$

Dolar

45,9765

Euro

53,5102

£

Sterlin

61,9295

Frank

58,0760

Gram Altın

6.554,4200

Bitcoin

3.018.045

$

Dolar

45,9765

Euro

53,5102

£

Sterlin

61,9295

Frank

58,0760

Gram Altın

6.554,4200

Bitcoin

3.018.045

Röportaj

Livaneli dinlememiş İslami gençlik yoktur

'Yeşil Pop'a karşı... Vivaldi dinlerken ilahi mırıldanıyor... 'Adam gibi müzik dinlemek lazım' diyen AK Parti Medya Tanıtım Başkan Yardımcısı Mehmet Ocaktan: Zülfü Livaneli dinlememiş İslami gençlik yoktur!

24.01.2010 - 12:07
Timeturk Editör
Livaneli dinlememiş İslami gençlik yoktur
Fotoğraf: Arşiv
Linke Tıkla, Timeturk'ü Favorilerine Ekle

Namaz üzerine Nazım Hikmet şiirleri okuyan, Vivaldi dinlerken ilahi söyleyen siyasi olur mu demeyin. Alaturka-alafranga sentezli bu yaklaşım, Meclis'in tam içinde...

Bu isim Yeni Şafak'ın eski Genel Yayın Yönetmeni, AK Parti Bursa Milletvekili ve partisinin Medya Tanıtım Başkan Yardımcısı Mehmet Ocaktan.

Onu Meclis kulislerinde, sürekli kitap okurken bulursunuz.

Diğer vekillerle muhabbet etmek yerine, bir yandan piposunu içerken, kitapların içine gömülmeyi seven Ocaktan'la edebiyat ve müzik üzerine konuştuk.

Mehmet Ocaktan, ilkokulu Bursa'da okumuş bir köy çocuğu. Üstelik bunu kalın çizgilerle vurgularken, kişisel evriminin ve batı dünyası ile tanışıklığının başlangıç noktasının da lise yıllarında üniversitelilerin kaldığı bir öğrenci evini ziyaretiyle başladığını anlatıyor:

NAMAZ SONRASI NAZIM

'Akşam ezanı okununca namaz kılınırdı. Bir gün hep beraber namaz kıldıktan sonra hoş bir müzik duydum. Onun ne olduğunu da ilk kez orada öğrendim. Dediler ki 'Bu 40. Senfoni'...

Namaz kılar sonra Nazım Hikmet, Sezai Karakoç, Necip Fazıl'ın şiirlerini okurduk. Sonra Charles Baudelaire'e ilgi duyduk. Çünkü Necip Fazıl, Charles Baudelaire'e sürekli atıf yapar.

'ÇAĞRI' VE 'LED ZEPPELIN'

Vivaldi'nin '4 Mevsim'inin çok iyi dinleyicisi olduğunu vurgulayan Ocaktan aynı anda ilahi mırıldandığını söylüyor.

Kendisi aynı zamanda sadık bir 'rock' dinleyicisi olması! Üstelik ilahi mırıldanmalarını ünlü rock grupları 'Jethro Tull' ve 'Led Zeppelin' dinlerken de yaptığını belirtiyor. Ocaktan, bunu felsefi bir bakış açısıyla içselleştiriyor:

Eve gider gitmez ilk yaptığım iş Vivaldi dinlemektir. İnsanı derinleştiren bir müzik. Sonra kitabımı açar, okur veya şiir çalışması yapıyorsam ona yönelirim. Ben Vivaldi dinlerken ilahi söylerim! Yine bana göre batıyı en iyi tarif eden müzik gruplarından biri Jethro Tull ve Led Zeppelin'dir.

Jethro Tull bir bunalımı tarif eder sanki. Batı toplumunun uçurumun kenarında oluşunu yansıtır, içsel boşluluk vardır. Led Zeppelin dinlerken ilahi söylemek güzeldir. Ruhani dengeleme gibi...Örneğin 'Çağrı' filminde develerin ritimle yürüdüğü sahnede arka fonda Led Zeppelin'in müziği duyulur. Yani Led Zeppelin, İslami bir filmde bile kullanılıyor!

'YEŞİL POP'A KARŞIYIM

Memmet Ocaktan 'Yeşil Pop'u 'uyduruk müzik' olarak tanımlıyor. 1980'li yılların modası olan ve içinde İslami terimler kullanılarak yapılan bu tarza karşı... Yeşil Popçu gençlere, Türk müziği ya da klasik müziği, o da olmazsa 'ilahi' dinlemeyi telkin ediyor.

'Adam gibi müzik dinlemek lazım' diyen Ocaktan: 1975-1980 İslami gençliği her türlü kitabı okurdu, zengin bir okuması vardı.. Marx, Engels okurdu. Zülfü Livaneli dinlememiş İslami gençlik yoktur!

OTOBÜSTEKİ ÜLKÜCÜLERİN YIRTTIĞI KİTAP

MEHMET Ocaktan'ın hayatı, ülkenin geçtiği siyasi türbülansların yansıması gibi.. Ocaktan, İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi'nde okuduğu yıllardaki siyasi havayı, yaşadığı 'kitap baskısı' üzerinden şöyle anlatıyor:

Hilmi Yavuz'un 'Felsefe ve Ulusal Kültür' adlı kitabı çıkmıştı. Otobüste yanımda oturan genç, edebiyat fakültesinde okuyan ülkücü bir çocukmuş. 'Komünist kitabı niye okuyorsun?' diye kızınca, ben de 'Her türlü kitabı okurum' dedim. Otobüste kitabı elimden aldı ve yırtıp dışarı attı. Ben ertesi gün tabii ki kitabı yine aldım.

TASAVVUFİ METİNLERİN ONDA BİR KARŞILIĞI YOK

Ocaktan, popüler kitapları okumadığını, oldukça seçici olduğunu vurgularken, şu sıralarda Robert Musil'in iki ciltlik 'Niteliksiz Adam' kitabını okuduğuna işaret ediyor. ABD'li yazar Paul Auster'i beğenirken, Nobel ödüllü Orhan Pamuk'a neden sırt çevirdiğini şöyle anlatıyor:

Paul Auster'i severim. Yahudi yazardır. Kitaplarında Tevrat'tan metinler kullanır. Ama bunlar kitabında sırıtmaz, kitabın estetiğinizi bozmaz, çünkü içselleştirmiştir. O kültürün içinden yazmaktadır. Orhan Pamuk'un Nobel alması Türk edebiyatı açısından çok sevindirici. Ancak ben 'Cevdet Bey ve Oğulları'ndan sonra onun romanlarını hep yarıda bırakmak zorunda kaldım. Hilmi Yavuz, onu fazla oryantalist bulur ki bence doğrudur. Orhan Pamuk, oryantalist bakış açısıyla dışarıdan yazıyor, tasavvufi metinlerinin onun hayatında karşılığı yok. Tasavvufu içselleştiremeden oryantalist bakış açısıyla yazınca sırıtıyor.

(AKŞAM)

Bu haber hakkında ne düşünüyorsunuz?

Etiketler:

İlgili Haberler

YORUMLAR

0 Yorum

Yorum Yazın