görev yapmış kişilere yönelik yaptırımları kaldırması yolundaki baskısına "boyun eğmişti. Barış ve yeniden bütünleşme fonu çerçevesinde alt seviyelerdeki ve ideolojiden çok yoksulluk sebebiyle Taliban'a katılan savaşçılar; iş, eğitim ya da işleyebilecekleri toprak verilerek kazanılmaya çalışılacak.

'Ekonomiyi güçlendirin'

Amerika Birleşik Devletleri'nin eski Afganistan büyükelçisi, şimdilerde uluslararası danışmanlık yapan Zalmay Halilzad ise Financial Times gazetesine yazdığı makalede "Savaşı kazanmak için Afgan ekonomisini güçlendirin" çağrısı yapıyor. Bugün onlarca yıldır yabancı güçleri müdahil olmasına rağmen Afganistan'da işsizlik oranları hala yüzde 40'larda.

Halkın yarıdan fazlası yoksulluk sınırının altında yaşıyor. Şimdi kötü ancak Taliban yönetimi sırasında daha iyi olan ekonomik koşullar,koalisyonun başarıya giden yolda anahtarıdır. Bugün Londra'da yapılacak Afganistan için bağış konferansında uluslararası toplumun Afgan ekonomisini canlandırmayı taahhüt etmesi de zaten bu sebepte kritik önem taşımaktadır. Bu yapılmadıkça, ülkedeki askeri çabalar da bozguna uğramaya mahkûmdur.

'Yoksullar zenginleşemiyor'

Guardian gazetesi dün geniş yer verdiği ve İngiltere'de toplumsal yapıyı inceleyen rapordan başka ve olumlu bir ayrıntıyı taşımış sayfalarına bu sabah.. Rapora göre, İngiltere'nin en yoksul yerlerinde yaşayan öğrencilerin üniversiteye gitme oranları yarı yarıya artmış. Muhafazakâr Parti'ye yakınlığıyla bilinen Daily Telegraph ise söz konusu rapora, deyim yerindeyse ateş püskürüyor. Kısaca hatırlatalım, Guardian raporun 1980'lerdeki ve doksanlı yılların başlarındaki çarpıcı bölünmüşlüğün yaşandığı dönemde Muhafazakârların işbaşında olduğuna dikkat çektiğini yazmıştı.Daily Telegraph'a göre ise ülkedeki eşitsizliği asıl "İktidardaki İşçi Partisi'nin başarısızlığı körüklüyor."

Gazete, Eşitlikten sorumlu bakan Harriet Harman'ın İşçi Partisi'nin liderliğine soyunduğunu, bu nedenle de kendisini eşitliğin en büyük savunucusu ilan ettiğini ve bu yanlışı düzeltecek yasaları geçirmek istediğini yazıyor. Ancak bu raporun bu mücadelesine destek için çıkarıldığını iddia eden Daily Telegraph'a göre bugünkü sorun zenginlerin daha zenginleşmesi değil. Sorun yoksulların da zenginleşemiyor olmaları.

İngiltere'de babalık izni

Son olarak Daily Telegraph gazetesinden bir haber: İngiltere'de babalık izni altı aya çıkıyor. Hükümet bugün bebeğin annesi işe döndükten sonra bebeğin babasına, altı ay babalık izni veren bir kararı ilan edecek. Ayrıca annenin hakkı olan dokuz aylık annelik izninin son üç ayında haftalık belli bir maaşla evde kalıp bebeğe bakabilecekler. Hükümet bunun üzerine üç ayda ücretsiz izin hakkı veriyor, toplamda bebek bakımı için aile 12 ay izin alabilmiş oluyor.

İngiltere'de hükümet verilerine göre her yıl 350 bin çalışan kadın, doğum yapıyor. Bunların üçte ikisi işe dönüyor. Ülkede hâlihazırda babalık izni sadece iki hafta. Bu değişiklik gelecek yıl Nisan ayından itibaren uygulanmaya başlanacak.

Bu haber hakkında ne düşünüyorsunuz?

Etiketler:

İlgili Haberler

YORUMLAR

0 Yorum

Yorum Yazın