Leyla Ebumellal / Timeturk
Filistin'in ulusal sorunlarıyla genel olarak Arapların sorunlarını ele alan filmlerin gösterime sunulduğu Uluslar arası Kudüs Film Festivali bugün etkinliklerini tamamladı. "Kudüs'e Bilet" filmiyle açılış yapan festivalde gösterilen 28 film toplam 52 film arasından seçildi. Festivale 11 farklı ülkeden sanatçılar katıldı. Bu festivalde gösterilen filmlerin işgalciye karşı önemli bir direniş yöntemi olduğu ifade edildi.
Etkinliklerini Gazze Şeridi'nde sürdüren Uluslar arası Kudüs film festivali kuşatılmış Filistin halkının bir başka yüzünü ortaya koydu. Ne ambargo ne de yıkım aydınların ve sinemacıların sinemaya önem vermesini engelleyebildi. 21-23 Aralık tarihleri arasında; üç gün süren festivalde Filistin ulusal meseleleri ve Arap davaları hakkında 28 sinema filmi sunuldu.
Filistin üniversitesinin düzenlediği festival fikri Filistin'in genel olarak Arap sinemasının çıkış noktası olduğunu vurgulamak için geldi. Öyle ki ilk Arap sinemasını yapan Filistinli İbrahim ve Bedir Abdullah El-A'ma olmuştu. Beytü'l Lahim'den olan bu iki kardeş, ilk sinemayı yapmak için Yafa'ya oradan da İskenderiye'ye gitmişti.
Sinema bir direniş şekli
Festivalin başkanı Ebu Şeneb şöyle dedi : "Festival, Siyonist düşmana bir mesaj taşıyor. Filistin sineması bir direniş sinemasıdır ve Filistin'in gerçeğini somutlaştırmaya gücü vardır. Aynı şekilde işgal altındaki Kudüs de onu Filistinlilerin, Arapların ve tüm dünyanın kalplerinde ve içlerinde yaşatmıştır."
Ebu Şeneb El-Cezire.net'e yaptığı konuşmasına şu sözleriyle devam etti : "Festivalin en önemli mesajını atlamamız mümkün değil. Bu da Filistin halkının devam eden ambargo ve işgale karşı koymaya gücünün olduğudur. Araplar ve dünya ile bağlarını gerek sinema gerek de başka yöntemlerle sürdürmekten aciz kalmayacaktır."
Filistinli yönetmen Raşit Masharawi'nin "Kudüs'e bilet" isimli festivalin açılış filmi festivalin filmlerin özellikle içerikleri açısından bir modelini oluşturdu. Bu film Filistinlilerin Kudüs'e giden yollarda İsrailli engeller nedeniyle çektikleri sıkıntıları ve film ekibinin sinema araçlarının Filistin şehirleri arasında nakli sırasında yaşanan zorlukları ele alıyor.
Festivale katılan sanatçılar 11 Arap ve yabancı ülkeyi temsil ediyor. Bu ülkeler şöyle : Mısır, Irak, Ürdün, Cezayir, Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan, Bahreyn, Tunus, Hollanda, İngiltere, Güney Afrika ve Filistin.
Jüri komisyonu
Diğer yandan festivalin jüri komisyonu başkanı Suud Mihne, jüri komisyonu üyelerinin yazarlar, gazeteciler, sinemacılar ve sanatçılar tarafından büyük bir özenle seçildiğini ifade etti.
Mihne, festivale katılması için 52 film sunulduğunu jüri komisyonunun bu filmler arasından 28'ini seçtiğini açıkladı. Bu 28 film verilecek 5 ödül için yarıştı.
Mihne'ye göre bu festival sanatçıların ambargoyu kırma yöntemi. Çünkü onlar, işgalcinin İsrailli ismiyle (Jerusalem) düzenlediği festival karşısında elleri kolları bağlı kalmamayı tercih etti.
Festivalin genel koordinatörü İzzeddin Şelh ise festivale katılan filmlerin ulusal, insani ve daha da önemlisi Kudüs davasını sunma açısından büyük sanatsal değer taşıdığını söyledi.
Şelh, festivalin maddi imkanlarının kısıtlılığına ve karşılaşılan zorluklara karşın Filistin'in kültürel ve sinema hayatının önemli bir kolunu oluşturduğunu, İsrail işgaline karşı değişik bir direniş şekli olduğunu vurguladı.