"Google'ın bu kararı kuşkusuz insan hakları savunucuları tarafından övgüyle karşılanacak. Ama Google'a ifade özgürlüğünü sınırlayacak şekilde baskı uygulayan tek ülke Çin değil. Çoğu demokratik yollarla işbaşına gelen birçok hükümet, internet şirketlerinden vatandaşlarına dadılık yapmasını istiyor. Son yıllarda internete sansür hızla yayıldı. Sansürcü ülkelerin sayısı 10 yıl öncesine kıyasla süratle artarak 40'a yaklaştı. Ama asıl sorun demokrasilerde.
"Örneğin Google'un Çin'e meydan okuma metnini kaleme alan başhukukçusu hakkında, Youtube'da otistik bir çocuğa kötü muameleyi yansıtan videoyu kaldırmakta geç kaldığı için İtalya'da dava açıldı. Fransa'da internet servis sağlayıcılarından fikri mülkiyet haklarının ihlal edilmemesi için kullanıcılarını izlemeleri isteniyor. Bunun için mahkeme kararı istenmiyor.
"İngiltere'de dijital ekonomi yasasının da benzer düzenlemeler içermesi bekleniyor. Hindistan'da Ekim ayında çıkan bir yasada yerli ve Yahoo, Facebook, YouTube ve Twitter gibi yabancı internet sitelerine kamu düzeni ve ahlakının korunması için sorumluluk yükleniyor."
Yazar, internetin kötü amaçlar için kullanılmasını engellemek için servis sağlayıcılarına bu tür sorumluluklar yüklenmesinin kolaycılık olduğunu savunuyor ve şöyle devam ediyor:
"Eğer demokrasiler, internet çağının sorunlarına ana çözümün servis sağlayıcılarını sorumlu tutmak olduğuna karar verirse, dünyanın başka yerlerindeki baskıcı liderler, özgür dünyanın kendi çizgilerine geldiğini düşünüp rahat bir nefes alacaklar."
(BBC Türkçe)